5/10
·280 syf.··
2018 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2018 10:18
Kimi eserler vardır, pek çok okuyucu tarafından istisnasız beğenilir, üzerine pek çok güzel yorum yapılır. Henüz eseri okumamış birine 'Mutlaka okumalısın.' diye telkinde bulunulur. Herkesin dilinde o kadar iddialı övgülerle dolaşır ki henüz okumamış bir okuyucuda epey merak uyandırır. Küçük Ağaç'ın Eğitimi de bu kategoride yer alan eserlerden biri. Hakkında pek çok güzel yorum mevcut. Durum böyle olunca insan 'Bu güzellikten mahrum kalmayayım' diyerek kitaba sarılıyor. Eserin ana unsurunu Amerika kıtasının en eski sahipleri olan yerliler/Kızılderililer oluşturuyor. Yerli olan bir büyükbaba ve büyükannenin 'Küçük Ağaç' adını verdikleri torunlarıyla sürdürdükleri yaşam anlatılıyor eserde. Herkesten uzakta, sâkinlik ve huzur içinde, çok az şeye ihtiyaç duyularak sürdürülen bir yaşam var satırlarda. Zîra günümüz keşmekeşliğinden epey uzak bir manzara mevcut. Kendi yiyeceklerini kendileri yetiştiren, ilaçlarını dahi kendileri yapan, kaldı ki doktora pek de ihtiyaçları olmayan bir aileden bahsediyoruz. Anne ve babasının ölümü üzerine küçük yaştan beri büyükanne ve büyükbabasıyla yaşamaya başlayan Küçük Ağaç, yaşadığı bu ortamda her fırsatta kimi zaman doğaya, kimi zaman hayata dair bir şeyler öğrenmektedir. Genelde esere dair yapılan övgülere baktığımda kitap içerisinde verilen duyguların yoğunluğuna dikkat çekildiğini görmüştüm fakat ben aynı şeyi hissedemedim. Daha önce Bir Çift Yürek isimli eseri okumuştum ve hemen hemen iki eserin konusu da birbirine yakındı. Bir Çift Yürek'de de bir bayan doktorun Avustralya'da yaşayan Aborjinler'e konuk olması ve onlarla birlikte geçirdiği zaman süresince çıktığı ruhsal yolculuk anlatılıyordu. Bir Çift Yürek'de insanlığın temelinde sahip olduğu saf ve samimi duygulara, aslında hantallıklardan kurtularak yaşanan bir hayatın gerçek yaşamı yansıttığına ve sevginin her daim iyileştirdiğine şahit olmuştum. Küçük Ağaç'ın Eğitimi'nde ise asıl amaç bu iken, bu duygular yeterince öne çıkarılmamış bana kalırsa. Bu sebeple kitap bana fazlasıyla yavan geldi. Bunların yanı sıra eserin çevirisinin çok da kaliteli olduğunu düşünmüyorum. Bendeki kitap 2018 baskılı Say Yayınları'na ait. Başka bir yayınevinden satışı var mı bilmiyorum fakat ben sipariş verirken sadece bu yayınevi mevcuttu. Kitabın genel olarak anlatımı mı bu kadar sıkıcı yoksa çeviriden mi kaynaklı bir durum tam olarak bilemiyorum. Eserde beni rahatsız eden bir diğer unsur ise, Küçük Ağaç'ın büyükbabası ve büyükannesinden öğrendiklerini aktardığı kısımların üst üste sürekli 'Büyükbaba/ büyükanne dedi ki' şeklinde başlayan cümlelerle verilmesi anlatım bozukluğuna sebep olarak okuyucunun kulağını tırmalıyor. Haliyle metnin akıcılığını da bozuyor. Eserin sonunda ise birtakım şahısların kitaba dair görüşlerine yer verilmiş. Sırf bu yazılardan birini okuyarak bile kitap içinde anlatılanlar çözülebilir. Velhasıl-ı kelâm, büyük umutlarla okumaya başladığım eser beni hayal kırıklığına uğrattı. Sıkılarak, 'Acaba bir sonraki sayfada akıcı olur mu?' diye ümid ederek okuduğum bir eser oldu.
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter · Say Yayınları · 202110,6bin okunma
··
964 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İlk sayfanın açıklama bitimine doğru; Prof. Jim O'Connor, tam da sizden bahsetmiş. Şöyle diyor; bu kitabı sıkıcı bulanlar, sıkıntının sebebi kitap değil, olsa olsa kendileridir. Kitabın içinde kadına o kadar değer veriyor ki, insan yaşantısında gündelik hep kullandığı argo kelimeleri, kadınların yanında hiç söylenilmeyeceğini tembih ediyor. Bu da dağ başında yaşayan insanlardan, biz şehirdeki insanlara bir göndermedir. Kadının ne kadar kıymetli olduğunu, ne kadar kıymet verdiğini anlatıyor bize. Sadece bu harika bir eser olduğunu kanıtlıyor.
Şeyma Öztürk
Gönderi Sahibi
Üzerime alınmıyorum :) İstediğiniz yorumu yapabilirsiniz. Zira beğenmek zorunda değilim.
Şeyma Hanım, kitap şu an elimde. Ben de büyük beklentilerle almıştım kitabı. Yorumlar da harikaydı ancak okurken bir türlü tat alamadım. Buraya geldim yorumlara tekrar bakmak istedim. Sadece ben mi böyle hissediyorum, hissine kapılmaya başlamıştım ta ki sizin yorumunuzu görene kadar. Sanırım devam etmeyeceğim, kendimi zorlamayacağım, çok ilelerlemeden bırakacağım kitabı ileride tekrar almak şartıyla. Hoşça kalın.
Şeyma Öztürk
Gönderi Sahibi
Bence de beğenmediyseniz kendinizi zorlamayın.
Bugün elime aldım kitabı biraz inceledim. Sitedeki resminden dolayı bende çocuk hikayesi havası uyandırmıştı, roman olmasına da şaşırdım doğrusu. Sonra birkaç gündür kitabı okuduğunuz aklıma geldi. Bir inceleme gelsin de sonra bakayım kitaba demiştim. İyi ki de beklemişim. :)
Şeyma Öztürk
Gönderi Sahibi
Zahmet edip okuduğun için ben teşekkür ederim. Faydası olduysa ne mutlu, rica ederim. :)
Son yıllarda okuduğum en güzel kitaptı. O kadar tatlı o kadar hisli. Her bir sayfasindan ayrı keyif alarak okudum. Çocuk gibi masum hissettirdi, o zaman içinde yaşıyor, orda olan biten herşeye tanık ediyor gibi oldum. Ve ne yazık ki bir günde de bitti. İyiki yorumlara okumadan önce hiç bakmamisim😊