9/10
·494 syf.··
2025 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2025 22:03
"Niçin Macik, niçin insanı yaşatmıyorlar ata toprağında?" Kırım'ın Gürzuf yöresinde Kızıltaş köyünde geçen hikayemizin baş kahramanlarından biri olan Bekir ineği Macik ile hayalleri vardır. Bir yandan onun doğuracağı boğayı düşlerken bir yandan da kızı Ayşe'nin evlilik çağına gelişini düşünüp ondan vazgeçemeyeceğini söyler. Güzel günler gören, tütün ekip toplayan, hırsızlık nedir bilmeyen, kapıları herkese açık mutlu insanlardır Kızıltaşlılar. Bekir de tarlasını toprağını seven bir köylüdür. Atalarından kalan bu topraklara bağlıdır her Kırımlı gibi. Bir gün hırpani kılıklı iki Rus'un gelip ona kalacak yer ve iş için yalvarması, Bekir'in de onları evine almasıyla köyde her şey değişir. Zaman komünizmin Kolhozlar oluşturduğu zamandır. Köylü bilmediği bu yeni adetten tedirgin topraklarını kimseye vermemeye kararlı bir yandan merak bir yandan korku ile yaşamaktadır. Köye gelen bu yeni Rus'un da onlara uğursuzluk getirdiğini düşünmektedir. Ki gerçekten bu iki Rus kötü insanlardır. Bekir'den o kadar iyilik görse de İvan hainlikten asla dönmeyecektir. Komünizm günden güne askerleriyle ağırlığını hissettirirken halka zulmetmeye başlayıp insanları evlerinden topraklarından etmeye başlar. Türk yurdu Kırım'ın kaderi işte böyle değişir. O kadar güzel bir roman yazmış ki Cengiz Dağcı nasıl anlatılır bilemiyorum. Bekir'in, kızı Ayşe'nin başına gelenler, Macik'in başına gelenler, komşu Enver'in dik duruşu, zulme uğrayan tüm Kırımlılar adına direnişi, Ivan'ın bitmeyen kötülükleri... Liste uzayıp gider. Kitap sevinçler, ümitler ile başlayıp ölümler, zulümler, çaresizlikler ile devam ediyor. İnsan bazen iyilik yaptığı kişiden kötülük buluyor, yine de ona karşı merhametli olmaya devam edebiliyor. En güzel örneğini Bekir veriyor bunun. Ama Bekir'in eşi Ayşe'nin de dediği gibi "İnan olmaz Rus'un komolizmasına." Bu küçük mutlu halka huzurlu bir yaşamı çok görmüşler, baskı ile zorla evlerine el koymuş onları katletmiş sürgüne göndermişler. Ama bunlara rağmen en güzel cevabı yine Cengiz Dağcı veriyor kitabın sonunda: Evet, onlar da insandır! Pavlenkolar, İvanlar, Kostyükler, Vasil Dimitroviçler, Stepanlar, belki bunu gülünç görecekler; ama nasıl görürlerse görsünler, ben eserimi tekrar sakin bir dua ile bitirmek istiyorum. Romanımı kapatırken: "Tanrım!" diyorum. "Onlar da insan! Acı onlara! Kendileri gibi, başkalarının da insan olduklarına inandır onları!" Ötekiler, o hayvan gibi sürülüp götürülenler... Onlar da insandı!
Onlar da İnsandıCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 20203,480 okunma
·
66 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.