·176 syf.····Okunma: 26 Mayıs 2025 00:20 Befana Bayramı'nda Barones Befana oyuncak dükkanının vitrininde en yeni ve havalı oyuncaklarını sergiler. İlk kez günışığı ve insanlarla tanışan bu bilmiş grubumuzun dikkatini üzgün bir çocuk çeker. Bu çocuğun üzgünlüğü oyuncaklar için günışığından bile daha ilgi çekicidir. Bu çocuk Francesco'dur. Mavi Ok isimli treni çok ister ancak ne onu, ne de herhangi bir oyuncağı almak için parası yoktur. Francesco küçük yaşta ailesini geçindirme sorumluluğunu almak zorunda kalmış yoksul bir çocuktur ve Bayan Befana'nın dükkanındaki oyuncaklara erişemeyen nice yoksul çocuk gibi bu oyuncakları hüzünle izler. Bu olay oyuncakları derinden etkiler ve ani bir kararla dükkandan firar ederler. Niyetleri, gördükleri anda dostları olmasına karar verdikleri Francesco'yu bulmaktır. Kitap boyunca, oyuncakların bildikleri tek dünya olan oyuncak dükkanından kaçıp karla kaplı sokaklarda onları çok sevecek dostlarını arama öyküsünü okuyoruz.
La Befana geleneğinde bir cadının çocuklara hediyeler dağıttığı rivayet edilmekte. Befana, çocuklara oyuncak hediye ettiğine inanılan bir cadıyı simgeliyor. Bu cadının oyuncaklar hediye ettiği gün olarak kabul edilen 6 Ocak ise İtalya'da Befana Bayramı olarak kutlanıyor. Kitaptaki oyuncak dükkanı işleten yaşlı kadın da bu efsanede geçen cadı ile benzer özellikler göstermekte. Ancak bu karakter, maddi karşılık almadan hiçbir şey vermiyor.
Kitabın konusunu okuduğum anda çok heyecanlanmıştım. Cesaret, azim, kararlılık, dostluk ve nice güzel duygu ve erdeme değinen bir kurgu ancak bir şeyler eksik. Karakterler yüzeysel işlenmiş. Özellikle de kitabın ilk kısmında o uzaklığı net olarak görüyoruz. İkinci yarıda daha sıcak hisler veren sahneler mevcut ancak yine de bana vaov dedirtecek kadar etkili değildi. Ayrıca kitapta cinsiyetçi bazı söylemler bulunuyor.
Beni beklediğim ve istediğim kadar etkilememiş olsa da, bazı noktalarında (cinsiyetçi söylemler gibi) değişimler yaparak çeşitli tiyatro ve drama etkinliklerinde kullanılmaya uygun bir kurgu.
Kitaplarla kalın.