Dünyanın yalnız bir yer olduğunu düşünmemiz, aslında kendi kendimize bu düşünceyi sürekli tekrar etmemizden kaynaklanıyor. "Yalnızım" diye kendimizi kodladıkça, yalnızlığı da hayatımıza çekiyoruz. İşin garibi, gerçekten sevilmeyi hak eden insanlar, sadece gönül eğlendirmek isteyen yüzeysel tipler yüzünden arada kaynayıp gidiyor
Artık insanlar ilk adımı atmaya korkar hale geldi. Sosyal medyanın da bunda büyük payı var; çünkü sürekli bize başkalarının şaşalı, filtreden geçirilmiş hayatlarını gösteriyor. Ve evet, bu durum tesadüf değil. Hepsi bir planın, bir projenin parçası: Yalnızlaştırma politikası.
Neden mi? Çünkü yalnız insan, mutlu olma ihtiyacını dışarıdan karşılamaya çalışır. Daha çok gezer, alışveriş yapar, kendini avutacak şeylere yönelir. Böylece sisteme bağımlı hale gelir. Antidepresanlar pazarlanır, zihin uyuşur. Zihni uyuşmuş bir insan da sisteme karşı gelemez.
Daha söylenecek çok şey var ama şimdilik bu kadarı yeter.