Mevsimim neden hazan? Hayallerimde ise hazan yok, sadece ikinci bahar hevesi yalnızca ikinci bahar hissediyor, ikinci bahar bakışıyor ve ikinci bahar konuşuyorum.
Dertlerimin ortasında umudumun yeşerdiğini düşünüyorum. Çaresizlik evet ve bunu fark ettiğimden beri önümde uzun, ağır günler, aylar, yıllar olduğunu anladım. Anladım ama ikinci bahar düşlerinden de vazgeçemiyorum. Bu nokta da benim trajedim sanırım.
" Henüz sözcük haline dönüşmemiş ya da bir sözcük karşılığı olmamış durumlar"
Öyle ki her şeyden kurtulmuşken. Çırılçıplaklık yalnızlık sözü bunu en iyi anlatıyor. Dünden, geçmişten, yaşanan tüm ilişkilerden. Her şeyden vazgeçmiş yeniden anlamaya çalışırken dünyayı, gerçekliğini kabul edemeyeceğim bir yeni dünyayla karşılaşmak istiyorum. Belki gerçekliğini her an tartışabileceğim bir dünyadır. Belki de anlatması hiç kolay olmayan, yaşadığımı sandığım ama hiç dokunamadığım. Kabul etmesi, ettirilmesi kolay olmayan gerçekler ve duygularla yüklü ikinci baharımın dünyası.
Beni, içimdeki hazandan alıp ikinci baharı yaşatacak umutlu ve düşlerimin dünyası.
Yalnızlık eğitiminden fazlasıyla geçtiğimi düşünüyorum. İkinci baharımın kapısını çalan, davet etmediğim, geri çevirmediğim, misafir etmeye endişelendiğim isim veremediğim duygular yaşıyorum.
" Gizlenirken vurulmuş ulaklara ağıttır.
Bana açtığın her telefon"
Hazanda yaşıyorum diyorum ama duygum, düşüncem , bedenim hazana ait değil. Çaresiz yorgun ve gariban ise hiç değilim.
Uzun uzun konuşmalarım, sessiz dinlemelerim ve derin sohbetlerim de oluyor artık. Ara sıra yazıyor, çokça okuyorum. Her şeyi biliyorum sanıyorum ama hiçbir şeyi değiştiremem fikrinden de vazgeçiyorum.
İkinci bahar hayallerinde bir tüy kadar hafif olmak.
"Bir şey söyle bana,
Bana bir laf et ki binlerce,
Onbinlerce görüntü anlatamazsın."
Belki de huzur, mutluluk çalan kapıyı çocuk saflığında '' kim o'' diye seslenmeden açarak yaşamaktır.
"Güneş her sabah verilmiş bir söz gibi doğuyordu...
Keyifli okumalar diliyorum....
Cemal SüreyaGüz Bitigi