Yürekten hissettiğim ve okudukça kendisi hakkında bildiğim bilgilerin (Orhan Veli Kanık) daha da yerine oturduğu cümlelere içim dayanmadı. Özellikle vefatına yakın olan mektuplar Nahit Hanım'ın hissetmesi, rüyalar, yarım kalan istekler, bir sonra ki yaz üzerine kurulan hayaller... Bir kez daha bu hayatın ne kadar anlık ve ne geçmişte yaşamaya nede gelecekle ilgili düşünmeye gereksiz olduğunu hatırlattı açıkçası. İçten gelen bir istek üzerine Veli'nin Ankara'ya gitmesi, o belediye çukuruna düşmesi sonraki günlerde İstanbul'da olagelenler... gerçekten okurken hissettim bazı anları. İnsan bazen kendi ayaklarıyla gidiyor olacak olana. Güzel ve derin bir dostlukmuş Nahit Hanım ve Orhan Bey'in arasındaki. Günümüzde ancak emsal olarak adlandırılabilecek olan bir dostuk.
Okumalardan kendi adımıza ders çıkarmak bir görevse, görev gereği diyebilirim ki; anda kalalım. Gelecekten korkup geçmişe sığınmadan sadece olabildiğimiz derece iyi olarak an'da kalalım ve sakın keşke dememek adına içimizde olan herşeye kulak verelim. Carpe Diem!!
Orhan Veli KanıkYalnız Seni Arıyorum
Yorum;
Melek Zehra Balcı