Puan vermedi·352 syf.····Okunma: 28 Mayıs 2025 05:25 George Orwell’ın 1984 kitabı bence herkesin bir kere okuyup sindirmesi gereken bir eser. Baştan söyleyeyim, kitap biraz karanlık, biraz ağır; öyle “hadi çerezlik okuyayım” türünden bir şey beklemeyin. Ama okudukça sizi içine çeken bir dünya kuruyor.
Kitabın ana karakteri Winston Smith, bir nevi sıradan adam. Parti denilen baskıcı bir yönetimin altında yaşıyor. Sürekli gözetleniyorlar, düşünceleri bile kontrol ediliyor (evet, düşünce suçu diye bir şey var!) ve her yerde o meşhur Büyük Birader posterleri asılı. İnsan resmen nefes alamıyor, çünkü her an hata yapabilirsin.
Winston bir yerden sonra bu düzene dayanamıyor ve sorgulamaya başlıyor. İşte orada olaylar başlıyor. Aşk, isyan, gizli buluşmalar… ama bir yandan da sürekli üstünde bir baskı. Okurken sen bile paranoyaya kapılıyorsun, “acaba izleniyor muyum?” diye düşünüyorsun resmen.
Beni en çok etkileyen şeylerden biri, Orwell’ın aslında bu kitabı 1949’da yazmış olması. Yani adam o zamanlardan bugüne dair bir uyarı yazmış. Bugün sosyal medya, gözetleme teknolojileri, sansür falan derken, bazı şeyler ürkütücü şekilde tanıdık geliyor.
Dili sade ama derin. Okurken bazen “of bu biraz uzadı” dediğim yerler oldu ama genel olarak kitabın finaline kadar seni diken üstünde tutuyor. Sonu… yani orayı spoil etmeyeyim ama sert. Keyifli okumalar arkadaşlar :)