...1953 yılında Kore’ye gönderilen Türk Tugayı’nın Komutan Yardımcılığına atandı. 1954 yılında, Tuğgeneralliğe yükseltilerek Siirt’teki 12. Tümen Komutanlığına gönderildi. 1956’da 3. Ordu Kurmay Başkan vekili, 1957’de 2. Ordu Kurmay Başkanı oldu. 1958 yılında tekrar kıtaya çıktı ve sırasıyla Etimesgut Zırhlı Eğitim Tümen Komutanı ve Elazığ’daki 10 Dağ Tümeni Komutanı tayin edildi. 1959’da Tümgeneralliğe atandı ve Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanlığı’na getirildi. 27 Mayıs yapıldığında bu görevdeydi. Madanoğlu bu zamana kadar gerek kıtalarda gerekse karargâhlarda çok kritik görevlerde bulunmuş ve ün salmıştı. Çok sağlam bir doğu deneyimi vardı. Ordu ve Kuvvet karargâhlarını yakından tanıyordu. Kore’de savaş deneyimi mevcuttu. Bu nedenle ordu içinde korkusuz, zeki ve başarılı bir general olarak nam salmıştı. Bu ünü onu 27 Mayıs’ın gerçek lideri yaptı. Bütün cuntalar Madanoğlu’nun koordinasyonunda birleşti. Ne var ki 3. Ordu Komutanı Orgeneral Ragıp Gümüşpala’nın darbenin başında kendisinden daha küçük rütbeli biri varsa ordusuyla Ankara’ya yürüyeceği tehdidini savurmasının ardından, apar topar Cemal Gürsel’i Ankara’ya getirip ihtilâlin başına geçirmek zorunda kalmış ve kendisi gölgeye çekilmişti. Bu yüzden Madanoğlu “İhtilâlin gerçek lideri” olarak nitelendirilmiştir.