Reading slumptan kaçmak için hafif bir genç-yetişkin (birkaç kısım dışında daha çok genç) romanı arıyorsanız doğru yerdesiniz. Akıcı olmasına rağmen yazar bazı yerleri gereksiz uzattığından arada bir kitabı okumaktan soğudum ama buna rağmen çabuk bitti. Mekan tasvirleri yetersiz kaldı, bazı yerleri mantığa oturtmada zorlandım.
Beş karakterin bakış açısından okuduğumuz, insanların bulunduğu katların bir statü belirttiği bu distopik dünyada, gençlerin hayatlarının arasında buldum kendimi. Her birinin klasik ergen sorunlarının, yaşayış tarzlarının arasında bulundukları katların insanları ötekileştirmesinden daha çok, bu gençlerin kendi kafalarında büyük olan sorunlarına odaklanmış yazar. En düşük katlardaki teknoloji ve günlük yaşama dair yeterli bilgi yoktu. Karakterlerin sürekli madde kullanması da çok rahatsız ediciydi. Gencecik insanlar bunlar ve aileleri hayatlarından çok kopuk.
Bunun yanısıra çok karakter olması ister istemez kafa karıştırıcı oldu. Bu yüzden başlarda biraz odaklanma sorunu yaşayabilirsiniz. Sürekli 'kim kimdi?' diye geriye dönüp ufak bir göz atmak durumunda kaldım.
Sonu büyük çoğunlukla tahmin edilebilir, yine de güzel bir sondu. Özellikle sondan sonra bir sonraki kitabı merak ettim çünkü olaylar asıl şimdi başlıyormuş gibi. Artık gençlerin kendi dünyalarından ziyade herkesi etkileyen bir cinayetin tanıkları olmaları çok şey değiştirecek.
---------Dikkat, spoiler içerir----------
Karakterlere gelecek olursak;
AVERY
Avery'nin beklediğimden farklı olması hoşuma gitmedi değil. Kulenin en tepesinde oturmasında rağmen alçak gönüllü, sevimli bir kızcağız. Güzelliiği de dillere destan tabii. Ah bir de üvey kardeşine aşık olmasaydı. Sürekli küçüklükten beri üvey olduklarını bildikleri vurgulansa da, yine de hoş karşılayamadım. Hele ki