Adı:
Bininci Kat
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
520
ISBN:
9786050940930
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Thousandth Floor 11
Çeviri:
Elif Öztarhan Karadoğan
Yayınevi:
DEX Yayıncılık
Ne kadar yukarı çıkarsan, o kadar hızlı düşersin! Manhattan’a hoşgeldiniz. Yıl: 2118 Günümüzden yüz yıl sonrası... Yenilikler ve hayaller şehri New York’tasınız. Burada herkes bir şeyler ister ve herkesin kaybedecek bir şeyleri vardır. Avery, Leda, Eris, Rylin, Watt… Bin katın farklı seviyelerinde, bambaşka hayatlar süren beş genç. Günümüzden çok farklı bir dünyada, teknolojik lüksün imkânlarıyla en üst kata çıkmanın yollarını arıyorlar. Ama akıllarına asla getirmedikleri bir şey var: Bu kadar yükseğe çıkarsan, aşağı düşmekten başka seçeneğin kalmaz. Bininci Kat’a, serinin ilk kitabıyla çıkmaya hazır mısın?
Kitaptaki kast sistemi hoşuma gitti karakterlerin başına gelenler kaybetmenin verdiği psikolojinin üstlerinde yarattigi etkiyi okumak guzeldi.
Yazar öyle güzel bi yerde sonlandırıp bizi merakta biraktiki tebrik etmek lazim.Devamını okumak için sabırsızlanıyorum .

Sevmedigim tek sey ise son zamanlarda sık sık karşıma çıkan ensest ilişkiler.Üvey abisine aşık olması ,cinsellik yaşamaları tiksindiriciydi.
Lıla - Don't let go

Bu kitabın çevirisi olduğunu bilmiyordum açıkçası. Sosyal medyadan görüyordum kitabı, şans eseri çevirisini gördüm, gördüğüm an okumaya başladım. Biraz değişikti, binayı hayal etmem, kurgulamam biraz zor oldu çünkü yani düşünsem de böyle bir bina hayal edemezdim (bir kitap konusu için)
Dili çok yabancı değildi belli bir zamandan sonra alıştım, biraz fazla karakteri vardı. Tamam daha fazla karakteri olan kitaplar okudum ama bilmiyorum, anlatımk yüzündendi belki de.
Şu evlatlık kardeşlerin birbirine aşık olma konusu şu sıralar hep gözüme çarpıyor. Hakkında konuşmak istemiyorum çünkü bir bilgim yok. Yine de herkesin birbirinden sır saklaması, arkalarından iş çevirmesi, hayatlarının, sıkıntılarının ayrı ayrı işlenmesi, konuşmalar bana Gossip Girl'ü hatırlattı. Biraz da Pretty little liars'ı biliyorum hiç alakası yok diyeceksiniz ama yine de öyle bir havası vardı. Hele de sonu. Asıl olaylar diğer kitapta başlıyor. Ve onu merakla bekliyorum, biraz heyecanlanmadım desem yalan olur. Çünkü herkesin elinin kolunun bağlı olması doğal olarak beni meraklandırıyor. Nasıl sonuçlanacak? Ne yapacaklar da kurtulacaklar? Gibisinden sorular beynimde dönüp duruyor. Güzel bir kitaptı, zamanı olan, kafa dağıtacak bir şeyler arayanlar için ideal.
Reading slumptan kaçmak için hafif bir genç-yetişkin (birkaç kısım dışında daha çok genç) romanı arıyorsanız doğru yerdesiniz. Akıcı olmasına rağmen yazar bazı yerleri gereksiz uzattığından arada bir kitabı okumaktan soğudum ama buna rağmen çabuk bitti. Mekan tasvirleri yetersiz kaldı, bazı yerleri mantığa oturtmada zorlandım.
Beş karakterin bakış açısından okuduğumuz, insanların bulunduğu katların bir statü belirttiği bu distopik dünyada, gençlerin hayatlarının arasında buldum kendimi. Her birinin klasik ergen sorunlarının, yaşayış tarzlarının arasında bulundukları katların insanları ötekileştirmesinden daha çok, bu gençlerin kendi kafalarında büyük olan sorunlarına odaklanmış yazar. En düşük katlardaki teknoloji ve günlük yaşama dair yeterli bilgi yoktu. Karakterlerin sürekli madde kullanması da çok rahatsız ediciydi. Gencecik insanlar bunlar ve aileleri hayatlarından çok kopuk.
Bunun yanısıra çok karakter olması ister istemez kafa karıştırıcı oldu. Bu yüzden başlarda biraz odaklanma sorunu yaşayabilirsiniz. Sürekli 'kim kimdi?' diye geriye dönüp ufak bir göz atmak durumunda kaldım.
Sonu büyük çoğunlukla tahmin edilebilir, yine de güzel bir sondu. Özellikle sondan sonra bir sonraki kitabı merak ettim çünkü olaylar asıl şimdi başlıyormuş gibi. Artık gençlerin kendi dünyalarından ziyade herkesi etkileyen bir cinayetin tanıkları olmaları çok şey değiştirecek.
---------Dikkat, spoiler içerir----------
Karakterlere gelecek olursak;
AVERY
Avery'nin beklediğimden farklı olması hoşuma gitmedi değil. Kulenin en tepesinde oturmasında rağmen alçak gönüllü, sevimli bir kızcağız. Güzelliiği de dillere destan tabii. Ah bir de üvey kardeşine aşık olmasaydı. Sürekli küçüklükten beri üvey olduklarını bildikleri vurgulansa da, yine de hoş karşılayamadım. Hele ki Watt gibi bir karakteri tanıdıktan sonra. Watt ve Avery arasındaki sahneleri okurken, Atlas-Avery sahnelerini okumaktan bin kat daha iyi olduğunu düşündüm. Tam birbirlerine göre bir çift olabilirlerdi ama gençlik işte n'aparsın :(
ATLAS
Sürekli ortalıktan kaybolduğu zamanların iması yapılarak bir tür gizem oluşturmuş yazar. Watt'ın bile o kadar çabalar sonucu ulaşamadığı kişinin ne yaptığını ve nasıl bir gizem çıkacağını merak ederek okudum ve sadece Avery'den kaçmak için olduğunu öğrendim. Neden yazar nedeeen?
WATT
Favori karakterim. Kuantum bilgisayarlar, teknikler acayip ilgimi çekti haliyle. Sürekli bölümleri gelse de okusam modundaydım. Kalbi de temiz bir çocukcağız. Klişe bir şekilde Avery'den intikam almasını bekledim ama onu bile yapmadı. Arkandayız reis!
LEDA
Şımarıklıklarından usandığım karakter. Rehabilitasyon olayından da daha başka şeyler bekledim, çıkmadı. Kitabın sonunda 'aferin gerizekalı' dedirterek çıldırtan karakterler listesine adını yazdırdı.
ERIS
Arkadaş çevresindeki hareketlerine yaşı itibariyle bir nebze anlam verebilirken gerçek babası ile saçma sapan diyalogları ve dengesizliği okurken sıktı. 'Bitir artık hocaaa' diye bağırasım geldi. Yine de sonda üzülmedim değil.
RYLIN
Vallahi bu kızın ilişkilerinden bıktım. Hiç de sevemedim zaten. Triplerden triplere girdi. Her ne kadar bazı sorunları olsa da, Cord'un ona karşı gösterdiği ilgiden ve anlayıştan sonra, Rylin'in Cord'u hak etmediğini düşünüyorum.
"Cord, tüm bunları neden yapıyorsun?"
"Yapmak istediğim için. Yapabildiğim için."
Katharine McGee
Sayfa 227 - Dex Kitap
"Çünkü dünyaya ne bir şey getirdik, ne de ondan bir şey götürebiliriz."
Katharine McGee
Sayfa 511 - Dex Kitap
"Herkesi bekletmekten hoşlanıyorum, o kadar. Böylece beni göreceklerine daha bir heyecanlanıyorlar."
Katharine McGee
Sayfa 44 - Dex Kitap
"Hiç insanların seni anladığını düşünüp, seninle ilgili en önemli şeyi bilmedikleri için seni anlayamadıklarını hissettiğin oldu mu?"
Katharine McGee
Sayfa 155 - Dex Kitap
Avery'nin öpüşmek istediği tek çocuk, hiçbir zaman öpemeyeceği çocuktu.
Katharine McGee
Sayfa 10 - Dex Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bininci Kat
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
520
ISBN:
9786050940930
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Thousandth Floor 11
Çeviri:
Elif Öztarhan Karadoğan
Yayınevi:
DEX Yayıncılık
Ne kadar yukarı çıkarsan, o kadar hızlı düşersin! Manhattan’a hoşgeldiniz. Yıl: 2118 Günümüzden yüz yıl sonrası... Yenilikler ve hayaller şehri New York’tasınız. Burada herkes bir şeyler ister ve herkesin kaybedecek bir şeyleri vardır. Avery, Leda, Eris, Rylin, Watt… Bin katın farklı seviyelerinde, bambaşka hayatlar süren beş genç. Günümüzden çok farklı bir dünyada, teknolojik lüksün imkânlarıyla en üst kata çıkmanın yollarını arıyorlar. Ama akıllarına asla getirmedikleri bir şey var: Bu kadar yükseğe çıkarsan, aşağı düşmekten başka seçeneğin kalmaz. Bininci Kat’a, serinin ilk kitabıyla çıkmaya hazır mısın?

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • Çikolatali OKUYUCU
  • e. kunter
  • Sude Güler
  • Merve
  • Ebru
  • Sanem
  • Hasan Evren
  • Seda Demirel
  • Little knight
  • Gonca

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (2)
9
%11.1 (1)
8
%22.2 (2)
7
%11.1 (1)
6
%33.3 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0