Puan vermedi·272 syf.····Okunma: 28 Mayıs 2025 00:35 Yazar, başa çıkılması zor olan duyguları kendi tecrübeleriyle ifade ederek kaleme almıştır. Bireylerin kendilerine ve başkalarına saygı göstermeyi başarabilen bir toplum tahayyül etmiştir. İnsanlar sadece maddi ihtiyaçlara değil, saygı ihtiyacının da insani ihtiyaç olduğunu söyler. Saygının yokluğu, açıkça yapılan bir hakarete nazaran daha az saldırgan olsa da, aynı derecede yaralayıcı bir hal alabilir. Burada yapılan bu saygı kıtlığı insan yapımıdır.
Eşitsizlik insanların deneyimlerine, günlük rutinlerine karşı ilgisizliği de meydana getirebilir. Yaşamları macerayla geçen insanlar, monoton hayatları içinde yaşayan insanların deneyimlerine ilgi göstermede sorun yaşarlar. (s.37)
Karşımızdakilere saygı duyuyorsak kendimizin onlarda projeksiyonunu yapmayalım.(s.59) Karşımızdakine “ben olsaydım böyle yapardım” diyerek değil de “o kimdir, nasıl biridir” sorularıyla anlamaya çalışmamız gerçek saygının göstergesi olur. Saygı, toplumsal ilişkilerimizde, hayatımızda öyle önemli yere sahiptir ki ne olduğunu, ne anlama geldiğini anlamak ve hayatımıza aksettirmek zorundayız.
Toplum, karakteri, insanların saygı kazanma ya da kazanamamalarına dayanan üç yolla şekillendirir:
İlk yol; kendini, beceri ve kabiliyetleri gerçekleştirmekten geçer. Kendini gerçekleştirme toplumsal itibarın kaynağı olur.
İkinci yol; kendini önemsemekte yatar.
Üçüncü yol; diğerlerine geri vermektir. Yani izlediğimiz bir gösteriyi ya da kişiyi yeteneklerinden dolayı alkışlayabiliriz, tebrik edebiliriz. (s.77-79)
Saygı kazanamama yolları bunların tersi ile olabilir. Bu üç yol gerçekleştirilmediği için birey saygıdan mahrum kalabilir diğer insanların gözünde.
Saygı, ifade yüklü bir gösteridir. Bir başka deyişle, diğerlerine saygılı davranmak öyle kendiliğinden oluvermez, dünyadaki en iyi niyetli insan için dahi doğrudur bu; saygıyı karşı tarafa iletmek, bunun hissedilmesini ve inandırıcılığı sağlayan kelimeler ve jestler bulmak anlamına gelir.(s.221)
Karşılıklılık, karşılıklı saygının temelidir.