Erkek İçin Kadın
Puan vermedi·175 syf.··
2025 150. kitabı
Roman okurunu yalnızca metnin içeriğiyle değil, biçimiyle de oldukça rahatsız ediyor. Bu rahatsızlık, kadının yaşadığı acıları ajite etmeyerek, acı çekenin yanında değil de sanki acıyı doğuran bakışın içinden anlatmayı seçmesiyle başlıyor. Jelinek’in dili, kadının yaşadıklarını dramatize etmez; merhamet etmez, taraf tutmaz. Tam da bu nedenle, okurun içini dağlayan şey, yalnızca romandaki erkeklerin sertliği değil, yazarın anlatımda mesafesiz bir şekilde bu sertliği yeniden üretmesidir. Kadın tamamen edilgendir. O, memeleri, bacakları olan bir "şey"dir. Erkeklerin cinselliğini kutsamak adına vardır. Kadın ne düşünebilir ne hissedebilir ne de kendi varlığını açıkça ortaya koyabilir. O yüzden geniş zaman kullanılır metinde. Kadın "yaptım", "gideceğim", "istiyorum" diyemez. Onun yerine daima "yapılır", "götürülür", "dokunulur", "kullanılır". Çünkü bu anlatıda kadın, özne değil nesnedir. Gerti karakteri, bir kadın olarak yalnızca erkeklerin arzularına değil, sistemin kendisine de hapsedilmiştir. Kağıt fabrikasında müdür olan bir adamla evlidir. Fabrika, sadece ekonomik bir kurum değildir burada; metin boyunca tekrarlanan "kağıt", "birikim", "sermaye", "boşaltma" gibi ifadeler, cinsellikle üretimin, kadının bedeninin endüstriyel bir makine gibi ele alınmasının altını çizer. Kağıt burada sadece yazının ya da kitabın taşıyıcısı değildir; aynı zamanda her şeyi örten, görünmez yapan, duyguların da cesetlerin de altına süpürüldüğü bir malzemedir. Yazarın, kağıdı seçmesi bir tesadüf değildir. Hem kültürel bir ironi taşır bu hem de entelektüel dünyanın "üreten" erkeksi yapısına ince bir göndermedir. Kadının sözü duyulmazken, erkeklerin sözleri kağıda kazınır, kalıcı olur. Gerti'nin uğradığı şiddet yalnızca cinsellikle sınırlı değildir. Hem evliliği hem anneliği hem de içinde bulunduğu sosyal çevre, onu tüketen bir çarkın parçası hâline getirir. Annelik bile bir çıkış kapısı değil, bir kapan olur. Romanın en sarsıcı bölümlerinden birinde, Gerti çocuğunu göle bırakır. Bu sahne, literal anlamıyla bir cinayet gibi görünse de, arkasında taşıdığı metafor çok daha ağırdır. Gerti erkek çocuğunu göle bıraktıktan sonra, ona el sallar. Bu el sallama, bir veda değildir; bir teslimiyettir. Artık taşıyamadığı yükü annelik görevini, toplumun kadına biçtiği kutsal rollerden birini suya bırakır. Ve ardından gelen anlatım, her şeyin aynen devam etmesi, sistemin bir bireyin çöküşüne kayıtsız kalmasıdır. Hiçbir şey değişmez. Bir çocuk ölür, bir kadın çöker, ama sermaye birikmeye devam eder. Roman yalnızca Gerti’nin ezilişini değil, kadının emeğinin nasıl görmezden gelindiğini de yüzümüze çarpar. Kadının çabası, söz üretmesi, yazması, konuşması, düşünmesi yok hükmündedir. Gerti karakterinin yaşadıkları yalnızca bir roman figürüne ait değildir. Kadın olarak yazan, düşünen biri görünür olmak istediğinde bile, bu görünürlüğün ardından bir tehdit, bir taciz, bir sahiplenme gelir. Bu uygulamada bile, kadının yazdığı önemsenmez, söylediği duyulmaz; sadece kadın oluşu ön plana çıkarılır. Edebiyatla ilgili olan bu ortamda, bir kadının kitap hakkında yazdığına odaklanmak yerine, profiline bakan, mesaj atanlar olur. Her gün bu döngü yeniden başlar. Azıcık nezaket gösterilen her erkek, kadının sevgili olmaya niyetli olduğunu sanır. Ve bir kadın olarak yalnızca yazdıklarınla var olmaya çalıstığında bile, sadece bedenen kabul edilirsin. Yazmak, bir direnişe dönüşür artık; anlaşılmak, görülmek, insan olarak kabul edilmek için bir çaba. Bu yüzden, Jelinek'in diliyle kurduğu dünya çok tanıdık gelir. Çünkü yalnızca Gerti'nin başına gelenleri anlatmaz yazar. Bu metnin dili, bir bakışın dili olduğu için; ve o bakış hâlâ hayatta, hâlâ yanı başımızda olduğu için, bu kadar dokunur, bu kadar yaralar. Tüm erkeklere değil elbette, ama bu bakışı sürdüren, bundan beslenen, bunu değiştirmek istemeyen erkeklere olan öfkemizi büyütür. Çünkü kadınlar ne yaparsa yapsın, bu bakış hiç değişmez gibi gelir. Ayaklarımızın üstünde durmak da yetmez bu bakışı değiştirmeye, isyankâr olmak da. Jelinek bu yüzden isyan etmez. Karakteri öfkeli değildir. Bir sistemin içinde yavaşça, kimse görmeden delirir kadın. Kadınlara reva görülen bu düzende başka türlü hayatta kalmak mümkün değildir.
1000Kitap
ArzuElfriede Jelinek · Gendaş Kültür · 200139 okunma
·
126 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.