Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
175
Basım Tarihi:
Nisan 2001
İlk Yayın Tarihi:
1992
Yayınevi:
Gendaş Kültür
Orijinal Adı:
Lust
ISBN:
9789753082884
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 14:05
Elfriede Jelinek, 1946 doğumlu, Avusturyalı bir yazar. 28 yaşından itibaren Avusturya Komünist Partisi’nde faaliyet göstermeye başladı. 1991 yılında ise ayrıldı. 2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı. Şimdilerde yaşamını siyasi açıdan aktif bir entelektüel olarak geçiriyor. Jelinek’in Arzu (1989) isimli romanı, 80’ler sonu Avusturya’sının ortasına doğdu. Avusturya, İkinci Dünya savaşı sırasında aldığı konumla henüz yüzleşmiş değildi. Toplumun yapısı da genel olarak, Nazi Almanyası’nın da etkisiyle oldukça ahlakçı ve muhafazakâr konumdaydı. Dolayısıyla feminist ve sert bir anlatım, Avusturya basını tarafından yerden yere vuruldu. Arzu kitabı, özellikle Marksist-feminist literatür açısından incelenmeye değer. Jelinek’in, ataerkil sistemin kadına ev-içi tahakkümünü müdürün karısı üzerinden anlatması yalnızca atarkiye değil, salt “emekçi” kadın üzerinden kurulan bir feminist anlayışa da inen bir balyoz aslında. Kitap; müdür (Hermann), müdürün karısı (Gerti) ve oğullarının kısa bir tanıtımından hemen sonra, bir tecavüz sahnesiyle başlar. Bu sahne, hemen hemen 5-10 sayfada bir yinelenecektir. Müdür, karısına her gün tecavüz etmektedir. Jelinek bu kısımları yazarken “pornografik” bir dil kullanır. Son derece rahatsız edici ve “kirlenmiş” bir anlatı okuruz. Yine de okurken, kadının hissettiği kirlenmişliğe bir adım dâhi yaklaşmış değilizdir. Peki, pornografik anlatıma rağmen bu kitabı anti-pornografik yapan nedir? Jelinek cinsel organlara dair kelime seçimlerinde neredeyse hiçbir zaman “penis” ve “vajina” kelimelerini kullanmaz. Penis yerine kullanılan kelimeler açacak, patlayıcı madde, anahtar gibi etkin kelimelerdir. Vajina kelimesi yerine ise kapı, kumbara, bagaj, cep gibi edilgen kelimeler kullanılır. Bu kullanım şu açıdan önemlidir: şiddet dilinin yeniden üretimi
1000Kitap
ArzuElfriede Jelinek · Gendaş Kültür · 200139 okunma
Puan vermedi·175 syf.··
2022 98. kitabı
Zorrrrlla bitirdim kitabı. Hiç ne halt olduğunu anlatamam. Cinsiyetler ile ilgili ve kitabın adını kullanarak belki bir sürü şey yazılabilir ama ywterince rahatsız oldum kitaptan. Bir daha karşılaşmamak üzere Jelinek.
ArzuElfriede Jelinek · Gendaş Kültür · 200139 okunma
Erkek İçin Kadın
Puan vermedi·175 syf.··
2025 150. kitabı
Roman okurunu yalnızca metnin içeriğiyle değil, biçimiyle de oldukça rahatsız ediyor. Bu rahatsızlık, kadının yaşadığı acıları ajite etmeyerek, acı çekenin yanında değil de sanki acıyı doğuran bakışın içinden anlatmayı seçmesiyle başlıyor. Jelinek’in dili, kadının yaşadıklarını dramatize etmez; merhamet etmez, taraf tutmaz. Tam da bu nedenle, okurun içini dağlayan şey, yalnızca romandaki erkeklerin sertliği değil, yazarın anlatımda mesafesiz bir şekilde bu sertliği yeniden üretmesidir. Kadın tamamen edilgendir. O, memeleri, bacakları olan bir "şey"dir. Erkeklerin cinselliğini kutsamak adına vardır. Kadın ne düşünebilir ne hissedebilir ne de kendi varlığını açıkça ortaya koyabilir. O yüzden geniş zaman kullanılır metinde. Kadın "yaptım", "gideceğim", "istiyorum" diyemez. Onun yerine daima "yapılır", "götürülür", "dokunulur", "kullanılır". Çünkü bu anlatıda kadın, özne değil nesnedir. Gerti karakteri, bir kadın olarak yalnızca erkeklerin arzularına değil, sistemin kendisine de hapsedilmiştir. Kağıt fabrikasında müdür olan bir adamla evlidir. Fabrika, sadece ekonomik bir kurum değildir burada; metin boyunca tekrarlanan "kağıt", "birikim", "sermaye", "boşaltma" gibi ifadeler, cinsellikle üretimin, kadının bedeninin endüstriyel bir makine gibi ele alınmasının altını çizer. Kağıt burada sadece yazının ya da kitabın taşıyıcısı değildir; aynı zamanda her şeyi örten, görünmez yapan, duyguların da cesetlerin de altına süpürüldüğü bir malzemedir. Yazarın, kağıdı seçmesi bir tesadüf değildir. Hem kültürel bir ironi taşır bu hem de entelektüel dünyanın "üreten" erkeksi yapısına ince bir göndermedir. Kadının sözü duyulmazken, erkeklerin sözleri kağıda kazınır, kalıcı olur. Gerti'nin uğradığı şiddet yalnızca cinsellikle sınırlı değildir. Hem evliliği hem anneliği hem de içinde
1000Kitap
ArzuElfriede Jelinek · Gendaş Kültür · 200139 okunma
Kadının Adı Yok!!!!
Puan vermedi·175 syf.··
2024 750. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2024 11:34
Evet kadının adı yok, duyguları yok, hisleri yok.. Nobel ödüllü yazarımız Elfriede Jelinek ile tanışma kitabımız “Arzu… “ Kendisi ile tanışmasak çok bir şey kaybeder miydim bilmiyorum.. Hayatımda okurken bu kadar zorlandığım başka bir metin olmamıştır sanırım. Kadının metalaştırıldığı neredeyse cinsel bir obje olarak görülerek duygularından hissettiklerinden hiç bahsedilmeyen bir kitap “Arzu”. İçersinde rahatsız edici hatta daha da ötesi iğrençlik boyutunda pornografik unsurlar barındıran bu eser ilginç bir şekilde kendini okutturuyor da. Çünkü aralara serpiştirilmiş insanlığın o kadar çok ortak dertlerinden bahsediyor ki arka planda dönen meseleleri anlayabiliyoruz… Sermaye sahiplerinin emeği ezdikçe ezdiği sosyal sınıf farkının ayyuka çıktığı ve insanların ister kapitali ister emeği temsil etsin ellerinde olan tek arzunun cinsellik olduğunu hem de öyle duygusal bağlamda değil de sapkınlık derecesine varan boyutlarını görebiliyoruz. Okuma cesareti gösterecekler göreceklerdir ki hayvanlar bile bu konu üzerinde insanoğlu kadar alçalmıyorlar.. Evlilik kurumunun altında eşi olan kadına her türlü muameleyi yapmayı kendisine hak gören, onun da etten kemikten başkaca bir ruhu olduğunu unutan bir karakteri okumak gerçekten içler acısı. Hiç bir erkek ruhuna sahip olmadığı kadının bedenini bu denli kendine hak görmemeli…. Altını çizerek söylüyorum evli dahi olsa bile… Evet Freud da bunu öne sürmüştür ki insan iki temel dürtü ile dünyaya gelir. Hayatta kalma dürtüsü ve cinsellik. Ama yine de eşrefi mahlukat olarak, yani yaratılanların en şereflisi olan insan oğlu için cinsellik tek yol gösterici olmamalı. Bunun yerine bknz; aşık olmak, sevmek sevilmek, emek vermek, çalışmak, azmetmek, sebat göstermek, kavuşmak, bir gönülde yer etmek dahi iyi bir insan olmak gibi
ArzuElfriede Jelinek · Gendaş Kültür · 200139 okunma
1/10
·175 syf.··
2020 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2020 13:30
Şimdiye kadar okuduğum romanlar arasında en çiğ ve en vasıfsız roman budur diyebilirim. 2004’te nobel almış bir yazar Jelinek, Haneke’nin filme aldığı Piyanist romanının da yazarı. Başarısız ve edilgen kadınlar üzerine kurduğu çarpık cinsellikle baskılanmış kadınlığı irdeleyen bir yazar. Feminizmde eğer bir tepe noktası varsa o bu romandır. İrite edici, rahatsızlık veren, tezi veya izleği olmayan bir metin. Sürekli geniş zamanda aktarılan olay silsilesinde kadın sürekli kadınlığı yüzünden cinsel anlamda ezilen bir insan olarak yansıtılıyor. Ben bunu aşırı başarısız buluyorum. Madde ile ilişkisi zayıfsa bir yazarın, mana ile iletişimi de zayıf olabiliyor. Jelinek hasta bir ruh. Üslubu (çeviriden olsa gerek) yorucu ve insanı hızla okunabilen bir metinden uzaklaştıracak tekdüzelikte. Okumaya değmez. Nobel almasına vesile olan şey nedir? Bence sadece yazarının marjinal olması.
ArzuElfriede Jelinek · Gendaş Kültür · 200139 okunma

Yazar Hakkında

Elfriede JelinekYazar · 8 kitap
2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü almıştır. Jelinek Avusturya'nın Steiermark eyaletinin Mürzzuschlag kasabasında doğdu. Babası II. Dünya Savaşı'ndan sağ kurtulmayı başarmış Çek asıllı birYahudi'ydi. Annesi varlıklı bir Viyana ailesindendi. Küçük yaşlardan itibaren piyano, org, gitar, keman, viyola dersleri aldı. Viyana konservatuarından orgçu olarak mezun oldu. Aynı zamanda Viyana Üniversitesi'nde sanat tarihi ve tiyatro okudu. Genç yaşta şiir yazmaya başladı. İlk eseri Lisas Schatten adlı derleme oldu. 1970'lerin başında Gottfried Hüngsberg ile evlendi. Nobel Ödülü'nü almadan önce Jelinek Almanca konuşulan ülkelerin dışında pek tanınmıyordu. Yazı tarzında geleneksel Avusturya edebiyatı derinden hissedilir ve Avusturyalı yazar Robert Musil'in etkisi görülür.