Gönderi

kuang'dan yine bir saheser
9/10
·304 syf.··
2025 27. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 23:28
bu incelemeyi yazip paylasmadigimi fark ettim... 2 haftadir duruyormus boyle bir solukta okudum... nereden baslasam... genelde incelemelerim kisa, oz olur yazip gecerim de bu kitap, onu okudugum her saniye baska baska seyler dusundurttu bana. uzerimde cok tuhaf bir etkisi oldu, boyle hafiften usudugumu hissettim kitabin yarisindan sonra, kardesime sordum "bu oda soguk mu?" diye, "yok." dedi... muhtesem kitaplar beni usutuyor herhalde. spoiler icermeyecek sekilde bir seyler soylemem gerekirse... june, hem gorundugu kadar kompleks bir karakter hem de degil. aslinda hepimizden biri, ya da kafayi yiyenlerimizden biri ama gorunce absurt karsilanacak bir karakter degil. tam tersi, benim asiri anlayisla karsiladigim bir karakter oldu. belki june'u anlayisla karsilamak basli basina bir problemdir. kitaptaki cogu sey irkcilik yorumlari uzerine kurulu, yazar kitabin, irkcilik hakkinda birbirinden farkli yonlerde yorumlanip ortaya konulmus fikri icermesini saglamis. en onemlisi, kitabin hangi noktasinda yazarin baslayip hangi noktasinda bittigini fark edemiyorsunuz. bu kitabin bir yazari yok sanki, sadece june genel olarak bir seyler anlatiyor. hem birinci tekil anlatimin rahatsiz etmemesi daha farkli bir sekilde sasirtici geldi bana, kitabin birinci tekil agizdan yazildigini da su an fark ettim hatta. kisilik cikarimi mi diyeyim, icsel suruklenmeler mi diyeyim, karakter gelisimi mi diyeyim artik ne denmesi gerekiyorsa buna, rebecca kuang bu sureci islemeyi cok iyi biliyor. karakterin zihninin en uc en kose noktalarinda gezinip duruyoruz surekli. belki her yeri aydinlatmiyor ama bize anlattigi bilgilerin isiginda tum yeri gorebilmek de zor degil. karakterleri anlamak, neyi ne icin dusundugunu kavrayabilmek okuma surecinde cok keyifli oluyor. tabii irkcilik isledigi tek konu degil, yazarlik meslegi ve editorluk sureci gibi her konuda gerek ignelemelerle gerek elestirilerle bir suru problemden bahsetmis. boyle bir sektorun icinde yasamayan insanlarin fikir sahibi olmasini saglayacak cok bilgi var. yine de sektor hakkinda bilgim olmadigi icin hangi kisimlarin abarti hangi kisimlarin yasanmis tecrubelerden oldugunu tam olarak ayirt edemedim. yine de kuang'in onceki tum kitaplarini da okudugum icin bu kitabin icinde basilacak olan kitabin olay orgusune yapilan bazi mudahaleler tanidik geldi. yani ben oyle tahmin ettim de acaba gercekten oyle midir diye bir dusundurdu... kitapta azicik basit hissettiren tek sey sonunda taklitci? gibi olan seyin kim oldugu ortaya cikmasiydi. o ana kadar kitap kafamda her seyiyle cok gercekciydi ve disarida, gercek hayatta da yasanabilir gibiydi. hatta galiba fantastik bir seyler yasansaydi bana daha gercekci gibi gelirdi, kafam ona kodlanmis gibi sanki. aslinda bu olay da gayet gercek hayatta yasanabilir ama bir anligina hafif kalmis gibi hissettirdi, rebecca kuang'in asiri dramatik sonlarina alistigim icindir belki. ama bu sekilde olmasi bu kitap icin de yeterince dramatikti bence. spoiler iceren bir kisim yazmayacagim cunku kitap oyle bir saheser ki, konusundan bahsetmeden bile uzun bir inceleme yazdiriyor. rebecca kuang'in tum kitaplarini okuyun, okutun. yeni donemin en cok sevdigim yazarlarindan biri kesinlikle.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
·
100 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.