100/10...keşke defalarca beğenip defalarca puanlaya bilseydim. harika bir kitaptı çünkü..
öncelikle, kitap bir ailenin hayatını konu alıyor. a sıradan aile işte ne kadar dertleri,sorunları olabilir ki? ama öyle değil işte. her insan bu dünyada bir dünyadır.
hikaye bireylerinin dilinden teker teker anlatılıyor. yazarımızı tebrik ediyorum, öylesine güzel bir hikaye ortaya koymuş ki, neresinden baksanız birinin haklı olduğunu görürsünüz
.
önce nurten'i dinliyorsunuz mesela, yazık kadın da haklı ama. sonra sıra diğerlerine gelince, a bu da haklı dedirtiyor size. dedim ya, bu hikayede herkes haklı.
hayatta da öyle değil mi? herkesin her şeyde bir haklılık payı var. sadece biz olaylara, yaşananlara kendi açımızdan kendi hayatımızdan bakıyoruz. tabi başkasının gözüyle olaya bakıp onu tamamen anlamak da zor. (ama imkansız değill)
kitabın ister dili, ister anlatım biçimi, isterse de karakterlerin konuşma tarzı iyiydi. kitap bana çok samimi geldi, sanki arkadaşlar oturmuşlar da sıra sıra bana dert yanıyorlar ve hepsine de 'sen haklısın' diyorum çünkü öyle. bi yerde herkes kendince doğru bildiğini konuşuyor.
kitapta anlatılmak istenen şu aslında, kimse dertsiz değildir, şermin yaşar diliyle anlatalım:
"insan böyle bir şey. nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. yarasız, dertsiz, sırsız insan yok."
harbi öyle, insanları ilk bakışta kendimizce yargılamamalıyız. 'a bunun yaşı ne başı ne bi de derdim var diyor' dememeliyiz. çünkü kimse kimsenin neler yaşadığını, nelerle uğraştığını bilemez...
teşekkürler Şermin Yaşar, Söyleme Bilmesinler