Merhabalaaar :)
Uzun bir aradan sonra düzenli okumaya geri döndüğüm için mutluyum. Bazen hepimize oluyordur bu 'Reading Slump' dedikleri. Bende bi 2 3 yıldır bir türlü kıramadım bu okuyamama sürecimi ama şuan daha iyiye gidiyorum diyebilirim. 'Böyle Buyurdu Zerdüşt' kitabından sonra kitap okuma isteğim %0 dı diyebilirim ama neyseki Birhan Keskin imdadıma yetişti ve tesadüfen kitaplarını okumaya başladım(pdf olarak maalesef). Ve daha önce neden okumadım diye de pişman olmadım değil yani..
Sevgili Birhan, Değerli Sosyolog ve Canım Kadınn, kalemine düşüncelerine aşık olmamak elde değil. Ben toplumu görüp toplumu konuşan ve bundan korkmayan yazarları/şairleri/gazetecileri... çok severim. Keskin de bunlardan biri oldu.
Keskin'in ilk Ba (2006 Altın Portakal Şiir Ödülü'nü Ba adlı yapıtıyla aldı) kitabını okudum ve kitabı beğendim ama inceleme yazacak kadar bir şeyler bulamadım(bu benim kabiliyetsizliğim tabii ki) daha sonra bu kitabını okudum. Kitaptaki hemen hemen tüm şiirleri ve hikayeleri çok beğendim ama en çok etkilendiğim Keskin ile Aslı Serin'in yazmış olduğu " anitsayac.com " başlıklı şiir oldu. Bilen bilir ben bu uygulamayı kullanmaya başladığımdan beri profilimde anıtsayaçın adresi var. Öldürülen hiç bir kadını unutmamak ve buna alışmamak için profilimde yer alıyor ve sık sık da bakıyorum.
Neredeyse her gün bir kadına kıyan, şiddet gösteren, tecavüz taciz eden bir coğrafyada Birhan Keskin bu şiirle kadına yüklenen toplumsal rollere, kadın bedeninin bir nesne olmanın ötesine gidemediği reklamlara, “çocuk gelinlere” kısaca kadınların yaralarına dokunan pek çok şeye gönderme yapıyor:
“Giydiğimiz etek boyuna, doğuracağımız çocuğa karar verenler kim
Küçücük kızlar dedesi yaşındaki adamlarla neden
Ütü reklamında bir kadın çıplak
Otomobil fuarında bir kadın öyle arabalar üstünde, neden "
Keskin sadece kadın cinayetlerine değil sınıfsal eşitsizliklere, tüm yaşatılanları, öfkeyi haykıran ama şiirselliğini de koruyan bir dil kullanıyor. Metropoller, avmler, hızlı trenler, köprüler için yakılıp yıkılan ağaçlar, ortadan kaldırılan yerleşim alanları için “Çimenlerin Efendisi.”
Betonu icat edene yazıklar olsun!/ (Şehir denen şeyinizin şeysine fuck)”
.
İşçinin hakkını gaspedip, onun hayatını hiçe sürükleyen ahlak dışı tutuma “İskelede Bir Çırak” şiiri ile karşılık verir..
Valla bak biz mi düşeceğiz hep iskelelerden
Başlarına yık şunların bu metropolleri.
Sevgili okurlar bence tüm kitabı buraya yazmadan, hemen size kitabı önermem lazım :) kitabı okuyun ve okutun çünkü böyle kitapları; toplumsal konuları bu kadar açık ve güzel bir şekilde dile getirecek çok az yazar/şairimiz var.
Sevgi ve Saygı ile Kalın
İyi Okumalar
Fakir KeneBirhan Keskin · Metis Yayıncılık · 20245bin okunma