·336 syf.····Okunma: 31 Mayıs 2025 22:34 Kötü değil, çok kötü bir kitap
İçine yoğun bir şekilde işlenmiş olan cinsellikten kitabın felsefesini anlayamadım desem yeridir.
Neden müstehcen unsurlar bu kadar cömertçe kullanılır ki? Neden bunun adı çağdaşlık/modernlik olur ki? Daha edepli yazılsa aynı tesiri yapamaz mı?
Mutlaka verilmesi gereken detaylara bişey diyemem ama bir kitabın neredeyse her sayfasında cinsellik olmamalı. Pornografi mi okudum, felsefe kitabı mı okudum anlamadım.
Bu yoğun cinselliği çıkardığımızda geri kalan elli sayfada Kundela Rusların Çekostovakya işgalini, perde arkasını ve yankılarını anlatıyor. Ayrıca kominizm ve Stalin rejimi taşlamaları ile dönemin Avrupa’sının sancılı atmosferi de işleniyor. Yoğun bir toplumsal eleştiri de yapılan kitapta sadakat konusunun bu kadar basite indirgenmesi ve insanların görünen erdemli hayatlarının ardında görünmeyen ve çoğunlukla sapkın olabilen bir hayatlarının da olabileceği vurgusu irite ediciydi. Her ne kadar bu düşüncenin günümüzde doğruluk payı olduğunu görsekte…
Ayrıca yazar belli kavramlara verdiği anlamlarla tam ters köşe yapıyordu. Mesela ihanet kavramını bizim algıladığımız şekilden farklı olarak sunuyordu. Fikirsel boyutta yazarın felsefesini hiç sevmedim ve tutarlı bulmadım.
İnsanların bu kitabın hangi kısmını büyüleyici bulduklarını da anlamıyorum. Yoğun cinsellik baskısından kurtulursa belki daha net anlaşılabilecek kitapta, yazar okuyucuyla doğrudan sohbet etmeyi seçmiş. Bu detay hoştu. İnsana kendini değerli hissettiriyordu. Ancak bu değeri verdikten bir kaç paragraf sonra bizi yatak odalarının ve sadakatsizlik çarklarının en mahrem detaylarına daldırması sinir bozucuydu.
Okumasam da olurdu dediğim kitaplar arasına girdi. Eğer okumazsanız hiç bişey kaybetmezsiniz, aksine zamanınızı çarpık bir zihnin hezeyanlarıyla boşu boşuna harcamamış olursunuz.
Varlığı gerçekten hafiflik olarak algılayan Kundela’ya katılmıyorum, bence ağırbaşlı, dolayısıyla ayakları yere basan bireyler varlığını onurla sürdürebiliyor. İnsan varlığının hafife alınacak bir konu olduğunu da düşünmüyorum.
Hiç bir şekilde tavsiye etmiyorum. Yazılmasaydı da olurdu. Benim için hayal kırıklığı oldu. Bu kitabın nasıl Modern Klasik olduğunu anlamıyorum. Bu yazarla da işim bitmiştir, diğer kitaplarını okumayı kafama saksı düşmedikçe düşünmüyorum.
İki fiyakalı kavram anlatmak (es muss sein! ve kitsch kavramları mesela) bence bir kitabın güzel olması için yeterli değil. Bu kitabın genç dimağlar için bir zehir olduğunu düşünüyorum. Çok köpürtülmüş, şişirilmiş ama boş bir kitap. Çok üzgünüm