·384 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Mayıs 2025 22:12 Bilgi öğren ve yerin başköşe olsun; bilgi insan için sağlam bir kalkandır. Bilgisiz yürek ve dil neye yarar; bilgi ile su gibi herkese faydalı ol. Ne kadar bilsen de yine ara; bak, bilen dileğine sorarak erişir. Bilirim dersen sen henüz bilgiden uzaksın; bilenler arasında sen bilgisizlerden sayılırsın.
Bilgi bir denizdir,
onun ucu bucağı yoktur; serçe emse emse bundan ne kadar ağzına su alabilir. Bu bilgin ile senin başın döner; kendisini bilmeyen kendinden uzaklaştır.
Sen ya bilgi öğrenip insan ol ve kendini yükselt yahut hayvan adını alıp insanlardan uzaklaş.
Bilgilinin yüzü gülmez, onun yüzü her vakit düşünceli ve çatıktır; bilgisiz daima sevinç içinde katıla katıla güler.
Bilgili insan bu kaygı içinde nasıl kahkaha atar; ey bilgisiz, sen dağ keçisi gibi debelen, dolaş.
Bilgilinin ayakları kösteklendi, kalkıp koşamaz; bilgisiz, bak, arzularının peşinde durmadan koşar.
Ey âlim,
senin ayağında köstek var; bilgisiz ise yürür, bilgisiz bir kösteklenirse sen onun kösteğini sıkılaştır.
İşte ben bilgi isteyerek ona el uzattım; sözü söze katarak dizip sıraladım.
Bu Türkçe sözü yabani geyik gibi gördüm; onu yavaşça tuttum, aldatarak kendime yaklaştırdım. Okşadım, ısındırdım, çabucak bana gönül verdi; yine de ara sıra ürküyor, korkuyor. Ele geçirdiğim gibi sözü takip ettim; onun miski güzel kokular saçmağa
başladı. Sözü doğru söyledim, o sert ve acı oldu; doğru söze tahammül eden akıllı insandır.
Okuyana fazla ağır gelmesin, ben uzun uzadıya izah ederek özümün bağışlanmasını istedim.
Doğru sözden başkasına söz deme; doğru ile eğri arasındaki fark beyaz ile siyah arasındaki fark gibidir.
Hayatımda bu sözleri söylediğim zaman sene dört yüz altmış iki idi.
Bu sözleri tam on sekiz ayda söyledim; sözleri toplayıp derleyerek seçtim ve ayırdım. Çeşitli çiçekler yaygısı gibi kokusu miske benzer; ben bunu düzene koyup tamamladım ve herkesin faydasına sundum.
Ne kadar söylense bile sözü kim tüketir, o pınarlar arasından durmadan akıp gider.
Ey Yusuf,
gerekli ve doğru sözü söyle; gereksiz sözü gizle, onun zararı dokunur. Sözü çok söyledin, dikkat et, tazeliğini kaybetmesin; çok sözden insan usanır ve bıkar.
Bu dünya itimada şayan değildir.
Vefasız ve dönek huyudur.
Ey akıllı insan, ondan uzak dur, uzaklaş.
Sen şimdi bu dünyaya kuvvetle yapıştın; onunla alâkanı kesip gönlünü ondan çevirmeye gayret et.
Bu dünyaya güvenme; sen çok daha emin olan Tanrı'ya sığın ve ona yalvar.
Bu vefasız dünya birçok insanlardan yüz çevirdi;
ne kadar insanlar doğru yoldan şaştılar, buna iyice dikkat et. Şimdi de senin için hazırlandı; süslenip yüzüne güler, ona çok fazla bağlanma; gaflet içinde o kadar çok sevinip gülme.
Dünyaya nail olan nice cihan beylerini ölüm yakaladı ve onlar gözleri ile etrafından dua dilenerek gittiler.
Gençlik boşuna heder oldu, hayatıma yazık oldu; bu hayat tükenir, ıstırap çekip yardımcı ol. Binlerce sene yaşasan bile sonunda öleceksin; dünyayı ne kadar toplasan da bir gün bırakıp gideceksin.
Ey Tanrı, sana sığındım, sen kendin koru;
bu gaflet
uykusundan beni uyandır.
Ben utanmaz bir kulunum, günahım çoktur; sen rahimsin, şefkat senden gelir.
Sana karşı günaha girdim, senden kaçtım; bugün yalvararak tekrar sana sığınıyorum.
Ey muhtaç vücut, neye inandın; göz göre göre kime dayandın. Şimdi yolunu düzelt, doğru ha- reket et, her iki dünyada da başköşeye geç. Bu dünyanın her tarafı zevkle doludur; onu bırakıp öteki dünyaya bak.
Dilini tutup boğazına hâkim ol, çok uyuma, gözünü yum, kulağını tıka ve böylece huzur içinde yaşa.
Ey rabbim, bütün müminleri affet; bol rahmetini onlardan esirgeme.
Peygamberimize ve onun dört arkadaşına da binlerce selâm ulaştır.
~~~~
Ulu anlı şanlı atalarımızdan günümüze değişmeyen veya değişmeyecek olan güzel öğütlerle dolu;
Anlayana sivri sinek saz misali!
Bu güzel yazı ve öğütleri her genç bireylerin okuyup tarih ve kişilik benliğini oluşturması bakımından yararlı olur, tavsiye olunur.