Gönderi

Öylesine
10/10
·517 syf.··
2025 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2025 01:47
Spoiler içerir Boylu poslu, yakışıklı olan denizci Martin hayatı boyunca kimsenin yardımı olmadan hayata tutunmuş çeşitli mücadeleler vermiş,hayatını averellikle geçirmiş ta ki tesadüfen birisini bir kavgadan kurtarıp onun kız kardeşiyle tanışana kadar. O Zamana kadar böyle bir varlığı hayatında görmemiş, hissetmemiş,duymamıştı.Gördüğü varlık adeta gökten gelen bir melek misali onu büyülemişti ilk defa aşık olmuştu ki o anda kız öl dese gözünü kırpmadan ölebilirdi.Sonra kızla arasındaki uçurumu fark etti.Hayatını kendi kazanarak sürdüren Martin'nin karşısına ulvi bir hedef çıkar onu elde etmenin cazibesine kapılır öyle ki ilk iş gidip kitaplar alır.Okyanusa ilkez açılan bir denizci gibi nereye gideceğini bilmez.Okyanus akıntılarına karşı devam ettikçe daha da tecrübelenir ki kitap yazmaya başlar ama bunlar boşa kürek çekmekten başka bir şey değildir. Martinin mücadeleci ruhu bu yolculuğa devam eder. Öyle bir yol ki kendi benliğinden utanır geldiği sınıfa tiksinerek bakar.Kafasında idealeştirdiği burjuva sınıfı ona ulaşmanın ne kadar yukarda ve ulaşılmaz olduğunu sürekli gösterir.Martin bu göklere tırmandıkça içindeki huzursuzluk artar okudukça hırçınlaşır, yalnızlaşır. Kendini o kadar geliştirmiştir ki artık aşık olduğu kadın bile ona anlamaz.Çevresi ve Aşkı için yanıp tutuştuğu kız, ona düzenli bir iş bulması için zorlar kendi değerlerini ona dayatırlar ama Martin bunları reddeder.Kendinden emin bir şekilde yoluna devam eder. Bu yol onu öyle yıpratır ki bazen günlerce açlıkla boğuşur.İdealleştirdiği gökler için eserler yazar ki neredeyse hepsi yanıt almaz.Yardım çığlıkları hiçbir zaman duyulmaz.Artık ona duyulan inanç giderek azalır sevdikleri ondan giderek uzaklaşır.Aşık olduğu kadın bile artık çağını aşmış düşüncelerinini anlamlandıramaz hale gelir sonra da onu terk eder.Martin'i anlayan tek kişi Brisseden olmuş o da kafasına bir kurşun sıkara Martin'i o dipsiz kuyuda yalnız bırakır gider.Martin artık kimsesiz tüm umudunu yitirmiş halde son eserini yazar derken bir anda Martin'nin kitapları yayınevleri tarafından kabul görür ve Martin giderek yükselir ve zengin olur. En ümitsiz olduğu anda hayat ona gülmüştü ama artık çok geçti Martin tatmin olamıyordu. İdealeştirdiği gökler artık ayaklarının altıydı ve aslında hiçlikten başka bir şey değildi. Artık hayatın sırrını çözmüştü: hakikat veya tanrısal olan hiçbir şey yoktu.Ulaşılmaz sandığı gökler aslında bataklığın kendisiydi. Martin ün sahibi oldukça çevresinin ona karşı tutumu değişir onun tutumu aynı kalsa bile. Artık hiçbir şey martin için bir anlam ifade etmiyor aksina ona korkunç geliyordu çünkü artık bir amacı yoktu yıllarca uğruna mücadele ettiği her şey bir hiçti.Çağını ve kendini aşmış olan Martin artık insan yüzü görmek istemez hale gelir. Hayat o kadar renksiz olmuştu ki artık tekrar çiçek açması imkansızdı.Dostu Brissenden haklıydı burjuva denilen topluluk ne yaptığını bilmeyen yaratıklardan oluşuyordu. Bu çukura ilk adımını Swinburne'nin kitabıyla adım atan Martin gene çıkış yolunu da bu yazarla bulmuştu:"Hayat acı veren bir bezginliğe dönüşünce, ebedi uykusuyla ölüm teseliye hazırdır." Böylece denizlerin adamı Martin Eden denizler tarafından koynuna kabul edilmişti...
Duygu ve Düşünce
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.