·413 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Haziran 2025 06:38 · Yazarın çok sevdiğim sözüyle başlamak istiyorum yorumuma; " İnsan için zor olan şey her gün insan kalabilmektir." der. Gelenek ve göreneklerini kaybetmeden özünü unutmadan ve manevi değerlere önem vererek yaşayabilmektir.
Öldükten sonra malın mülkün konuşulmayacak çünkü, insanlığın konuşulacak ve bu dünyadan göç ettikten sonra iyi mi anılmak istersin yoksa kötü mü seçimine göre yaşamanın doğru olduğunu düşünüyorum.
Bu vesile ile Kırgızistan topraklarına doğru uzanıyoruz ve burada Kazaklarla iç içe geçmiş bir hayat sürerken yazarın dünya kardeşliğine önem verdiğini belirtmeden geçmek olmaz değil mi ama.
Dostluğun, aile kavramının ve adaletin iç içe geçtiği hikayeyi okurken küçük bir köyde başlayıp uzayda biten bu hikayenin kurgusunu birbiriyle bağlantısını ve zaman arasında ki geçişlerin okuyucuyu yormamasını, kafa karışıklığı yaratmamasını mükemmel bir dil ile anlatılıyor oluşu keyfime keyif kattı doğrusu...
Ve son olarak hayvan metoformları dikkatimi çekmiştir okumalarımda.Neden deveyi işledi yazar kitapta mesela diye araştırdığımda karşıma çıkan sonuç şöyle Nietzsche'e göre devenin anlamı, insan yaşamında özgürlüğün ve bağımsızlığın en düşük olduğu dönemi simgelemesidir.
Bu açıklamadan yola çıkarak Stelin dönemini ve sistem eleştirisini yapan yazarın deveyi kullanması hiç de tesadüf değildir.Çünkü savaşın izlerini baskıcı tutumun toplumda hala sürmekte olduğunu satırlar da hissetmek mümkün.Yazarın bu dönemi yansıtmada ki ustalığını ve baş kahraman üzerinden okurlara anlatmasını çok başarılı bulduğumu söylemek isterim.
Çok zengin bir kitaptı okuduğum iyi ki okuduğum dediklerimden grubuna dahil oldu.
Okunmalı mı kesinlikle...
Sevgiler