Polisiye içerikli kitaplarda en çok sevdiğim şeylerden bir tanesi olayları çözmeye çalışırken yazarın bir anda hiç beklemediğimiz kişilere dair şüphe tohumları ekmesi ve tahminlerle ilerlemektir. Özellikle içindeki hikaye de sağlamsa insan birden kendisini kitabın sonunda buluyor.
Komiser Ali peş peşe gerçekleştirilen banka soygunlarını çözmeye çalışırken kendi yaşamına dair de izlerle devam etmeye çalışıyordu. İçsel dünyasını da okurken görmek mümkün.
Bu tür kitaplarda düşünüyorsunuz, insanı suça iten nedenler nelerdir, neden suç işler… Tabi bunların cevabı her suçlu için farklıdır şüphesiz. Aile, çevre, yaşanılan yer ve koşullar, çocukluk dönemi gibi birçok neden sayılabilir. Oldukça derin bir konu. Kitabı okurken sadece polisiye bir konuyu çözmeye çalışmanın yanında insan, geçmiş, suç ve duygular üzerine de düşüneceksiniz. Bu kavramların birbirleriyle olan bağını zamanın farklı aşamalarında hem insan ilişkileri hem toplumsal yapı ile olan mesafesini de hesaba katarak düşünmeden edemedim.
Suç sadece bir eylem değil insanın iç dünyasının bir yansımasıdır ayrıca. Bununla mücadele etmek bazen gürültülü sonuçlar doğurabiliyor.
Kitabın hareketi son sayfaya kadar düşmüyor. Neler olup bittiğine dair karakterlerle birlikte sizler de ipuçlarını takip edeceksiniz. Okurken aklımdan sayısız ihtimal geçti. Sonra konu öyle bir yere gitti ki okuduklarınıza inanamayacaksınız.