Puan vermedi·223 syf.··
2025 39. kitabı
Hayatın bana öğrettiği en temel şeylerden biri şu oldu: İnsan doğası, ne kadar cilalanırsa cilalansın, özünde karmaşık, çelişkili ve çoğu zaman da çıkarcıdır. Francis Bacon’un Denemelerini okurken, sanki kendi iç dünyamın aynasına bakar gibi hissettim. Bu kitap, bana göre, insanın hem en yüce hem de en zayıf yanlarını dürüstçe ortaya koyan bir pusula gibi. Bacon’un “İyilik” üzerine yazdığı denemede, iyiliği Tanrısal bir özellik olarak tanımlaması dikkatimi çekti. Ama gerçek hayatta iyilik çoğu zaman karşılıksız kalır. Dostoyevski’nin dediği gibi, “İnsan, iyiliğe iyilikle karşılık vermez; çoğu zaman iyiliği zayıflık olarak görür.” Bacon’un idealist yaklaşımıyla Dostoyevski’nin karanlık gerçekçiliği arasında sıkışıp kalıyorum. Belki de gerçek, bu iki uç arasında bir yerde. “İntikam” üzerine yazdığı bölümde Bacon, intikamın adaleti değil, kişisel tatmini hedeflediğini söyler. Bu bana Shakespeare’in Hamlet’ini hatırlattı. Hamlet’in intikam arzusu, sonunda onu da, çevresindekileri de yok eder. Bacon’un bu noktada hukukun üstünlüğünü savunması, modern hukuk devletlerinin temelini atan bir düşünce gibi geliyor bana. Ama dürüst olayım, bazen içimdeki öfke, Bacon’un soğukkanlılığını değil, Hamlet’in çığlığını yankılıyor. “Evlilik ve Bekârlık” denemesinde Bacon, evliliğin insanı sorumluluklara bağladığını, bekârların ise daha özgür olduğunu söyler. Bu düşünce, günümüz bireysel yaşam tarzlarının temelini oluşturuyor. Simone de Beauvoir’ın İkinci Cins’te söylediği gibi, “Kadın evlendiği anda birey olmaktan çıkar.” Bacon’un bu konuda kadınları neredeyse hiç anmaması, dönemin erkek egemen bakış açısını yansıtıyor. Ama yine de, evliliğin insanın özgürlüğünü törpülediği gerçeğini inkâr edemem. Bacon’un “Kıskançlık” üzerine yazdıkları ise neredeyse evrensel bir gerçeği dile getiriyor: Kıskançlık, insanın içini kemiren bir kurt gibi. Goethe’nin Genç Werther’in Acıları’nda bu duygunun nasıl bir yıkıma dönüştüğünü gördüğümde, Bacon’un sözleri daha da anlam kazandı: “Kıskançlık, sevginin değil, güvensizliğin çocuğudur.” Kitap boyunca Bacon’un kullandığı dil, yer yer soğuk ve mesafeli. Ama bu mesafe, onun düşüncelerini daha evrensel ve zamansız kılıyor. “Yenilikler” üzerine yazdığı denemede, değişimin kaçınılmaz olduğunu ama bunun dikkatle yönetilmesi gerektiğini söyler. Bu bana Machiavelli’nin Prens’inde geçen şu satırları hatırlattı: “Yeni düzen kurmak isteyen, hem eski düzenin düşmanlarını hem de yeni düzenin belirsizliklerinden korkanları karşısında bulur.” Bacon’un bu denemesi, değişim yönetimi üzerine yazılmış en sade ama en etkili metinlerden biri olabilir. Sonuç olarak, Denemeler, bana insan doğasının hem karanlık hem de aydınlık yönlerini gösterdi. Bacon’un gözlemleri, yüzyıllar öncesinden bugüne ışık tutuyor. Ama bu ışık, her zaman içimizi ısıtan bir güneş değil; bazen gözümüzü kamaştıran, gerçekleri acımasızca ortaya seren bir projektör gibi. Ve ben, bu ışığın altında kendi gölgemle yüzleşmeye devam ediyorum. Eğer insan doğasına dair dürüst, yer yer acımasız ama her zaman düşündürücü bir bakış açısı arıyorsanız, Denemeler kesinlikle okunmalı. KAYNAKÇA • Bacon, F. (2021). Denemeler: Güvenilir öğütler ya da meselelerin özü. (Çev. M. A. Yalçın). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. • Beauvoir, S. de. (1949). Le deuxième sexe [İkinci cins]. Paris: Gallimard. • Dostoyevski, F. (2009). Suç ve ceza (Çev. M. Kaan). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. • Goethe, J. W. von. (2008). Genç Werther’in Acıları (Çev. A. Koyuncu). Can Yayınları. • Machiavelli, N. (2006). Prens (Çev. Z. G. Ayan). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. • Shakespeare, W. (2012). Hamlet (Çev. C. Ertem). İş Bankası Kültür Yayınları.
1000Kitap
DenemelerFrancis Bacon · Yapı Kredi Yayınları · 20181,676 okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.