Meğer insan en çok, cebinde kalan o son jetonu yutan bozuk ankesörlü telefonların başında büyüyormuş. Onu uzaktan seyrederken görüyorsun, artık o eski keşkeleri andığında, dudaklarının kenarında sadece ucuz bir tütünün acımtırak tebessümü beliriyor. Kalbinde o eski hırlayan köpekten eser yok. Gerçekleşmeyen ne kadar ihtimal varsa, hepsi ceketinin astarında sakladığı paslı birer madalyon şimdi.