Gönderi

10/10
·112 syf.··
2025 33. kitabı
"Yabancı"yı ilk okuduğumda elimdeki kitabın sadece ince bir roman değil, bir insanın dünyayla olan kopukluğunun çırılçıplak bir portresi olduğunu anladım. Sayfalar ilerledikçe, Meursault’nun anlamsız gibi görünen tepkisizliği karşısında şaşkınlıktan sinire, oradan da garip bir anlayışa doğru savruldum. Roman Meursault’nun annesinin ölüm haberini alışılmadık bir soğukkanlılıkla karşılamasıyla başlıyor. “Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.” diyor. Bu cümleyi okuduğumda sanki biri omzuma dokunup bana “Hayatın anlamını arama, yok çünkü” demiş gibi hissettim. Bir yandan onun bu kayıtsızlığını yargıladım, bir yandan da içten içe “Ya biz de bazen bu kadar yabancılaşmıyor muyuz kendimize?” diye sordum. Meursault, sadece toplumun beklentilerine değil, duygulara da mesafeli. Sevgiye, aşka, ölüme… Sanki dışarıdan bakıyor hayatına. Onu rahatsız eden şey ölüm değil; ölümle ilgili yapılması gereken “geleneksel şeyler”. Tören, yas, ağlamak... Camus burada bana göre, sadece Meursault’yu değil, bizden beklenen 'duygu kalıplarını' da sorguluyor. Roman ilerledikçe Meursault’nun işlediği cinayet ve ardından gelen dava süreci aslında bir suçun değil, bir yaşam tarzının, bir duruşun yargılanması gibi geliyor. Meursault mahkemede annesinin cenazesinde ağlamadığı için suçlu sayılıyor adeta. Yani toplumun “nasıl hissetmen gerektiği” konusundaki katı kurallarına uymadığı için cezalandırılıyor. Bu noktada roman benim için bir adalet ya da suç romanından çok bir varoluş sorgusu halini aldı. Camus’nün o sade, süssüz ama etkili diliyle aktardığı bu öykü, kısa ama tokat gibi. Kitabı bitirdiğimde bir ağırlık çöktü üzerime. Belki biraz da Meursault gibi hissettim: Sessiz, yorgun ve düşünceli… Çünkü "Yabancı", sadece bir karakterin değil, bazen hepimizin içinde taşıdığı o anlamsızlık hissinin sesi gibi. Bu romanı okurken yargılamaktan çok anlamaya çalışmak gerekiyor. Yoksa Meursault kolayca "duygusuz", "umursamaz" gibi etiketlerle kenara atılabilir. Ama biraz daha derinle baktığınızda, onun aslında hayatın saçmalığını ve tutarsızlığını sessizce kabul eden bir figür olduğunu fark ediyorsunuz.
Alıntı
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
·
838 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Onu rahatsız eden şey ölüm değil; ölümle ilgili yapılması gereken geleneksel şeyler 👌🏻👏🏻