·288 syf.····Okunma: 04 Haziran 2025 21:45 Kitap, “İrade Terbiyesi ama niçin?” sorusunun cevabını bulunmayan bir kitap. Öyle ya, “ben irademi niçin terbiye etmeliyim?” kısmını kendisine soracak bir hakikat avcısının elinin boş döneceği bir kitap. Hakikati arayan insan bu kitapta bırakın bulmayı, yanından da geçemiyor. Peki bu kitap neyi anlatıyor bize? İradeyi terbiye etmeyi. Hangi iradeyi ya? Sizi çalışma şevkinden esir alan iradeyi. Yani bir öğrenciyi ders çalışıp başarılı olmaya teşvik edecek aforizmalar bütününden ibaret kalıyor koskoca “İrade Terbiyesi” başlığı. Yani muhatapları öğrenciler, hakikati ise ders çalışmak olan bir kitabın da ne kadar yavan olduğunu okumak insanın biraz canını da sıkmıyor değil.
Oysa durum İslâm aleminde muazzam bir halden ibaret. İnsanı dünya ve ahiret saadetine itiyor iradesini terbiye etmek. Yani bir insanın Allah için iradesini -bizim tabirimiz nefs oluyor- terbiye etmesi dünyada ahlaklı, ahirette ise kurtulmuş kul kılıyor insanı. Hem dünyasına hem de ahiretine muazzam bir fayda getiriyor. Oysa bu kitapta da görüleceği üzere iradeyi terbiye çok yavan bir durum kalıyor. Hadi diyelim bu kitap daha şümullü olsa bile azami olarak bir insanın dünyada iyi bir insan olmasına sebebiyet verebilirdi. Bu da bir artı ve güzellik olmakla birlikte ahiretine çokça fayda sağlamazdı.
Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki; kitap Cemil Meriç üstadın "Disiplin içerisinde çalışmayı bu kitaptan öğrenmiştim." Dediği kitap bu değildir. Bahsi geçen kitap Dr. Ethem Bakar üstadın kitabıdır.
Kitap hiç mi size bir şey katmaz bu kadar eleştiriye karşın? En fazla meşhur bir kitabın aforizmalarını okumuş olursunuz diyeyim…
Son tahlilde, bu kitap modern bireyin disiplin ihtiyacına cevap vermeye çalışan ama iradeyi, nefsin terbiyesi gibi daha derin bir bağlamda ele almayan, dolayısıyla hakikati arayan gönüllere dar gelen bir metin olarak kalıyor.