“Şu hâle göre, halifelik ancak insan-ı kâmil için gerçekleşti. Allah, insan-ı kâmilin dış sûretini âlemin hakikatleriyle sûretinden, bâtınî çehresini ise kendi sûreti üzere inşa kıldı. Ve bu sebeple onun hakkında “Ben onun işitme ve görme duyusu olurum.” dedi. “Onun gözü ve kulağı olurum.” demedi. Şu hâle göre de iki sûret arasını ayırdı. Böylece de, o âlemdeki her varlıkta Hakk’ın tecellîsi, o varlığın hakikatinin istediği kadardır. “