Karl Ove İlkbahar
kitabında bir bebeğe sesleniyor.
Daha doğrusu bir babanın
henüz bir yaşında bile
olmayan bebeğine hitap ederek yazdığı
fakat bunu yaparken yaşamı
tümüyle ele aldığı bir kitap.
Depresyon hastası eşinden uzakta üç çocuk ve bir bebek ile başbaşa kalan bir babanın kafasından geçenler, anıları, kabulleri, inancı var kitapta. Bunu yapabilen yani hem yaşamı hem kabulleri, hem dışarıyı hem de zihnin içini aynı anda dağılmadan ele alabilen yazarlar bence sihirli. Onlarda kesinlikle şeytan tüyü var.
Beni en çok etkileyen sahnelerden biri ise ailece bir seyahat planı yapıyorlar ve biletleri bile çoktan ayarlanmış. Adam gitmek istiyor, çocuklara iyi geleceğini düşünüyor. Kadın ise gerginlikle, endişeyle biraz da çaresizce ve cılızca ekliyor "gidemeyiz"
Gerçekten de gidemiyorlar. Fakat bu kısım beni etkiledi çünkü gidememeleri üzücü olmakla birlikte o "gidemeyiz" bana oldukça tanıdık ve acı verici bir gerçek gibi hissettirdi.
Kitaba adadığım parça: Kwoon- Life