·319 syf.····Okunma: 05 Haziran 2025 23:23 Peyami Safa, yazıları ve eserleri ile Türk edebiyatında yer edinmiş önemli isimlerden biridir. Peyami Safa’nın, kaleme aldığı romanları içinde en fazla beğendiğini ifade ettiği romanı Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, Türk edebiyatının en ciddi psikolojik romanı kabul edilmektedir. Yakup Kadri Peyami Safa için “bize üslup getirdin.” demiştir. anlatımı yer yer yorucu olsa da zihni müthiş derecede yoran bu kitap bana dehşet bir zevk verdi. bu sebeple artık Türk Edebiyatına ve özellikle de psikolojik tahlillere büyük ölçüde yer veren bu şaheserlerimizi daha dikkatli ve özenli okumaya karar verdim. gelelim kitaba…
Peyami Safa, aslında ruhsal, metafiziksel ve dinsel olgulara şüphe duyarak yaklaşan, yani olgucu ve maddeci niteliklere sahip olan romanın başkahramanı Ferit’in kuşku ve ikiliklerle dolu düşüncelerinden kurtulma sürecini okuyucuya aktarır. aşırı Batılılaşmış toplumun ve aydınların meydana getirdiği sorunları tenkit etmiştir. okurken bunlara sık sık şahit olabilirsiniz. savaşın bıraktığı derin izler ve güvensizlik duygusu, ruhsal çöküntüler, inanç ve inançsızlık arasında kalan düşünceler, şüpheci tavırlar,mistik ögeler ve yer yer fantastik anlatımlarla roman son derece derindir. ruhçu ve maddeci bakış açısı sorgulanmaktadır.
Ferit’te bir şey eksiktir: irade. Ferit Freud’un “İd”diye belirttiği, insanın en bilinmez ve en karmaşık yönü olan ve içgüdüsü cinsellik olan kavramın kendisidir aslında. sevgilisini cinsel bir obje olarak gören nihilist biridir. iradesine sahip olamadığı için karşısındaki insanın da bir ruhunun olduğunu düşünemeyen bir karakterdir kendileri. ruhun varlığından bir haberdir adeta ve bu iradeye sahip olmadan da bu karakterimize rahat yoktur. nihilistlikten mistikliğe bir geçiştir Ferit.
yemek yemek, nefes almak gibi cinselliği de aynı ihtiyaç üzerinden değerlendiren Ferit ne olur da bir anda değişir? bir insanın ruhunun da var olduğunu anlar? işte burada matmazel noraliyanın koltuğu devreye girer ve bu ruhun varlığını anlama sürecini Peyami Safa son derece ustalıkla anlatmış, Ferit’in psikolojisini çok iyi tahlil ederek okuyucuya aktarmıştır.
roman, toplumsal ve sosyal olanla tanımlanan ve sosyal şartlarının sonucu olarak biçimlenen insanla, ondan sapma yolundaki bilincin yan yana bulunduğu romanlardan biridir ve bu nedenle de okuması büyük bir odak istemektedir. şüphecilikten kararlılığa geçiş serüvenidir.
romanda, roman kahramanının, ruhsal çalkantılarıyla, yozlaşmış olan toplumun içinde kayboluşu ve benliğini keşfetme ve sorunlarından arınarak bilincini dengeye kavuşturma süreci anlatılmaktadır. bu yüzden de topluma, insana ve insan bilincine ait pek çok öge, romanda yer almaktadır.
ve son olarak roman, bireyin ruhsal gitgellerini ve beklentilerini ortaya koyma boyutuyla psikolojik roman; yazarın görüşlerini düşünsel boyutta aktarmasıyla felsefik roman ve bireyin toplumla olan ilişkisini ve ideal bir toplum için nasıl bireyler olunması gerektiğini ortaya koymasıyla da sosyolojik bir roman olarak değerlendirilebilir.
çok severek okuduğum bir kitaptı,herkese tavsiye eder ve iyi okumalar dilerim…