Hem Osmanlı devrine, hem de cumhuriyet dönemine denk gelen münevverlerin bende yeri ayrıdır. Bir büyük devlet ve devamında yeni kurulmuş olan bir diğer devletin devamı.. Geçmişte yaşamış bir münevver olarak Meşrutiyet'in ne denli devlete zorluklar getirdiğini hayatın bir çok evresine yansımış olması bununda giyimden, kuşama, ilimden, edebiyata, hatta saraydaki değişiklikleri yaşayanlar ile muhabbetini yaşamış olma bahtiyarlığı herhalde fevkaladedir. Murat Bardakçı Hoca'nın saray ile ilişkileri ve ilk ağızdan yaşanmışlıkları, hüznü, acıyı, kederi, yoksullukları dinlemesi ve anlatmasını da kıskanmışımdır. Münevver Hanım ise çok kısmetli bir zaman diliminde Yahya Kemal'den, Mithat Cemal Küntay Üstada, Pierre Loti'ye, Massigon'dan, Çankaya sofra zevadına kadar insanlarla hasbihal etmesi çok değerli. Her hayat kendine göre latif ve kerih tarafları vardır, bu güzellikleri biriktirip biz okuyuculara anlatması ise ayrı bir mutluluk. Resmen eser'in içinde bir yaşadım.. Allah rahmet eylesin..