·610 syf.····Okunma: 09 Haziran 2025 17:26 İkinci ciltte, artık Almanların yenilgisi günden güne hissediliyor. Türkiye’deki komünistlere de baskılar artıyor. Kahramanımız Turgut’un da ilişkiler yumağı daha da karışıyor diyebiliriz. Bu kitap sayesinde öğrendiğim; Nazi’lerin 1933’de iktidarı ele geçirmesi sonucu gelmekte olan faşizme karşı Komintern’in 1935’teki 7. kongresinde ‘faşizme karşı tek cephe’ ortaya çıkıyor. 1937’de ise ‘desantralizasyon’ kararı ile TKP tasfiye ediliyor, faşizme karşı CHP’nin yanında destek verilmesi isteniyor. En sevdiğim kısımları bunların anlatıldığı Rahmi Usta ile Sahir hocanın konuşmalarıydı. Sahir hocaya, Stalin’in bazı uygulamalarının yanlışlarını söyletmesi (Rahmi Usta hemen onu Troçkist olarak suçlasa da) güzel olmuş.
Turgut’un aşk ilişkilerini gereksiz uzatılmış buldum. Önce Necla, sonra Süheyla (Sitare), kendinden büyük Zübeyde ile ilişkisi bu arada Sahir hocanın karısı Nedret’e platonik sevgisi ile devam eden romanın sonunda yakın arkadaşı Halil’in sevgilisi Seher ile geleceğe bakması beni şaşırttı diyebilirim (Elbette cinsel istekler, tutkular da insana dair ama uğrunda hayatların söndüğü, işkencelerin yapıldığı bir sınıf mücadelesini okumayı beklerken bunlar olayları sulandırmış gibi hissettim). Onun dışında okumaktan memnun oldum. Tavsiye ederim.