Puan vermedi·406 syf.····Okunma: 11 Haziran 2025 09:43 "Hem kadın tarihi hem de sosyal tarih araştırmalarının bir parçası olarak bu çalışma; toplumsal hayatın muhtelif alanlarında faaliyet gösteren, siyasette söz söyleyebilen, çeşitli bilim dallarında, sanat ve edebiyatta yetkin bireyler olan Endülüslü kadınları ele almaktadır. Endülüslü kadınların sosyal yaşama katılımları, toplumdaki görünürlükleri ile hayatlarının değişik veçhelerinde üstlendikleri roller üzerine yapılan tespit ve analizler, farklı kaynaklarda yer alan dağınık metinlere, satır arası tarihî verilere ve günümüze ulaşan arşiv belgelerine dayanmaktadır."
Bu çalışma mevcutta Ankara Üniversitesi'nde Dr. Öğr. Üyesi F. Merve ÇINAR hocanın doktora tezi. Haliyle benim İslam Tarihi dersini aldığım hoca. İlk defa birini doktora tezinden dolayı takdir ettim. Bir ilahiyatçı sosyoloji dışında bir alanda da doktora yazabiliyormuş demek ki. Çünkü tanıdığım kadarıyla bir vizyona sahip kendisi. Genç yaşına rağmen bir şeyleri dert edinebilmiş. Olaylara bakış açısı bile dertli ama umutlu bana göre. Endülüs'ü neden seçtiğini sormadım derste ama kadınlar hakkında en çok bilgi sahibi olabileceği coğrafya olduğu için olabilir. Bu benim kanaatim tabii. Asıl sebebi bu olmayabilir. Çünkü Endülüs yani bugünün İspanya coğrafyası ahkikaten elastik bir coğrafya. Müthiş şeyler dönmüş orada. Dünya tarihini bilmiyorum ama şimdiye kadar okuduğum tarihi düşünüyorum ve Endülüs diyorum. Endülüs'te insanalr her şeyin mücadelesini vermiş. Öyle bir terminoloji var ki, şöyleyken şöyle olan müslümanlar(Müdeccen), böyleyken şuna zorlanan müslümanlar(Morisko), müslümanlıkla yeniden doğan yerliler (Müvelled), hristiyan Müsta'ribler, onalr bunlar şunlar bir dolu tanım. Ama tabi tanım demek belki de yanlış çünkü insanlar bunu yaşamış. Bir moriskonun neler yaşamış oalbileceğini tahmin ediyorum ancak. O Endülüs Engizisyon Mahkemesi'nin neler yaptığını biliyoruz. Tarihi tam bilememek zor evet ama bilmek de berbat bir his veriyor. Endülüs'te Kadın portrelerini çizerken hocamız farklı bir konuya odaklandığı için bence yüzeysel geçtiği ya da değinmekten imtina ettiği şeyler var. Ben öyle anladım. Böyle bir coğrafyada ve karmaşada kadınlar öyle bir horlanmıştır ki işte bunu tahmin etmek zor değil. Merve hoca kadınların başarılarına odaklanmış ya da tezini bu sularda yüzdürmüş, olabilir saygı duyuyorum. Yalnız şöyle de bir gerçek var ben her ne kadar kadınların kendini erkeklerle denklemek için sarf ettiği çabayı takdir etmesem de daha doğrusu uygun bulmasam da daha daha doğrusu gereksiz bulsam da buna mecbur olan kadınların da erkeklerle asla aynı ve eşit şartlarda mücadele etmediğini biliyorum. Fıtri bazı zorlukların yanında bir de erkeklerin bu durumu hazmedememesi ile bir mücadele var. Hepsini anlarım. AMA öğrenmek ihtiyacı her insanda eşit derecededir. Bari buna karışmayın. Burada illa gitsin herkes fakültelerde eğitim alsın da demiyorum. Kim kendini neyde eğitmek istiyorsa eğitsin. Ve hatta bir çocuğun ilk muallimi annesi olması sebebiyle kadınlarda eğitim ihtiyacı resmen zarurettir. BENCE. Şimdi bu pencereden erkeğin, kadının eğitimi karşısında aciz hissetmesi ne kadar saçma anlaşılabilir. Ben okuyamasam yaşayamam gibi hissediyorum ve hayatta en büyük azabım da anlaşılamama hissi. Beni anlamadığını düşündüğüm bir erkeğe gram kadar saygı duymam ki. Bunun için suçlanabilir miyim? Kimse suçlanamaz. Eşit değiliz denk değiliz aynı değiliz. Ama bir cins bir cinsten de her manada üstün değil. Fıtrata saygı duyup düz devam edebiliriz. Böyle bir terazilemeye gerek de yok zaten. Bu kitap ve bir çok kitapta hikaye hep aynı. Bir kadın erkek faktörü olmadan anlatılamıyor. Ne kadar doğru tartışılır. Yapılabilir mi aksi, tartışılır. Ama darbı mesel olmuş başka sözleri de düşününce aslında erkekler de kadınlar olmadan anlatılamıyor ki. Bir kadın ne zaman tek başına anılabilir? Herhalde birinin karısı kızı annesi olmadan dümdüz kul olabilirse anlatılabilir ki örnekleri de var. Neyse. Endülüs'te kadınlar, özellikle müslüman kadınlar Avrupa dediğimiz o bölgenin ekmeğini yemiş. Yani çoğu halifenin emirin karısı hristiyan orada haliyle de soylu. Ve belli bir birikimle saraya geliyorlar. Müslüman kadınlar ne kadar takva sahibi olursa olsun eminim yine fıtri bir kıskançlıkla bazı şeyleri ilerletmiştir. Hiç taraf tutup avrupai bir yaklaşımla söylemiyorum. Halifelerin sadece müslüman eşlerinin olduğu durumlarda neler yaşandığını da biliyoruz. Bu şöyle bir şey. Elde bir bıçak var ve bilenecek. Bileyici ne kadar kuvvetli olursa o kadar iyi bilenir. YANİ müslüman bir eş diğer hristiyan eşin ilmini de kıskanabilir. Gayet tabii. İşte burada da kendi islami ilmine daha çok sahip çıkmıştır. Tamamen yorumluyorum. Tabii ki kitapta böyle bir pencere asla yok. Hocamız tez olduğu için sanırım, daha çok kitabi bilgiler vermiş, ve şu benim yaptığım türde bir yoruma çok büyük ihtimalle niyet okuması derdi. AMA bir kadının bir kadının niyetini okuması bilmesine denktir. Net. Ben de biliyorum ki bu böyle olmuştur. Yoksa Osmanlı haremleri niye bu kadar sükse yaptı değil mi? Çünkü orada kıskanılan şey ilim değil. Hürrem'i bir kenarda kitap okurken anlatan yok? Olsaydı bu şekilde lanse edilemezdi. YANİ BİLEYİCİ ÖNEMLİ.
Endülüs kaybedildiği gün bence müslümanlık kaybetmiş. Bunu bugün yine benim kanımca Filistin bile ödüyor. Koca bir coğrayfa elden sadece sahip çıkamamak yüzünden çıkmış o gün, tabii ki bir günde olmamış ama Filistin'de bir günde oraya sıkışmadı ki. HEP AYNI. Çünkü müslüman hep aynı. Müslüman tutturmuş bir türkü: Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Yaşasın da sana dokunmayacağını nereden uyduruyorsun ? Onlarda kuyruk acısı var da sizde nasıl evlat acısı olmuyor?
Çok önemli bir coğrafyada kadını anlatmış hocamız, dediğim gibi daha çok ansiklopedik bilgilerle. Bunun için belli bir süre İspanya'da yaşamış araştırmış. Ben severek okudum ve bence bu konuda şimdiye kadar yapılan en iyi çalışma. Bu kadar da net. Ama tabii ki her zaman daha iyisi yapılabilir. Ben hocamızın anlatımını beğendiğim için tezini merak edip okudum. Sınav odaklı düşünmedim ama çok faydası olacağına eminim. Vizede de yüksek aldım çünkü onun gibi düşünebiliyorum. Her şeyden önce hocayı çözmek gerekiyor. Bunu bir türlü anlatamıyorum. Öğretmek isteyen hoca ve öğrenmeniz bekleyen hoca diye ayıracak olursam Merve hoca hanım birinci kategoride. Net.