·288 syf.····Okunma: 11 Haziran 2025 00:00 Güzel bi doğa yürüyüşünde bazen, her zaman gördüklerime hiç benzemeyen mükemmel dizayn içinde bir bahçeyi ziyaret etmişim gibi hissediyorum, doğanın düzeni o kadar güzel ki...
Patika bir ormanda yürürken ya da bir mercan kayalığında yüzerken, yaşamsal bir güç hissetmiş, birçok birbirine geçmiş parçanın bir araya gelerek canlı ve dinamik bir bütün oluşturuşunu düşünürüz. O büyülü anlarda merak duygumuz ağır basar ve bazen herkese saçma gelecek bir şeyler düşünürken bulurum kendimi. Bir ağacın gölgesinde serinlerken onun nasıl yetiştiğini, bunca bitkiyle nasıl bir arada yaşayıp, yapraklarını döküp aynı zamanda her bahar nasıl çiçeklendiğini vs. Hatta bunlara rağmen minik bile olsa bahçelerimizler bu kadar ilgilenirken neleri aslında çok yanlış yaptığımızı bilemiyoruz, işte aslında bu kitap bunun için var diyebilirim..
Doğal peyzajlar o kadar zengin görünüyorlar ki bizim peyzajlarımızda görülmeyen ciddi bir koşuşturma ile, yaşam dolu bir şekilde uğulduyorlar, ben buradayım doğayım diyorlar adeta.... Neden doğa, orman ya da çayırlara özensiz bir lütufla hovarda bir bolluk yağdırabiliyor da insanlar birkaç çiçek yetiştirebilmek için çırpınmak zorunda ki? Neden bahçelerimiz diğer canlılar için bu kadar az şey sunabiliyor?Bahçelerimiz olsa olsa biraz sebze ya da çiçek sunan basit yerler. Doğa ise aynı anda binlerce şey yapabiliyor..böcekleri ve kuşları, yılanları ve geyikleri besliyor ve onlara barınak sağlıyor, suyu hasat ediyor, depoluyor ve temizliyor, toprağı yeniliyor ve zenginleştiriyor, havayı temizliyor ve daha pek çok şey yapıyor..
Permakültür doğanın kendi kendine dönüşümünden ilham alarak ortaya çıkan; ormancılık, geri dönüşüm, tarım, atık sistemleri ve doğal kaynaklar gibi kavramları bir potada eriten sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir yaşam tarzını hedefleyen bir yaklaşım. Googlelayınca kelime anlamı böyle çıkıyor.
Mollison ise bunu kitaplara şöyle geçirdi:Permakültür; doğal ekosistemlerin çeşitliliğine, istikrarına ve esnekliğine sahip olan tarımsal olarak üretken ekosistemlerin bilinçli tasarımı ve bakımlarının sağlanmasıdır. Bu resmi tanımı, “Doğaya rağmen, doğaya karşı değil; doğayla birlikte hareket et” diye okuyabiliriz.
Doğayla birlikte hareket etmek aslında bizim işimizi o kadar kolaylaştırıyor ki, daha öncesinde bu kadar hakim olmadığım pek çok konuya ilişkin detay öğrendim ve biliyorum ki hayatımı daha kolaylaştıracak bunlar. Bahçemi böcekler bastığında aslında tamamen benim hatam olduğunu, bir türlü hiç sevemediğim böceklerin benim bahçemin iyiliği için çalıştığını bilmek beni daha başka düşünmeye iten bir insan yapıyor. Israrla ektiğim "ama bir türlü yeşertemedim" dediğim bitkilerin neden "bazen bazı topraklarda yetişmediğini" bilmiyormuşum meğer. Neyse bu konu hayatımıza dokunacak bu yüzden konuyu geçiyorum. Ağaçların var olmak için bile her birinin ahenk içinde oluşunu, sadece güzelliğine bakıp geçtiğimiz tüm doğanın düzeni o kadar detaylı ki.. ağaç birlikleri nedir, nelerdir hiç bilmiyordum, galiba daha çok yol kat etmem gerekecek.. Elbette ekolojik bir bahçe yaratmanın emek gerektirmediğini söylemiyorum. Bitkileri bilmek tanımak toprak üretmek, çeşitli bitkileri olgunluğa eriştirmek ve yararlı böceklerin, kuşların ve diğer yaban hayvanlarının varışını beklemek her şey gibi emek ve zaman istiyor. Ve kendi bakış açımızı dönüştürmek, yaşadığımız bu çağda bin tğrlü farklı şeye yönelen bakışımızı doğanın karşılıklı bağlantılılığına dayalı bir açıya çevirmek belki de işin en zor yönü olacak. Ama yapacağımız bu yatırımın ileride bize çok mert bir geri dönüşü olacaktır. Dalından koparıp yediğimiz meyvenin tadını marketten aldığımız bir meyveyle kıyas bunun bize en basit örneği..
Aslında permakültür bizim hayatımız, hayatın tam içinden sesleniyor. Biraz ilginiz varsa bu kitap gerçek bir rehber, yol gösterici olacaktır. Hatta daha önce hayatında bırakın ağaç dikmeyi bir fide bile görmemiş, bahçeye girmemiş birisi bile hem keyifle okuyacak, hem de pekçok bilgi sahibi olacaktır.
Kendi bahçem her ne kadar bana göre güzel yetecek derecede çiçeklere ve canlılığına sahip olsa da, aynı zamanda meyve ve yenebilir yeşilliklerle dolu bir bahçe neden olmasın ki? Permakültür ve ekolojik tasarımın yeni ve biraz sabır isteyen teknikleri ile organik bahçıvanlığın yüzyıllar boyunca kullandığı tekniklere, kitapta yer verilen örnekler ve tablolar, karşımıza her zaman çıkacağı gibi işimize de çok yerde yarayacaktır.
Kitap ekolojik ve permakültür ilkelerine uygun peyzaj tasarımına bir giriş niteliğinde, daha önce okuduğum kitaplara göre çok daha detaylı. Ama küçük bir bahçeniz varsa, hatta balkonunuzda suni bir bahçeniz bile varsa yine de fikir sahibi olursunuz, ama rahatlıkla söyleyebilirim ki acemi bahçıvanlara yönelik bir bahçıvanlığa giriş kitabı kesinlikle değil.. Daha iyi bir verim almak için az da olsa bahçecilikle uğraşmışsanız çook keyif alacağınızı tahmin ediyorum. Aslına bakacak olursak değinilen mevzuların birçoğu başlı başına birer kitaba konu olacak kadar geniş. Bu biraz can sıkıcı olabilir ama sadece okunacak bir kitap gözüyle bakmazsak, bilgisiyle çok görkemli, danışılarak hayata geçirilen bir arkadaşlık kurulabilir kitapla. :)
Tabii bunları iddia ederken baz aldığım kitle bahçeye ve bu tarz ilgi alanlarına sahip olan insanlar(kitabı da zaten bir şekilde ilgisi olan okuyacağı için)olduğu için sorun olacağını düşünmüyorum.. keyifli okumalar..