Gitme Zamanı #okudumbitti
“Her başlangıç bir son... Yeni bir sona başlayalım.”
@aret_vartanyan ’ın #GitmeZamanı kitabı, sadece bir hikâye anlatmıyor; insana kendini, yaşadığını sandığı hayatı ve “gerçek” bildiklerini sorgulatan bir aynaya dönüşüyor. Kitap boyunca fark ettim ki bu yolculuk dışarıya değil, doğrudan içeriye… insanın kalbine, zihnine, geçmişine, karanlık ve aydınlık yanlarına doğru açılan bir yolculuk bu.
İki bölümden oluşması kitabı çok daha etkileyici kılıyor. “Zâhir” kısmında, görünürde sıradan bir hayatın içindeki çatlakları izliyoruz: evlilik, sadakatsizlik, tutkular, pişmanlıklar… Karakterler oldukça gerçekçi. Selim’in yaşadığı kırılmalar ve içsel sorgulama süreci o kadar tanıdık ki, bazı cümlelerde kendi yaşanmışlıklarım aklıma geldi.
Ama asıl fark yaratan “Bâtın” bölümüydü benim için. Orada, anlatı bambaşka bir katmana geçiyor; fiziksel dünyanın ötesine. Simyacıdan zaman ustasına, eski bilgilerden felsefi göndermelere kadar pek çok derinlikli unsurla karşılaştım. Fakat bu bilgiler okuyucuyu zorlamıyor; aksine yavaş yavaş içeri sızarak düşündürüyor, merak ettiriyor, ruhuna dokunuyor. Beni etkileyen şey, yazarın felsefeyi ve ruhani boyutu, anlatının doğal akışına ustaca yedirmesi oldu.
Kısacası bu kitap, bir oturuşta okunup geçilecek türden değil. Her bölüm, bir durup düşünmeye, bir şeyleri yeniden gözden geçirmeye alan açıyor. Kendimle yüzleştiğim, sorguladığım, bazı duvarlarımı çatırdatan satırlar oldu. Özellikle yaşamın anlamına, seçimlere, zamana ve “gitmek” fiiline yüklediğimiz anlamlara dair çok şey düşündüm.
Edebiyatla felsefenin kesiştiği yerleri seven, romanlardan sadece hikâye değil içsel bir etki de bekleyen herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Gitme Zamanı, aslında kalmak gerektiğini fısıldayan bir kitap.
#kitapkolikkafasikitapyorumu
@inkilapkitabevi
#reklamdeğilöneri