Yıllar önce, lisedeyken Dünyaca ünlü Japon yönetmen Akira Kurosava'nın Düşler isimli bir filmini izlemiştim. Film o dönem Türk televizyonlarında Akira Kurosava'nın Gündüz Düşleri adıyla yayınlanmıştı. Filmden çok etkilenmiştim. O kadar ince detaylar, öyle mistik anlatımlar vardı ki... Gençliğin damarlarımda taze taze aktığı zamanlarda film benim için büyüleyici bir sanat şöleni olmuştu.
Japonların bu ince ve uzak doğunun mistik havasını solutan estetik tarzını o zamandan keşfetmiştim.
Sadedinde olduğum kitap ise, yine Dünyaca ünlü Japon yazar Haruki Murakami'nin büyüklere yazdığı minik bir masal: Tuhaf Kütüphane
Okurken Akira Kurosava'nın Gündüz Düşleri filmini hatırladım. Su gibi akıp giden sade bir dille, öyle tekinsiz ama öyle sanatsal bir masal anlatılıyor ki... Hikayenin içinde Bir Osmanlı Vergi Tasildarının Güncesi adında başka bir kitaptan bahsedilmesi ise beni çok şaşırttı.
Yazım dili, hikayenin ürperten gerçek üstü canlılığı, kitabın baskı kalitesi ( kuşe kağıt ve zengin illüstrasyonlarla bezenmiş, sert kapak ciltli) ve tabi ki düş dünyamızın kapısını aralayan kurgusuyla çok etkilendiğim bir kitap oldu.
Minicik, masalsı bir düş görmek isteyen herkese tavsiye ederim.