Tuhaf Kütüphane

7,3/10  (37 Oy) · 
83 okunma  · 
28 beğeni  · 
565 gösterim
Haruki Murakami'den büyükler için yazılmış, masal tadında bir öykü…

Bir Osmanlı Vergi Tahsildarının Güncesi adlı kitabı elime aldım, okumaya başladım. Bu, Osmanlıca yazılmış zor bir kitaptı. Ne var ki tuhaf bir şekilde hiç güçlük çekmeden okuyabiliyordum. Kitabın sayfalarını çevirirken, Türk vergi tahsildarı İbn Armut Hasir olmuştum, belimde eğri bir pala, İstanbul'da vergi toplamaya çıkmıştım. Meyve ve tavuk, sigara ve kahve kokuları sokağa ağır ağır akan bir nehir gibi yayılmıştı. Hurma ve mandalina satan seyyar satıcılar yol kenarında yüksek sesle bağrışıyorlardı.

Yalnız bir çocuk, gizemli bir kız ve Koyun Adam… Acaba korkunç yaşlı adamın onları hapsettiği ürkünç kütüphaneden kaçmayı başarabilecekler mi? Haruki Murakami'den büyükler için yazılmış, masal tadında bir öykü… Neden bunlar benim başıma gelmek zorundaydı ki? Oysa tek yaptığım, kitap ödünç almak için kütüphaneye gelmekti. "O kadar da canını sıkma" dedi Koyun Adam, beni avutmak için."Baksana Koyun Adam" dedim. "Neden o yaşlı adam benim beynimi yemek istiyor ki?" "Bilgiyle dolu beyin çok lezzetli olur çünkü. Yumuşacıktır. Aynı zamanda böyle topak topaktır."
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2016
  • Sayfa Sayısı:
    72
  • ISBN:
    9786050938838
  • Çeviri:
    Ali Volkan Erdemir
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 25 Oca 21:15 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Aslında birkaç gündür Stephen King'in 30 sene önce kısa versiyonunu okuduğum ve bu hafta kesintisiz versiyonu çıkan Korku Ağı adlı kitabını okuyorum ve büyük keyif alıyorum; ama, artık, yaşım gereği mi bilmem, vampirler, korkutucu ölüm biçimlerinin olduğu kitapları okumak istemiyorum galiba. Benimkisi bir çeşit nostalji, gençliğimi yad etmek tabii ki, yani güzel fotoğraflar ve anılarla hatırlamak daha güzel ama, söz konusu olan edebiyat ve Stephen King benim için önemli, onu eski kitaplarıyla da olsa seviyorum, ve yeniden okumadan edemezdim Korku Ağı'nı...

Bugün, akşama doğru biraz bunaldım açıkçası. Kitabın negatif havasından, giderek korkutucu olan havasından uzaklaşmak istedim. Yeni kitaplarla dolu odamdaki küçük kitaplığım, yani bu siteden sevdiğim insanlardan gelen güzel yeni kitaplarla dolu raflarda arayıp buldum, aklımdaydı zaten, biraz da aradan çıkarsam mı diye düşünüyordum...

Murakami galiba en çok okuduğum yazarlardan birisi olmak üzere. Okuduğum bütün eserlerini çok sevdim. Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac Yılları ile tanışmıştım onunla ve ne harika bir tanışma olmuştu! Benim için en önemli kıstas olan karakter geliştirme, karakter yaratma özelliği Murakami'de son derece yalın, rahatça akan bir kıvrak dille ortaya konuyor. Tsukuru Tazaki kesinlikle en sevdiğim edebiyat karakterlerinden birisidir, yazarın diğer eserlerini okudukça yarattığı karakterlerin birbirine benzediğini görüyorum ancak bu negatif bir etki yaratmıyor kesinlikle, çünkü Murakami gerçekten anlatmayı çok iyi bilen ve ilgi çekici kılmakta hiç sıkıntı çekmeyen bir usta. Okumayan varsa, mutlaka denemeli.

Murakami'nin dünyasında paralel dünyaların misafiriyiz. Belki bütün karakterler tek bir karakterin farklı eserlerde anlatılan çoklu hikâyelerinin yansımalarıdır. Ne olursa olsun, Murakami deyince son derece doğal bir şekilde var olan garip, şaşılası dünyaların yan yanalığına şahit olmak normal. Bu dünyalarda kedilerin konuştuğunu ya da cinayet işlediğini, bir resimdeki ayrıntıdan yola çıkarak bir yaban koyununun peşine düşen insanları görmek, bilinmez ve harikalar ötesi bir ormanda yaşamaya başlamak mümkün. Ancak bunlar eserlerin gerçeklik duygusunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama sadece mekân olarak bozuyor, ama duygu olarak ister bu gerçek dünyada ister Murakami paralel evrenlerinden birinde olalım, hiç bir şey değişmiyor: herkes Murakami dünyasında, dünyalarında duygu ve his olarak komple bir bütünün içerisinde ve parçası olarak nefes almaya devam ediyor. Bana göre, bu, büyük bir meziyet bir yazar için.

Tuhaf Kütüphane, Murakami'nin paralel evrenlerinden birinde geçiyor. Bu sefer bir kütüphanedeyiz ve yaşımız küçük, ve sırf öylesine Osmanlı Devleti'nde vergi tahsilatı üzerine kitap var mı merak ediyoruz ve okumak istiyoruz. Bizimle ilgilenen yaşlı kütüphaneci oldukça asabi, itici birisi ama yardım ediyor ve bizi kütüphanenin aşağılarında bir yerlerde bir hücreye götürüyor. Orada bir Koyun Adam var ve yaşlı adamın emri üzerine en kısa sürede bize verilen 3 kitabı bitirmek zorundayız, çünkü sınav olacağız. Ancak Koyun Adamın bize söylediğine göre, sınavı geçsek bile kurtulmamız imkânsız, beynimizin yenmesinden kaçmamız mümkün değil.. evimize dönmek istiyoruz, acaba dönebilecek miyiz?

Kitap, yazarın hayâl gücünün zirvelerde dolaştığı bir eser, bu sefer yazarın paralel evreninde daha fazla zaman geçiriyoruz ve gerçek dünya bütün ağırlığıyla ve hüznüyle son sayfalara ve son paragrafa saklıyor kendini. Bu, aslında bir çeşit korku hikâyesi. Başımıza gelen olaylar değil, başımıza ne gelirse gelsin, ruh halimize ve duygularımıza verdiği hasarı anlatması anlamında bir korku kitabı. Bir kâbus mu? Bu dünyada ya da diğerinde, fark etmez, bir çocuk olan karakterimiz kıstırıldığı kapandan kurtulsa da kurtulmasa da boynuna geçirilmiş bir iple dolaşır gibi, herşey bir hayâlmiş, bir rüyaymış hissi vermeden, bize rahatlama konforunu sunmadan bitiyor kitap. Bu anlamda, ben Stephen King'in kitabındaki bu histen kurtulmaya çalışırken Murakami de aslında aynı şey yapmış oldu bana.

Bugün vampirlerle, kötü yaşlı adamlarla, saf temiz Koyun Adamlarla geçti. Her iki kitaptan yayılan karamsarlık ve kötülük hissi, çocuk dahi olsak bizi koruyacak kimsenin olmadığı hissi kitap yapraklarından yükseldi, odama yayıldı. Pencereleri açıp yazdım, ama hava fazla soğuk, geriye küçük odamda böyle oturup oflayıp puflamak ve bunalmak kaldı.

Yağmur 
30 Oca 11:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yarıyıl tatilimin son haftasında farklı türlerde kitap okumak güzel bir duygu.Kitaplar her zaman terapi gibi gelir,bana.Özellikle de hiç sevmediğim tatillerde. :)

Kitaba gelince;her Kitap benim için farklı bir deneyim ve bu kitaptafarklı bir deneyim oldu,benim için.Bu kitabı İzmir'de Mavibahçe alışveriş merkezinde çay eşliğinde okudum.Resimleri ve konusuyla beni çeken bir kitap oldu.Yan masada oturan bir anne ile kızı otururken,kızın dikkatini çekti kitap ve onunla beraber okudum,bu kitabı.Spoi içerir.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar. :)

Kitap içeriği hakkında; küçük bir çocuk,kütüphaneden ödünç aldığı kitapları geri vermek için kütüphaneye gider.Kitapları geri verdiğine dair onaylama işlemi yapıldıktan Sonra merak ettiği kitapları sorar.Görevli alt kata,depoya inmesini söyler.Çocuk yıllardır o kütüphaneye gitmesine rağmen böyle bir depo olduğunu duyunca şaşırır.Depoya indiğinde ise yaşlı adamla biraz sohbet ettikten Sonra,yaşlı adam konuyla ilgili üç kitap getirir ve çocuğu zindana atar.Çocugun zindan olabilmesinin tek bir yolu vardır.Kitplardan olacağı sözlüden geçmektir.Koyun Adam çok iyi biridir ve çocuğa yardımcı olur.Çocugun kaçması için yardımcı olur.Kitapları okurken yaşadıkları Ve evine döndüğü zaman yaşadıkları anlatılıyor.

Keyifli ve merak ettirici bir kitap.Nefes kesici idi,benim için.

özlem 
26 Mar 19:47 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Başlamamla bitirmem bir oldu.Değişik bir hayal ürünü. Yazarın başka kitaplarını da okumak gerek bir fikre varmak için herhalde kitap o karar kısaki

CaNSeL 1⃣ 9⃣ 0⃣ 7⃣ KIRAÇ 
31 Oca 20:43 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

#kitapyorum

Haruki Murakami yine harika, bir solukta biten, biraz ürpertici bir kitap ortaya çıkarmış. Karanlık bir öyküye sahip kitabı, karanlık resimler ile birlikte iyice harmanlamış. 72 Sayfalık harika bir kitap sizleri bekliyor. Kesinlikle tavsiye ederim.

SrplPepero 
 06 Ağu 10:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Şahane. İlk kez Murakami'de gerilimli ve yine yaratıcı sürükleyici bu kez bir masal.. son derece kısa masal kitabı hoş ilistürasyonlarla süslenmiş. Sevdim. Bir çocuğun, Kütüphanede Osmanlı İmparatorluğu Vergi sistemini öğrenmek istemesiyle başlayan, koyun adam, sığırcık kuşuna dönüşen güzel kız, söğüt dalı sopası, tüylü kurtçuklar, bilgi dolu yumuşak beyin yemeyi seven çirkin yaşlı görevli)) kısa, fantastik bir masal. Murakami'ye devam.)

Şeyma selvi 
03 Şub 16:43 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Tuhaf kütüphane"2016 Doğan kitap yayınevinden çıkan 72 sayfalık bir kitap "Tuhaf kütüphane" kıtabının yazarı ünlü Japon yazar Haruki murakami .Haruki murakami'nin "Tuhaf kütüphane" adlı eseri 2008 yılında Japonya'da ilk baskısını yaptı . Maalesef 2016 yılında Türkiye'ye çevirildi . "Tuhaf kütüphane küçük bir çocuğun bir kitabı merak etmesi ve kitabın peşinden kütüphaneye gitmesiyle başlamıştı . Kitap gerçekten çok güzel. Okunmasını tavsiye ederim. Kitap okumak iyidir.

Kitap ve Kahve Delisi 
05 Nis 08:09 · Kitabı okudu · 3/10 puan

Kapak yazısında kütüphane, osmanlıda vergi tahsildarlığı gibi tabirler okuyunca merak etmiştim. Adı üstünde olay tuaf başlamıştı ama bitince hayallerim kırıldı çünkü yere düştüler. Murakami yetişkinlere masal kitabı yazmış ama yazmasa olurmuş. Neyse ustaya saygılarımı sunuyorum ve bir bildiği vardır yazarken diyorum. Merak edenlerin tercihine bırakıyorum... Kitap resimliydi ama çizimler güzeldi ama

Duygu Nur 
21 Nis 18:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 3/10 puan

Bu yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Yazarın dilini anlamak için bundan başladım. Kitaptaki illüstrasyonları çok beğendim. Kitabın içeriğine gelirsekte kitap bittiğinde aklımda bir sürü soru işareti kaldı. Her bölümün sonunda neden diye sürekli kendime sorup durdum. Sonu da hiç beklemediğim bir şekilde bitti. Kitap oldukça *tuhaftı*.

Mustafa iz 
28 Mar 20:10 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitap nasıl? Güzel mi? diye soranlar için adini tamamen "tuhaf" hak ettiğini söyleyebilirim. Nedeni ise; ne bir masal, ne bir gerçekliğe yakın ne de tamamen hayal gücü diyemem. Tuhaf bir şekilde hepsinden tuhaf ölçüde pay almış diyebilirim. Okurken aklıma hep bur bireyin fiziki gerçekliği ve düşsel gerçekliği ( Düşsel gerçeklik mi? O nedir? derseniz. Net bir şekilde diyebilirim ki bir bilim adamı einstein hakkında yorum yaparken " Bizim düş dediğimize o düşsel deney diyordu ve bir çok teorisini de bu düşsel deney ile oluştururdu" demesi sonucunda hayaletimizle oluşturduğumuz gerçekliğimize düşsel demek durumundayım.) Şimdi gelelim düşsel gerçeklik ve fiziki gerçeklik hakkında vereceğim örneğe bir köle düşünün tüm gün boyunca sahibinden zulüm gören bir köle ve düşsel dünyası sayesinde ayakta durabileceğini söz konusu yani eğer güçlü bir karakterse sahibinin yerine koyup kölesini azat ettiğini düşünür ya da zayıf bir karakter ise kölesine zulüm ettiğini düşünür. Işte insanlar bu dünyada düşsel gerçekliği ile ayakta durabilirler teorisini ortaya atabilirim ve herkes fiziki gerçekliğini karakterine göre bir tutam yahut koca bir dünya ile düşsel gerçeklik ekleyerek mutlu yaşayabilirler diyebilirim. Kitap ise bu fiziki gerçeklik ve düşsel gerçeklik atası sınırın bulaniklasmasi ve geçmiş anıların gelecek kaygısı ile birleşmesi arasındaydı. Son soyledigim cümle tuhaf mi oldu? Evet kitaptaki hikaye gibi tuhaf oldu:) Bunlar benim fikirlerim tabi genelleme yaptığımı söyleyebilirim.Keyifli okumalar...

Dilşah Aker 
11 Haz 23:42 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kitabın bendeki basımı Knopf yayınlarından çıkmış, görüp görebileceğiniz en orijinal, en özel basımlardan biri. Zaten havaalanındaki uçuk fiyatları düşününce, Murakami'nin isminden sonra beni cezbeden şey bu muhteşem tasarım olmuştu. Nitekim kitap, ben bir saat bile sürmeyen yolculuğumu bitiremeden bitmiş, tadı damağımda kalmıştı; fakat hala modumu biraz yükseltmek ve Murakami'nin eşsiz dünyasını hissetmek istediğimde elime alır, okurum.
Eğer daha önce bu derin hayal gücünden fışkırmış başka eserleri de okuduysanız ve bazen küçük bir kapsül atıp, misal Sahilde Kafka'da tattığınız o hissi tazelemek istiyorsanız alıp okuyabilirsiniz; zira bu öykü, ihtiyacınız olan her şeye sahip küçük bir kapsül gibi gerçekten. Kendine has kalemi ve olay örgüsüyle, yeterli dozda gizemi ve heyecanıyla minyatür bir Murakami eseri.

2 /

Kitaptan 5 Alıntı

Hasan ER 
20 Şub 23:28 · Kitabı okudu

Labirentlerin zor yanı, seçtiğin yolun doğru olup olmadığını, sonuna kadar gitmeden bilememendir.Sonuna kadar ilerleyip de yolu karıştırdığını anladığında, geri dönüp baştan başlamak çok '' geç '' olabilir.

Tuhaf Kütüphane, Haruki Murakami (Sayfa 52)Tuhaf Kütüphane, Haruki Murakami (Sayfa 52)
Yağmur 
30 Oca 10:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Baksana Koyun Adam," dedim."Neden o yaşlı adam benim beynimi yemek istiyor ki?"
"Bilgiyle dolu beyin çok lezzetli olur çünkü.Yumuşacıktır.Aynı zamanda topak topaktır.

Tuhaf Kütüphane, Haruki Murakami (Sayfa 27 - Doğan Kitap Yayınları)Tuhaf Kütüphane, Haruki Murakami (Sayfa 27 - Doğan Kitap Yayınları)
Yağmur 
30 Oca 10:51 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Dünya bir şekilde dönmeye devam eder" dedi yaşlı adam,kaşlarını çatarak "Herkes kendini düşünür Ve yaşamaya devam eder.Annen de öyledir,sıpınek kuşun da.Dünya bir şrkildedönmete devam eder.

Tuhaf Kütüphane, Haruki Murakami (Sayfa 44 - Doğan Kitap Yayınları)Tuhaf Kütüphane, Haruki Murakami (Sayfa 44 - Doğan Kitap Yayınları)
Sesim cemre toker akbay 
13 Şub 14:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Koyun Adam 'ın kendi dünyası var. Benim kendi dünyam. senin sana ait bir dünyan var. Öyle değil mi ?
Öyle tabii.
Bu yüzden Koyun Adam'ın dünyasında benim var olmamam , benim var olmadığım anlamına gelmez.

Tuhaf Kütüphane, Haruki Murakami (Sayfa 35)Tuhaf Kütüphane, Haruki Murakami (Sayfa 35)
Yağmur 
30 Oca 10:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Annem çocukluğumdan beri, bilmediğin bir şey olduğunda hemen kütüphaneye gidip araştırma yap diyerek eğitmişti beni.

Tuhaf Kütüphane, Haruki Murakami (Sayfa 10 - Doğan Kitap Yayınları)Tuhaf Kütüphane, Haruki Murakami (Sayfa 10 - Doğan Kitap Yayınları)