Adı:
Tuhaf Kütüphane
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
72
Format:
Ciltli
ISBN:
9786050938838
Orijinal adı:
ふしぎな図書館
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Tuhaf Kütüphane
The Strange Library
Haruki Murakami'den büyükler için yazılmış, masal tadında bir öykü…

Bir Osmanlı Vergi Tahsildarının Güncesi adlı kitabı elime aldım, okumaya başladım. Bu, Osmanlıca yazılmış zor bir kitaptı. Ne var ki tuhaf bir şekilde hiç güçlük çekmeden okuyabiliyordum. Kitabın sayfalarını çevirirken, Türk vergi tahsildarı İbn Armut Hasir olmuştum, belimde eğri bir pala, İstanbul'da vergi toplamaya çıkmıştım. Meyve ve tavuk, sigara ve kahve kokuları sokağa ağır ağır akan bir nehir gibi yayılmıştı. Hurma ve mandalina satan seyyar satıcılar yol kenarında yüksek sesle bağrışıyorlardı.

Yalnız bir çocuk, gizemli bir kız ve Koyun Adam… Acaba korkunç yaşlı adamın onları hapsettiği ürkünç kütüphaneden kaçmayı başarabilecekler mi? Haruki Murakami'den büyükler için yazılmış, masal tadında bir öykü… Neden bunlar benim başıma gelmek zorundaydı ki? Oysa tek yaptığım, kitap ödünç almak için kütüphaneye gelmekti. "O kadar da canını sıkma" dedi Koyun Adam, beni avutmak için."Baksana Koyun Adam" dedim. "Neden o yaşlı adam benim beynimi yemek istiyor ki?" "Bilgiyle dolu beyin çok lezzetli olur çünkü. Yumuşacıktır. Aynı zamanda böyle topak topaktır."
72 syf.
·1 günde·10/10
Aslında birkaç gündür Stephen King'in 30 sene önce kısa versiyonunu okuduğum ve bu hafta kesintisiz versiyonu çıkan Korku Ağı adlı kitabını okuyorum ve büyük keyif alıyorum; ama, artık, yaşım gereği mi bilmem, vampirler, korkutucu ölüm biçimlerinin olduğu kitapları okumak istemiyorum galiba. Benimkisi bir çeşit nostalji, gençliğimi yad etmek tabii ki, yani güzel fotoğraflar ve anılarla hatırlamak daha güzel ama, söz konusu olan edebiyat ve Stephen King benim için önemli, onu eski kitaplarıyla da olsa seviyorum, ve yeniden okumadan edemezdim Korku Ağı'nı...

Bugün, akşama doğru biraz bunaldım açıkçası. Kitabın negatif havasından, giderek korkutucu olan havasından uzaklaşmak istedim. Yeni kitaplarla dolu odamdaki küçük kitaplığım, yani bu siteden sevdiğim insanlardan gelen güzel yeni kitaplarla dolu raflarda arayıp buldum, aklımdaydı zaten, biraz da aradan çıkarsam mı diye düşünüyordum...

Murakami galiba en çok okuduğum yazarlardan birisi olmak üzere. Okuduğum bütün eserlerini çok sevdim. Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac Yılları ile tanışmıştım onunla ve ne harika bir tanışma olmuştu! Benim için en önemli kıstas olan karakter geliştirme, karakter yaratma özelliği Murakami'de son derece yalın, rahatça akan bir kıvrak dille ortaya konuyor. Tsukuru Tazaki kesinlikle en sevdiğim edebiyat karakterlerinden birisidir, yazarın diğer eserlerini okudukça yarattığı karakterlerin birbirine benzediğini görüyorum ancak bu negatif bir etki yaratmıyor kesinlikle, çünkü Murakami gerçekten anlatmayı çok iyi bilen ve ilgi çekici kılmakta hiç sıkıntı çekmeyen bir usta. Okumayan varsa, mutlaka denemeli.

Murakami'nin dünyasında paralel dünyaların misafiriyiz. Belki bütün karakterler tek bir karakterin farklı eserlerde anlatılan çoklu hikâyelerinin yansımalarıdır. Ne olursa olsun, Murakami deyince son derece doğal bir şekilde var olan garip, şaşılası dünyaların yan yanalığına şahit olmak normal. Bu dünyalarda kedilerin konuştuğunu ya da cinayet işlediğini, bir resimdeki ayrıntıdan yola çıkarak bir yaban koyununun peşine düşen insanları görmek, bilinmez ve harikalar ötesi bir ormanda yaşamaya başlamak mümkün. Ancak bunlar eserlerin gerçeklik duygusunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama sadece mekân olarak bozuyor, ama duygu olarak ister bu gerçek dünyada ister Murakami paralel evrenlerinden birinde olalım, hiç bir şey değişmiyor: herkes Murakami dünyasında, dünyalarında duygu ve his olarak komple bir bütünün içerisinde ve parçası olarak nefes almaya devam ediyor. Bana göre, bu, büyük bir meziyet bir yazar için.

Tuhaf Kütüphane, Murakami'nin paralel evrenlerinden birinde geçiyor. Bu sefer bir kütüphanedeyiz ve yaşımız küçük, ve sırf öylesine Osmanlı Devleti'nde vergi tahsilatı üzerine kitap var mı merak ediyoruz ve okumak istiyoruz. Bizimle ilgilenen yaşlı kütüphaneci oldukça asabi, itici birisi ama yardım ediyor ve bizi kütüphanenin aşağılarında bir yerlerde bir hücreye götürüyor. Orada bir Koyun Adam var ve yaşlı adamın emri üzerine en kısa sürede bize verilen 3 kitabı bitirmek zorundayız, çünkü sınav olacağız. Ancak Koyun Adamın bize söylediğine göre, sınavı geçsek bile kurtulmamız imkânsız, beynimizin yenmesinden kaçmamız mümkün değil.. evimize dönmek istiyoruz, acaba dönebilecek miyiz?

Kitap, yazarın hayâl gücünün zirvelerde dolaştığı bir eser, bu sefer yazarın paralel evreninde daha fazla zaman geçiriyoruz ve gerçek dünya bütün ağırlığıyla ve hüznüyle son sayfalara ve son paragrafa saklıyor kendini. Bu, aslında bir çeşit korku hikâyesi. Başımıza gelen olaylar değil, başımıza ne gelirse gelsin, ruh halimize ve duygularımıza verdiği hasarı anlatması anlamında bir korku kitabı. Bir kâbus mu? Bu dünyada ya da diğerinde, fark etmez, bir çocuk olan karakterimiz kıstırıldığı kapandan kurtulsa da kurtulmasa da boynuna geçirilmiş bir iple dolaşır gibi, herşey bir hayâlmiş, bir rüyaymış hissi vermeden, bize rahatlama konforunu sunmadan bitiyor kitap. Bu anlamda, ben Stephen King'in kitabındaki bu histen kurtulmaya çalışırken Murakami de aslında aynı şey yapmış oldu bana.

Bugün vampirlerle, kötü yaşlı adamlarla, saf temiz Koyun Adamlarla geçti. Her iki kitaptan yayılan karamsarlık ve kötülük hissi, çocuk dahi olsak bizi koruyacak kimsenin olmadığı hissi kitap yapraklarından yükseldi, odama yayıldı. Pencereleri açıp yazdım, ama hava fazla soğuk, geriye küçük odamda böyle oturup oflayıp puflamak ve bunalmak kaldı.
72 syf.
·2 günde·7/10
Tuhaf kütüphane Murakami'nin en sürükleyici eserlerinden olmalı. Kısa ama etkili bir öykü. Kütüphanenin o ürkütücü soğuk duvarlarını teninizde hissedeceksiniz. Koyun adam, Kız ve çocuk etrafında geçen bu fantastik hikayeyi okumanız damağınızda güzel bir tat bırakacaktır. Biraz gerilim biraz macera. Buyrun.
72 syf.
Yarıyıl tatilimin son haftasında farklı türlerde kitap okumak güzel bir duygu.Kitaplar her zaman terapi gibi gelir,bana.Özellikle de hiç sevmediğim tatillerde. :)

Kitaba gelince;her Kitap benim için farklı bir deneyim ve bu kitaptafarklı bir deneyim oldu,benim için.Bu kitabı İzmir'de Mavibahçe alışveriş merkezinde çay eşliğinde okudum.Resimleri ve konusuyla beni çeken bir kitap oldu.Yan masada oturan bir anne ile kızı otururken,kızın dikkatini çekti kitap ve onunla beraber okudum,bu kitabı.Spoi içerir.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar. :)

Kitap içeriği hakkında; küçük bir çocuk,kütüphaneden ödünç aldığı kitapları geri vermek için kütüphaneye gider.Kitapları geri verdiğine dair onaylama işlemi yapıldıktan Sonra merak ettiği kitapları sorar.Görevli alt kata,depoya inmesini söyler.Çocuk yıllardır o kütüphaneye gitmesine rağmen böyle bir depo olduğunu duyunca şaşırır.Depoya indiğinde ise yaşlı adamla biraz sohbet ettikten Sonra,yaşlı adam konuyla ilgili üç kitap getirir ve çocuğu zindana atar.Çocugun zindan olabilmesinin tek bir yolu vardır.Kitplardan olacağı sözlüden geçmektir.Koyun Adam çok iyi biridir ve çocuğa yardımcı olur.Çocugun kaçması için yardımcı olur.Kitapları okurken yaşadıkları Ve evine döndüğü zaman yaşadıkları anlatılıyor.

Keyifli ve merak ettirici bir kitap.Nefes kesici idi,benim için.
72 syf.
·10/10
Akın altan dan dinledim.Kendisinin youtube da bir kanalı var hepinize öneririm.
Kitaba gelecek olursak bir öğrenci arkadaş kütüphaneye gidiyor ve bir kitap soruyor.Kitabı bulabileceğini söyledikleri yere giderken kendini çok farklı bir yerde buluyor ve orada hapis oluyor ve olaylar başlıyor.Ben dinlerken kendimi orada hissettim çok akıcı ve güzel bir anlatım.
Okumanızı tavsiye ederim ve tabiki dinlemenizide.
72 syf.
Haruki Murakami kitaplarıyla tanışmaya bu kitapla ilk adımı attım.

Tuhaf Kütüphane, çok kısa, masal tadında gotik-fantastik bir öykü kitabı. 15 dakika- yarım saat arası bitirebileceğiniz uzunlukta.

Karakterleri bir çocuk, yaşlı adam, koyun adam ve gizemli güzel kızdan oluşuyor. Kütüphanede geçen gerçek mi kurgu mu belli olmayan bir kolay konu ediliyor.

Büyükler için masallardan. Masal tadında kitapları sevenler için tavsiye edebilirim. İllüstrasyonları da çok güzeldi, Küçük Prens tadında.

Murakami'nin metin dilini çok beğendim, diğer kitaplarını da okumak için listeme ekledim.
72 syf.
Haruki Murakami’nin masalımsı öykü kitabı. Biraz ürkütücü bir öykü...
Yalnız bir çocuk, korkunç ve yaşlı bir adam, elleriyle konuşan gizemli, çok güzel bir kız ve Koyun Adam...
Yine de güzeldi.. Marukami'nin okuduğum ilk kitabıydı.
72 syf.
·Beğendi·10/10
Merhaba Murakami,
Okuduğum, okuyacağım ve takılıp kalacağım yazarlar arasına hoşgeldin...

Hep tereddüt ederek yaklaştığım bir yazar olmuştu Murakami ve herkesin severek, hayranlıkla kitaplarını okuduğu birinden kendimi mahrum etmek istemedim. Murakami eserlerine giriş yapmak adına bu kitabıyla başladım. Ne söyleyeceğimi bilemediğim bir eser ama hakkında söylemek istediğim bir sürü şey de var. Tıpkı kitabındaki ikili zaman ve evren olayı gibi hep iki arada bir derede kalıverdim incecik bir kitap yüzünden. Kitap bir çocuğun yolda yürürken aklına takılan "Osmanlı'da vergi sistemi nasıldı acaba?" sorusuyla başlıyor. —Rastgele bir yerde rastgele bir şekilde aklımıza gelen saçma sapan bir soru gibi oldukça normal ve sıradan bir düşünce.— Kendi kendine sorduğu bir soru üzerine kütüphaneye giriyor ve konuyla ilgili kitap aradığını belirtiyor. Kütüphane görevlisi yaşlı, aksi, gözü dönmüş bir adam onu orada alıkoyuyor ve bilgi dolu bir beyinden beslenmek için onu ayağından zincirleyerek bir hücreye kapatıp verdiği kitapları ezberlemesini ve ardından onu sınav yapacağını söylüyor. Tam emin değilim ama bu hücreye kapatıp, bir şeyleri ezberlemeye ve öğrenmeye ardından da sınava sokmaya zorlamak biraz eğitim sistemini simgeliyor ve eleştiriyormuş gibi geldi bana. Yaşlı ve bilgili beyinlere aç adama yardım eden bir koyun adam var ve sanırım bu karakter de eğitim sisteminin dayatmalarına bazı sebeplerden ötürü boyun eğmek zorunda olan çalışanları anlatıyor. Kitabımızın bir diğer karakteri de güzeller güzeli bir kızcağız. Bizim baş karakterimize yardım edip ufkunu açıyor, onu zincirlerinden kurtulmaya güdülüyor. Tüm bu karakterlerin can alıcı noktası ise hepsinin baş karakterin hayatındaki birilerinin paralel yansımaları olması.
Bu incecik kitabın ve Murakami'nin bize söyleyeceği bir sürü şey var.
Keyifli okumalar...
72 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Başlamamla bitirmem bir oldu.Değişik bir hayal ürünü. Yazarın başka kitaplarını da okumak gerek bir fikre varmak için herhalde kitap o karar kısaki
72 syf.
·2 günde·10/10
Masal tadında muhteşem bir öykü... illüstrasyonlar harika. Okurken aynı zamanda onları incelemek harika bir tat veriyor. Kütüphanede geçen tuhaf olaylarla bu dünyadan kısa süreliğine de olsa uzaklaşmanın keyfine varabilirsiniz bu kitabı okurken.
72 syf.
·Puan vermedi
"Ne okudum ben yahu! "
dedikten sonra yazarın diğer kitaplarına bakmaya başladım. Bir solukta okuyup bitirebileceğiniz fantastik bir hikaye. Bazı sayfalarda illüstrasyonların olması da okurken zihinde daha kolay canlanmasını sağlıyor. Etkilendim mi? 'evet', diğer kitaplarına şans verir miyim? 'evet'.
72 syf.
·9/10
Murakami’nin beğenmediğim bir eseri olmuş desem sorun olmayacağını düşünüyorum.

Okurken Murakami okuyorum diyeceğim olaylar var ama bu sefer daha basitti. İki güzel söz dışında da bir şey yoktu açıkcası.
Beklentimi yüksek tuttuğumdan sanırım büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.
72 syf.
·1 günde·5/10
Kitabın sayfaları kaliteli ama hikayesi basit. Konu olarak güzel bir konuyu işlemiş ama içeriği çok ilgi çekici değil. Bir anda biten bir eser. Okumadığınız da çok da kaybedeceğiniz bir şey yok. Bir de pahalı bir kitap. Bunun yerine başka bir eser alınıp okunabilir. İyi okumalar
Labirentlerin zor yanı, seçtiğin yolun doğru olup olmadığını, sonuna kadar gitmeden bilememendir.Sonuna kadar ilerleyip de yolu karıştırdığını anladığında, geri dönüp baştan başlamak çok '' geç '' olabilir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tuhaf Kütüphane
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
72
Format:
Ciltli
ISBN:
9786050938838
Orijinal adı:
ふしぎな図書館
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Tuhaf Kütüphane
The Strange Library
Haruki Murakami'den büyükler için yazılmış, masal tadında bir öykü…

Bir Osmanlı Vergi Tahsildarının Güncesi adlı kitabı elime aldım, okumaya başladım. Bu, Osmanlıca yazılmış zor bir kitaptı. Ne var ki tuhaf bir şekilde hiç güçlük çekmeden okuyabiliyordum. Kitabın sayfalarını çevirirken, Türk vergi tahsildarı İbn Armut Hasir olmuştum, belimde eğri bir pala, İstanbul'da vergi toplamaya çıkmıştım. Meyve ve tavuk, sigara ve kahve kokuları sokağa ağır ağır akan bir nehir gibi yayılmıştı. Hurma ve mandalina satan seyyar satıcılar yol kenarında yüksek sesle bağrışıyorlardı.

Yalnız bir çocuk, gizemli bir kız ve Koyun Adam… Acaba korkunç yaşlı adamın onları hapsettiği ürkünç kütüphaneden kaçmayı başarabilecekler mi? Haruki Murakami'den büyükler için yazılmış, masal tadında bir öykü… Neden bunlar benim başıma gelmek zorundaydı ki? Oysa tek yaptığım, kitap ödünç almak için kütüphaneye gelmekti. "O kadar da canını sıkma" dedi Koyun Adam, beni avutmak için."Baksana Koyun Adam" dedim. "Neden o yaşlı adam benim beynimi yemek istiyor ki?" "Bilgiyle dolu beyin çok lezzetli olur çünkü. Yumuşacıktır. Aynı zamanda böyle topak topaktır."

Kitabı okuyanlar 1.006 okur

  • Beytullah
  • Helin Yüce
  • ceyda
  • Ali Gülcü
  • DonJuanDeMarco
  • Yağmur Yaşar
  • Beyza
  • GKCY
  • Zeynep Aykul
  • Mehmet

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%21.1
25-34 Yaş
%37.8
35-44 Yaş
%24.4
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.8
Erkek
%29.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.6 (65)
9
%10.8 (40)
8
%21.4 (79)
7
%26.6 (98)
6
%8.7 (32)
5
%7.6 (28)
4
%1.6 (6)
3
%2.4 (9)
2
%0.8 (3)
1
%0.5 (2)