·424 syf.····Okunma: 12 Haziran 2025 10:36 “Elinizde tam 200 yıllık bir büyü tutuyorsunuz.”
Kitabın sunuşunda gördüğüm Hamdi Koç’un yaptığı bu girizgâhla yıllardır kitaplığımda bulunan ama bir türlü okuma şevkini bulamadığım bu esere başlayabildim.
Öncelikle biraz yoğun bir dönemde okuduğum için 9 günde bitirdim, yoksa kolaylıkla 3 günde bitirilebilecek bir kitaptı. Yalnız size büyük bir heyecan ya da merak duygusunun eşlik etmesini beklemeyin derim, şahsen yüksek duygular yaşatacak bir kitap değil bana kalırsa. Ama her kitap bunları sunmak zorunda mı? Değil.
Tatlı, temiz, ‘kızsal’ hisler uyandırdı bende. Biraz feminist bir yönünün de bulunduğunu söyleyebilirim.
Kitap içeriğinde herkesin bahsettiği gibi Mr, Mrs, Miss ile başlayan yabancı isimlerle dolu. Öncelikle bu beni o kadar zorlamadı. Ufak bir adaptasyon sürecinden sonra karakterlere hakim oldum. Bir karı kocanın 5 kızı, onları evlendirme çabaları ve her bir kızın birbirine benzemeyen karakterlerine şahit oluyoruz.
Yazarın kendi adını da verdiği, inanılmaz güzel olarak bahsettiği Jane karakterine kıyasla daha akıllı, zekayla harmanlamış Elizabeth karakterini daha çok sevdim. Yavan bir güzellik, akıldan yoksun bir güzellik benim için anlamlı değil. Baba karakterini çoğu zaman kızının arkasında durması sebebiyle sevdim. Diğer bir sevdiğim karakter de tabii ki Mr. Darcy oldu, tam bir beyefendi.Anneyi ise saygı duyulamayacak ölçüde basit buldum. Lydia’dan ve tahammül bile edemediğim cehaletinden bahsetmeye lüzum görmüyorum.
Son olarak belirtmek istiyorum ki kitap boyu sık sık yapılan tanışma baloları, karşılıklı ziyaretler, davetler, mektuplar ve özellikle üsluplar… Hepsine zamanımızda bulunmayan bir zarafet, nahiflik ve titizlik sinmiş sanki.
İyi okumalar!