·1022 syf.····Okunma: 12 Haziran 2025 12:20 Yine yerli-yabancı bir çok akademisyenin (pek ilginç insanlar) bu coğrafyada milliyetçiliğin doğuşundan günümüze kadar gelişen sürecin kolektif olarak değerlendirmesi, milliyetçilik akımına etki eden kişilerin hayatının anlatılması, etnik azınlıkların milliyetçilik olgusu ve tarihçesi, eğitim politikaları anlatılmış.. Nihayetinde değerlendirmeler yazanın kendi dünya görüş penceresinden anlatılmış bir başka kişinin anlattığıyla çelişebiliyor. Olayda 5N1K sorusu sormadan ideolojik görüşüyle değerlendirilince okurda sanki algı oluşturuyor.. Örnek; bir evde çok kardeşsiniz ve bir tanesi ateist, bir tanesi deist, bir tanesi sizin cemaatten değil, bir tanesi sizin dinden değil,vs... gibi değerlendirince benim milliyetçilik tanımım çok farklı oluyor... İnanç odaklı bu olaya bakmak milliyetçilik değil olsa olsa ümmetçilik olur... Zaten biz Türklerin hayatına biraz geç girmiş bir olgu.. Günümüze gelene kadarda sürekli içeriği değiştirilmiş. Değişen bu süreç yeterli bir şekilde olmasa da anlatılmış.. Kitabın bütününe baktığımızda farklı görüşlerden akademisyenlerin yazdığını okurun birleştirip bir sonuç çıkarması gerek. "Türkçülüğün Osmanlı’dan Cumhuriyete geçerken yaşadığı dönüşümlerin arkasında iki farklı kuşak bulunmaktaydı. Türkçülüğün ilk kuşağı; kabaca 1870- 1890 yılları arasında doğan, Harbiye, Tıbbiye ve Mülkiye’nin sıralarında yetişen, her ne kadar "Adriyatik'ten Çin Seddi'ne" kadarki “büyük Türklük" âlemini ilk keşfeden olsalar da siyasal eylemlerinin merkezinde devleti tutan bir toplumsal grubu ifade etmektedir. Bu kuşak Kızılelma ve Turan’ın peşinde hayal tüketmekle beraber, esas olarak sürekli geri çekilme halindeki bir devletin mensupları olmaları nedeniyle tutunma, varolma, var kalma içgüdüleri onları sarmalamış durumdaydı, Türkçülüğün ikinci ve onu farklı bir kimliğe doğru taşıyan kuşağı ise yine kabaca 1900-1920 arasında doğan Cumhuriyet döneminde Darülfünunda okumuş, İstanbul Üniversitesi ve DTCFnin sıralarında güçlenmiş, “millet" sorununu siyasal eylemlerinin merkezinde tutan ve sürekli olarak kendine güvenmesi, dünya karşısında gurur duyması istenen bir toplumsal gruptur."..neler neler söylenir de... Meraklısına tavsiye ederim..