Modern Türkiye'de Siyasi Düşünce - 4

Milliyetçilik

Kolektif
Yazar:
Kolektif
Tahmini Okuma Süresi:
28 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
1022
Basım Tarihi:
Kasım 2002
Yayınevi:
İletişim Yayınları
ISBN:
9789750500886
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

MİLLİYETÇİLİK. MAALESEF!..
Puan vermedi·1022 syf.··
2020 84. kitabı
·
433 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2020 02:23
Milliyetçilik devasa bir kavram. Hakkında yazılan ve söylenen çok şey olmasına rağmen, dört başı mamur bir tanımı yok. Çok fazla kola ayrılıyor. Zamana, iktidara, kurumlara göre değişiyor. Düşünce yönü de var, duygu yönü de. Eğitimlisi de savunuyor, eğitimsizi de. Yücelttiği ve adına millet dediği topluluğun kimi içerip kimi dışladığı belli değil. Çoğunlukla tutarsız. Hemen her zaman kavgacı, kızgın, intikamcı, alıngan. Sicili bozuk. Her ülkede teşvik edilirken, aynı zamanda göz hapsinde tutulması ilginç... Fakat milliyetçiliğin bazılarına sunduğu sıcak aidiyet, aşkın varoluş ve güvenlik hislerini göz ardı etmemek gerek. Belki çoğu insanda bulunan bu türden doğal duyguların saptırılması da denilebilir milliyetçiliğe. Bu arada, birbirlerini hiçbir zaman tanımayacak olan vatandaşlar arasındaki işbirliğini özendirmesi mümkün. Her ülkenin sahne olduğu toplumsal ayrım hatlarında bir cephe teşkil etmesi de, siyasî ve zorlayıcı bir güç verebiliyor ona. Bana göre, çok yakın bir tarihten itibaren var olan ulus-devletlerin, tabiatları gereği girişmek zorunda oldukları iç ve dış rekabette kendilerine "gönüllü" müttefikler devşirmek için kullandıkları bir araçtır milliyetçilik. Bu rekabet çoğunlukla haksızlık üzerine olduğu için, gönüllü destekçiler, kendilerini haklı gösterecek bir öfke taşırlar her zaman. Yani devletler, şimdiki hâlleri ile var olmaya devam ettikçe, milliyetçilik de var olacaktır. Mantıklı sınırlarına erişmesinin önlenmesi şartıyla... İletişim Yayınları'nın şimdilik 10 cilt tutan "Modern Türkiye'de Siyasî Düşünce" serisinin 4. cildi "Milliyetçilik", ele aldığı konu hakkında çok değerli yazılar içeriyor. Sol eğim bariz olsa da, meseleyi etraflıca ve çeşitli görüşlere yer vererek masaya yatıyor. Zaten İletişim'in imzası olup da kötü olan bir iş var mı? Adı
MilliyetçilikKolektif · İletişim Yayınları · 200216 okunma
7/10
·1022 syf.··
2025 61. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2025 12:20
Yine yerli-yabancı bir çok akademisyenin (pek ilginç insanlar) bu coğrafyada milliyetçiliğin doğuşundan günümüze kadar gelişen sürecin kolektif olarak değerlendirmesi, milliyetçilik akımına etki eden kişilerin hayatının anlatılması, etnik azınlıkların milliyetçilik olgusu ve tarihçesi, eğitim politikaları anlatılmış.. Nihayetinde değerlendirmeler yazanın kendi dünya görüş penceresinden anlatılmış bir başka kişinin anlattığıyla çelişebiliyor. Olayda 5N1K sorusu sormadan ideolojik görüşüyle değerlendirilince okurda sanki algı oluşturuyor.. Örnek; bir evde çok kardeşsiniz ve bir tanesi ateist, bir tanesi deist, bir tanesi sizin cemaatten değil, bir tanesi sizin dinden değil,vs... gibi değerlendirince benim milliyetçilik tanımım çok farklı oluyor... İnanç odaklı bu olaya bakmak milliyetçilik değil olsa olsa ümmetçilik olur... Zaten biz Türklerin hayatına biraz geç girmiş bir olgu.. Günümüze gelene kadarda sürekli içeriği değiştirilmiş. Değişen bu süreç yeterli bir şekilde olmasa da anlatılmış.. Kitabın bütününe baktığımızda farklı görüşlerden akademisyenlerin yazdığını okurun birleştirip bir sonuç çıkarması gerek. "Türkçülüğün Osmanlı’dan Cumhuriyete geçerken yaşadığı dönüşümlerin arkasında iki farklı kuşak bulunmaktaydı. Türkçülüğün ilk kuşağı; kabaca 1870- 1890 yılları arasında doğan, Harbiye, Tıbbiye ve Mülkiye’nin sıralarında yetişen, her ne kadar "Adriyatik'ten Çin Seddi'ne" kadarki “büyük Türklük" âlemini ilk keşfeden olsalar da siyasal eylemlerinin merkezinde devleti tutan bir toplumsal grubu ifade etmektedir. Bu kuşak Kızılelma ve Turan’ın peşinde hayal tüketmekle beraber, esas olarak sürekli geri çekilme halindeki bir devletin mensupları olmaları nedeniyle tutunma, varolma, var kalma içgüdüleri onları sarmalamış durumdaydı, Türkçülüğün ikinci ve onu farklı bir
MilliyetçilikKolektif · İletişim Yayınları · 200216 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

KolektifYazar · 15711 kitap
Kolektif eser, tek bir yazara atfedilmeyen, birden fazla yazarın ortaklaşa yazdığı veya katkıda bulunduğu eserlere verilen isimdir. Bu eserler, yazarların önceden belirlenmiş bir plan doğrultusunda birlikte çalışmasıyla veya her bir yazarın farklı bölümleri veya karakterleri ele almasıyla oluşturulabilir. Kolektif eserler, farklı türlerde karşımıza çıkabilir: - Romanlar: Birden fazla yazarın farklı bakış açılarını ve deneyimlerini bir araya getiren romanlar, kolektif eserlere güzel bir örnektir. Örneğin, "Kelebeğin Rüyası" adlı kitap kolektif bir şekilde oluşturulmuştur. - Hikaye Kitapları: Farklı yazarların yazdığı kısa hikayelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan kitaplar da kolektif eserler arasında yer alır. Örneğin, "26 Yazardan Tek Bir Hikaye: Adalet" kolektif şekilde yazılan bir hikayeden oluşur. - Şiir Antolojileri: Birden fazla şairin şiirlerinin bir araya getirilmesiyle oluşan antolojiler de kolektif eser kategorisine girer. Örneğin, "Güzel Yazılar - Şiirler" gibi antolojilerde birçok şairin eseri yer alır. - Deneme ve Makale Derlemeleri: Farklı yazarların deneme ve makalelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan derlemeler de kolektif eserler arasında sayılabilir. Örneğin, "Sivil İtaatsizlik" gibi yayınlar.