Molière, yaşadığı döneme ayna tutan ve bu nedenle çokça eleştiriye hatta saldırıya maruz kalan Fransız komedyasının öncüsü.
Bu eserinde de yine yaşadığı dönemi olduğu gibi yansıtmış bir taraftan çokça beğeniyle takdir edilirken - kral XIV.Louis dahi desteklemiştir-diğer taraftan olanca saldırıya maruz kalmıştır.Her şeye rağmen "Kadınlar Mektebi" ile sahne hayatının en büyük başarısını sağlamış.
Eser kadın erkek ilişkileri,evlilik, aşk ve gençlik konuları üzerinde durulmuş.Ana karakterlerden Arnolph dönemin evlilik ve ilişkilerini oldukça eleştiren,kadınların yaşam tarzı ve seviyelerinin erkek için oluşturduğunu düşündüğü tehdit neticesinde ve dönemin evliliklerinin ve bunun mimarı olan kadınların gösterişli ve süslü yaşamlarından ötürü erkeğin düştüğü durumu hem eleştirel hemde korktuğu bir sonuç itibariyle küçümsemiştir.
Bundan ötürü Arnolp küçük yaşta yanına aldığı kızı bir manastıra kapatıp kendi düşünce yapısı ile yetiştirmek ve neticesinde korktuğu ve eleştirdiği bir durum olan "boynuz takmak" tan kurtulmak ister.Yalnız gerçek aşkın doğası ve gençlik neticesinde Murphy kanunları gereği korktuğu başına gelir.
Molière burada konu ve karekter anlatımı bakımından ana fikri oldukça iyi ve dolu anlatmış özellikle Arnolph ve ahbabı Chrysalde ile olan diyaloglarıyla evlilik ve ilişkiler üzerine dönemin toplumuna ayna olan bir açıklama getirilmiş.Okurken konu üzerine hem düşündüren hem de eğlendiren bir metin.
Yazarın daha önce okuduğum Cimri ve Hastalık Hastası eserinde olduğu gibi aşıklar sürpriz bir olay neticesinde kavuşurken oyun boyunca komik ve eğlenceli olaylar meydan geliyor.Hiciv ustası yazar eğlendiren ve düşündüren anlatımıyla dönemin öne çıkan toplumsal konularını başarılı bir şeklide sahneleniyor.
"Bülbülü altın kafese koymuşlar ille de vatanım demiş " misali Arnolph un yaşamak istediği yapay aşk gerçek aşkın doğasına yenilmiş ve ortaya komik ve ilginç bir takım tesadüfler neticesinde güzel bir oyun sergilenmiş.
Kadınlar MektebiMolière · İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,302 okunma