Üç Işık, Fanatastik, Gençlik, Aşk, Macera, Mitoloji,
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Büşra Muratoğlu Büşra Muratoğlu Üç Işık, son zamanlarda okuduğum en özgün romanlardan biri oldu. Fantastik edebiyat kategorisini seven okurlar için kesinlikle tavsiye ediyorum. Orionebula Yayınevi tarafından 2024 yılında yayımlanan, 208 sayfalık bir kitap olarak karşımıza çıkıyor. Yazar; adalet, bireysel özgürlük, sadakat ve ihanet gibi evrensel temaları işlerken, mitolojik bir atmosferde bu değerlerin sınandığı bir dünya kurgulamış. Türk mitolojisiden ilhan alınarak yazılmış bir roman olması da ayrıca dikkatimi çekti ve takdirimi kazandı. İmparator, Ülgen Han'ın güvenini kaybedip ölümcül bir hastalıkla lanetlenmiştir. Laneti kaldırabilecek tek kişi ise Işığın Ecesi Umay’dır. Umay’ı bulmak için İmparator, Abay Ülkesi’nin dört bir yanından köleler toplar, eğer Umay'ı bulamazlarsa onları öldürür. Her sene masum gençler bu uğurda ölür. Ta ki Hatisa ortaya çıkana kadar. Bir imparator muhafızı olan Hatisa'ya çok gizli bir görev verilir: "İmparatorun ortadan kaybolan kölelerine ne olduğunu bulmak!" Hizmet ettiği imparatorun emirlerini soruşturacağı bu görevde kölelerin arasına karışan Hatisa köleler arasında karşı taraftan bir casus olduğunu da fark eder. Görevini tamamlamak için köle damgasıyla damgalanan Hatisa ve diğer gençler Umay'ı bulmaları için karla kaplı Altın Dağlar'a bırakılırlar. Umay'ı bulsalar bile Umay onlarla gelmeyi kabul etmez. Bunun üzerine elleri boş ayrılan gençler dönüş yolunda askerler tarafından pusuya düşürülürler. Burada Aris isimli bir kız Hatisa'yı korumak için hayatını feda eder. Umay uzun süredir Aris'i rüyalarında sınamaktadır. Tacını Aris'e devredip onu hayata döndürür. Umay'ın yardımıyla askerlerin elinden kurtulan gençler artık birer asi olurlar. Aris onların köle damgalarını yeni kazandığı güçler sayesinde siler. Onlar artık hem zalim imparatorum hem de Kızıl Tamu'nun Hanı, cehennemin efendisi İrle Han'ın düşmanıdır. Bu sıra da muhafızların caususu Hatisa ve imparatorun casusu Arga kendi içlerinde bir mücadele vermektedir. Arga iyi ve kötü arasında bir seçim yapmak zorunda kalırken Hatisa adalet ve görev arasında bir seçim yapmak zorundadır. İlk görevleri de hayat ağacını diriltmek için cehenneme girmektir. Bunun için Demir Yaylı Ak Han'dan yardım isterler. Cehenneme girmek için İrle Han'ın sadık yardımcısı Körmös'ün yeryüzüne geldiği geceyi seçerler. Çünkü bu gece İrle bütün sihirli gücünü Körmös'ün yeryüzüne çıkması için harcayıp sabaha dek süren uykusuna dalacaktır. Üç aşamalı, zekice bir plan hazırlarlar. Birkaç kişiye cehenneme girme görevi verilir. Bir kaç kişi de Körmös'ün yeryüzüne çıkacağı yere yakın bir yerde yapılan köle açık arttırmasını basıp ortalığı karıştırarak askerlerin dikkatini dağıtacaktır. Hatisa ve iki arkadaşı da sabaha kadar Körmös'ü yer yüzünde tutacaktır. Eğer Kömös cehenneme dönerse İrle Han'ın uyanacağını ve cehenneme girip hayat ağacını diriltmeye çalışan arkadaşlarını öldüreceğini bilen Hatisa canı pahasına savaşır. Diğer iki arkadaşı ise ona yardımcı olamaz ve sadece uzaktan izlemek zorunda kalır. Yaşlı Umay'ın ona öğrettiği sözlerle yemin eden Hatisa tüm büyülü varlık ve insanları yargılama gücü elde eder. Gök tarafından ona Yargıcı unvanı verilir. Bu sayede Körmös'ün cehenneme dönmesini engeller fakat güneş doğarken Körmös'ün yaptığı kurnaz hamle sonucu ruhunu Erlik Han'a kaptırır ve cehennemde hapsolur. Onu kurtaracak tek kişi Ülgen'in ta kendisidir fakat Ülgen 2 asır boyunca ortalarda yoktur. Arkadaşları onu kurtaracaklarına söz verirler ve ilk roman burada biter. Üç Işık'ta en sevdiğim kısımlar giriş ve kapanış kısımlarındaki masalsı geçişlerdi. Bunun dışında İlk kez Türk kültürü ve mitolojisi ile ilgili bir romanda kadın bir kahramanı başkarakter olarak okudum ve bu da çok hoşuma gitti. Hatisa'nın kölelerle duygusal bağ kurmamak için çabalamasına rağmen samimi bir arkadaşlığın içine çekilmesi de içimi ısıttı. Yaşlı Umay'a ilk başta sinir olsam da Hatisa'ya yardım ettiği ve yol gösterdiği için ona olan bakış açım da olumlu olarak değişti. Umay'ın Aris'i rüyalarında sınaması ve ondan daha güçlü karakterler olmasına rağmen fedakar ve merhametli olduğu için güçlerini ona devretmesi çok güzeldi. Arga'nın öldürmeye kalktığı gençlerin iyiliğine muhtaç, olması, birkaç gün öncesine kadar kendileri köle olan gençlerin imparatora karşı yaptıkları ilk işin, köle açık arttırmasındaki köleleri kurtarmak olması da muhteşem detaylardı. Kitaptaki aşkı Sidal ve Alaz daha sonra da Şara ve Elez ile görüyoruz. Ayrıca Şara, korkak bir karakter olan Kuray ve her şeyi kaba kuvvetle çözebileceğini düşünen Bileda'nın da mizah kısımlarını sırtlandığını hissediyoruz. Hatisa'yı ise şu zamana kadar okuduğum tüm kadın başkarakterlerden farklı görüyorum. Cesur, akıllı ve kararlı. Sırtını bir erkeğe yaslamadan insanları bir araya getiriyor, amaçlarına ulaşıyor, fikirlerini savunuyor. Dövüşme konusunda kitaptaki tüm karakterlerden daha iyi olması da hiç sırıtmamış. Onun sahip olduğu hiç bir özellik sırıtmıyor fakat insan yine de onun nasıl böyle biri olduğunu merak ediyor. Tüm bu açılardan en sevdiğim kitaplar listesinin en başında kendine bir yer açan Üç Işık başkarakterinin kadın olması sebebiyle hem kadınlara, birçok dövüş ve siyasi çekişme kurgulandığı için hem de erkeklere hitap ediyor. Aşk, mizah, mücadele konularıyla hem gençlere, Türk mitolojisini derinlemesine yansıtıp, yazarın bakış açısıyla dönüştürerek sürükleyici bir özgünlüğe sahip olmasıyla hem de yetişkinlere hitap ediyor. Üç Işık kitabını fantastik, mitoloji, macera, kadın kahraman yolculuğu, savaş, isyan, ve gençlik konularını sevenlere şiddetle tavsiye ederim. Üç Işık
1000Kitap
Üç IşıkBüşra Muratoğlu · Orionebula Yayınevi · 202419 okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.