"Ondan yüz sene sonra doğmuş tarihçilerin görmüş gibi anlattığına göre Sahipkıran Kongar Han, gözleri yumuk, dudakları ileride, adeta emir verir bir hâlde, avucunun içinde aşık kemiğine benzer bir kan lekesiyle yıldızların bulup onu kutsadığı gecede dünyaya geldikten iki buçuk asır sonra..."
Deniz arkalarından bir yıldırımın hayaleti gibi onları takip eden "Kutlu olsun!" haykırışlarını duydukça hınç, kin ve intikam arzusu ile yanıp tutuşuyordu.