“Bir zamanlar, insanlar düşünme işini makinelere devretmiş, böylece özgürleşmeyi umut etmişlerdi; ama bu, makinelere sahip başka insanların onları köleleştirmesine yol açtı sadece.”
Paul, “İnsan gibi düşünen makineler yapmayacaksın,” diye alıntıladı.
Yaşlı kadın, “Butleryan Cihadı’na ve Turuncu Katolik İncili’ne gönderme yaptın,” dedi. “Ama T.K İncili’nin asıl söylemesi gereken şuydu: ‘İnsan aklını taklit eden makine yapmayacaksın.’”
-----
Yaklaşan tehlikenin ayak seslerini duyuyoruz: Yapay Zeka ve Otokratik Liderler.
Liberal demokrasilerin tehdit altında olduğu ve karizmatik liderlerin git gide ön plana çıktığı bir periyodun içerisindeyiz. Buna paralel gelişen ikinci bir tehlike var, korkunç bir ivmeyle hayatımıza giren yapay zeka araçları.
Birincisinin sonu faşizmle(bireyin ölümü), ikincisinin sonu ise insanlığın köleleşmesiyle sonuçlanabilir. İşin daha ilginci, yapay zeka otokrasilerin kontrolüne geçerse, yönetim ile toplum arasındaki uçurum çok daha distopik bir hal alabilir.
Dune evreni tam olarak bu iki gerilimin üstüne kuruluyor. Frank Herbert, dahiyane bir öngörüyle, kontrolü sağlanamayan bu iki durumun insanlığa çok büyük zararlar açacağını düşünüyor. Bu düşünce ikliminin sonucunda Dune evreni meydana geliyor.
İddiam o’dur ki, tam olarak bu yüzden Dune, hiç olmadığı kadar gündemde. Meta narrasyon devrede. Kolektif bilinç dışı işliyor. Meta narrasyonlar hala faal: İnsanlığın en acil ihtiyaçlarını gideriyor. İşte bu sebeple Dune, tam bugün, burada ve şimdi infilak ediyor. En güncel problemlerimizi, en güçlü şekilde masaya yatırıyor.
Çünkü bugün bu bir dönüşümün şafağındayız ve yarının bizi nereye götüreceğini bilmiyoruz. Şu an, tarım devrimi gerçekleşirkenki tedirginlikte, göçebe bir yaşamın sonlanışındaki endişeli ruh halindeyiz: Yarın bize ne getirecek? O günün Gılgamış Destanı vardı, bugününse Dune Evreni var.
Kimi arkeologlara göre, tarihin bu kırılımlarında bazı kararlar aldık ve böylece geri dönülmez bir yola soktuk kendimizi (İsmail Gezgin onlardan biridir). Yani kendimiz için en akıllı seçeneği seçeceğimize dair bir garanti yok. Ondan ötürü bu konuları düşünmeli, temkinli olmalıyız. Bu dünyaya bilinç bize verili bir şekilde fırlatıldık. Ve bilinç, sezgisel ve içgüdüsel olarak bizim için çok değerli. Fakat neden? Nihai sebep nedir? Hiçbirimiz bilmiyoruz. Bilincin ne olduğu hala metafizik konumunu koruyor. Zaten transhümanizm tartışmalarının kökü de burada yatıyor. Fermi paradoksu: Kozmik büyüklükte, bilincin kırıntılarına bile rastlayamıyoruz. Bu şey mucizevi ve sadece bize özgü.
Bu yazıda, Dune evreninin henüz popüler olmamış ve hatta bir nevi örtülü iki ana dinamiğini ele alacağım. Günümüzün en önemli iki tehlikesini, bu mitik dünyanın, Dune evreninin üzerine kurup çözümlemeye girişeceğim.
medium.com/t%C3%BCrkiye/du...
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma