Aşk mı? Takıntı mı?
Puan vermedi·592 syf.··
2025 92. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 10:45
Orhan Pamuk Masumiyet Müzesi Masumiyet Müzesi aşağıdaki alıntı ile başlıyor... " Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şeyde bambaşka gelişebilir miydi? Evet bunun, hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu..." Kitabın en derin ve en vurucu cümlesi olabilir belki çoğu okura göre. Şu an hayatta, hangimiz biliyoruz ki en mutlu anımızı, hepimiz hayatta sürekli mutluluğun belki sonra, belki ileriki yıllarda olduğunu zanneder ve beklemeye koyuluyoruz. Belki de şu an en mutlu anımızı yaşıyoruz ve farkında değiliz ve bunun değerini bilmeyerek yaşıyoruz. Aslında her anın kıymetini ve değerini bilmemiz gerekiyor... Kitabın Özeti: Orhan Pamuk'un üzerinde altı yıldır çalıştığı harikulade aşk romanı bu sözlerle başlıyor... Masumiyet Müzesi'ni okurken yalnız aşk hakkında değil evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkilendiğini ve kitabın rengarenk dünyasından hiç ayrılmak istemediğinizi göreceksiniz. 1975'te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun'un hikayesi; hızı, hareketi, olayların ve kahramanların zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, elinizden bırakmayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak. Ülkemizde ve dünyada milyonlarca okurun sevgi ve hayranlığını kazanmış olan kitapları elli sekiz dile çevrilen ve her yeni romanı büyük bir merakla bütün dünyada beklenen Pamuk, okurlarına unutulmaz rüyalar gibi, akıllardan hiç çıkmayacak sarsıcı bir hikaye anlatıyor. Kitabın girişi iyi ilerliyor ama sonraki o sekiz yıl Kemal'in Füsunların evine gidişi gelişi geçmek bilmedi aşırı uzatılmış ve bence bu kadar uzatılması gereksizdi o kadar uzatılması çoğu okuru benim gibi sıkmıştır diye düşünüyorum. Ya da yazar, Kemal'in o ara yaşadığı bunalımı okuyuculara da geçirmek istemiş olabilir diye düşünüyorum. Sonlara doğru kitabın son bölümünde Orhan Pamuk'un karakter olarak hikaye dahil oluşu etkileyici ve ilgi çekiciydi, bana göre. AŞK MI, SAPLANTILI AŞK MI?( Obsesif Aşk Bozukluğu) Düşünüyorum da Kemal'in durumu gerçekten aşk mıydı yoksa kaybetmenin yarattığı bir saplantı mıydı? Bana göre saplantı. Saplantılı aşk, kitabın en büyük gerçeği bana göre. Şahsen ana karakter Kemal'i gerçek hayatta tanısam tedavi olması gereken saplantılı biri olduğunu düşünürdüm yani Kemal'in aşkını romantik değil hastalıklı bulan taraftarıyım. Kemal Füsun'u çok sevdiğini ve giderek onun sahip olduğu, dokunduğu ve kullandığı çoğu nesneyi, eşyayı çalması; rakı bardakları, köpek figürleri, kolonya şişeleri, toka, ruj, diş fırçası, elbise, tuzluk, içip söndürdüğü sigara izmaritleri... Sırf dudakları değdi diye 4213 tane sigara izmariti topluyor ve o eşyalarla nesnelerle özel anlar geçirmesi bu takıntının ve bu saplantılı aşkın başarılı bir şekilde işlendiğini gösteriyor. Bazı yerlerde Kemal'in objelerle yaşadığı haz betimlemeleri tüylerimi ürpertiyor, midemi bulandırıyor. Daha sonra Füsun ölünce bu eşyaları ve objeleri müzeye çeviriyor, takıntı değil de ne? Kemal Füsun'u görür görmez sadece cinsel haz olarak arzuladı ve bu arzusuna ulaştı, nişanlanana kadar geçirdiği süreçte de sadece ve sadece o anı hayal etti. Evet sevdiğiniz insanı arzulamak gayet insani ve doğal bir şey fakat sadece dış güzelliği ve cinselliği arzuluyorsanız ve onu arzularken aynı zamanda başka bir kadına da arzuluyorsanız buna nasıl aşk diyebiliriz? Kemal Füsun'a olan aşkını anlattığı kısımlarda bile geleceğinin çok mutlu olacağını kitapta şöyle hayal ediyor. "Bir yandan eğitimli kültürlü bir kadınla mutlu bir aile hayatı yaşarken, bir yandan güzel vahşi bir kız da derin ve gizli bir aşk hikayesi yaşayabileceğim..." Buradan yola çıkarak soruyorum size, AŞK BU MU? Anlamadığım bir diğer nokta ve beni üzen kısım Füsun sadece kitap genelinde cinsel bir obje gibi anlatılmış genel olarak fiziksel özellikleri vurgulanmış, küçüklükten beri uğradığı tacizlerden de bahsedilmiş ama neden Füsun'un aklından zekasından başarılarından hiç bahsedilmemiş ya da bir diğer özelliğinden de bahsedilebilirdi. Sadece Füsun değil romanda adı geçen diğer kadınların da aynı şekilde sadece dış görünüş özellikleri üzerinde durulmuş... Kitap boyunca anlatılan mevzular genel olarak erkeklerin ilgi alanları, arzuları güzel alımlı kadınlarla birliktelik istekleri sık vurgulanıyor. Kitapta, bunların kadınların dış görünüşü üzerinden bu şekilde sık anlatılması ve üzerinde durulması ve bir de buna aşk demeleri üzücü gerçekten... Bir kadın sadece bedeniyle toplumda var olmamalı, her yönüyle var olmalı bir kadın aklıyla zekasıyla, duruşuyla, başarılarıyla var olmalı... Maalesef kitapta kadınların bu özellikleri üzerinde durulduğunu göremiyoruz... Neyse daha fazla uzatmak istemiyorum. Küçük bir uyarı; bu kitabı belli bir yaşa ulaşmadan okunmaması gerektiğini düşünüyorum. İyi Okumalar Diliyorum Herkese...
1000Kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 200860,4bin okunma
·
171 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.