Jane AustenNorthanger Manastırı Jane Austen’in "Northanger Manastırı", onun diğer romanlarına kıyasla daha hafif, daha esprili ve ironik bir dille yazılmış nadir eserlerinden biridir
Bu kitap, özellikle Austen'ın keskin gözlem yeteneğini ve ince mizahını seven insankar için gerçekten keyifli
Catherine, sıradan bir aileden gelen, fazla kitap okuyan, hayal gücünün etkisinden kolayca çıkan bir genç kadındır. Bath ve ardından Northanger Manastırı’nda geçirdiği zaman boyunca romantik kurmacaların hayal ürünü dünyasıyla gerçek hayatın karmaşıklığı arasındaki farkı öğrenir.
Eseri cazip kılan noktalardan biri de Austen’ın gotik türle oynamasıdır. Catherine, manastırda kaldığı süre boyunca “kara sırlar” ve “eski lanetler” hayal ederken, Austen bu beklentileri ustalıkla yıkar. Austen, bu sayede 19. yüzyılın popüler edebi eğilimlerine hem saygı duyar hem de onları sorgular.
Northanger Manastırı", Austen’ın en çok konuşulan romanlarından biri olmayabilir, ancak onu beğenenler için oldukça özel bir yerdedir. Bu roman, aşkın, kimlik arayışının ve hayal gücünün gerçeklikle çarpışmasının tatlı ve zekice bir anlatımıdır.