Spoiler!!!
youtu.be/TaTeZJib-MA?si=...
Başlıktan da anlaşıldığı üzere Mitya kardeşimizi anlıyor saygıyla yad ediyorum.
O ki aşkı için özgürlüğünden vazgeçip ömrü boyunca ıstırap çekmeyi kabul etmiştir.
Öncelikle ekmek cumhuriyetinden bahsetmeliyim burayı anlamazsak kitabı yeterince anlayamayacağız. bu cumhuriyete mensup kişiler özgürlük kavramından çok uzaktırlar İsa'nın bahsettiği yüksek değerlere mensup kişiler onlar olmasa gerek. Ekmeği özgürlüğe tercih ettikleri için sefillik içinde yaşarlar. Oysa ki İsa kırk gün aç kalmış şeytan karşılığında tüm dünya krallığını teklif etmiş o ise reddetmiştir büyük engizisyoncu kısmında yeterince irdelenir bu durum. Ruhun ölmezliğine inanmıyor musun? İçten içe inanmıyorsun. Kölelik efendilik düzenine tanrısal insan olmaya çalışıyorsun. Doğayı alt edebileceğine inanıyorsun ve onu her yendiğinde büyük bir haz alıyorsun. Mutluluk ve zevkin bu dünyada olduğunu sanıyorsun kısa anlarla 'bir yudumluk' aşklarla yaşıyorsun Tanrıya övgüyü ruhun ölmezliğini büsbütün unutmuşsun ekmeğe inanıyorsun gerçek özgürlüğe ve mutluluğa inanmıyorsun ekmeğini alıp özgürlüğünü veriyorsun efendin sana fakr-u zaruret'i layık görüyor sen bunu göremiyorsun. Tüm insanlık nasıl doyacak ki? Sorusunda tıkanıp kalmışsın. Doğayı alt edip tüm insanlığı doyursalar da bir yanımız aç hazımsız saldırıyoruz ekmeğe ekmek düzenine. Özgürlüğü, kendimize vererek bu dünyaya bir daha mı geleceğiz diyerek yok ediyoruz. Tanrıyı reddederek. Tüm ahlak kurallarımızı görevlerimizi görgü kurallarını yok etmeye gerek yok. Sadece 'Tanrı yok' dememiz yetiyor. İnsan kendine inanmaya başlıyor 'iyi' olmaya başlıyor kendine övgü yazıyor. Tanrıya övgü kayboluyor narsistleşiyoruz. Zorbalaşıyoruz. Tanrıdan uzaklaştıkça. Yamyamlığa dönsek büsbütün buz gibi kötü olsak bile bu sinsiliğin yanında hafif kalır. Buna ŞEYTAN denir. Bu kavram ya da varlık gerceği görmemizi istemiyor. İyi veya kötü olmamızla ilgilenmiyor. Büyük gerçeği görmemizi istemiyor Tanrı'nın var olduğu gerçeği. Tanrı özgür kılar. Bu tüm öğretilerde böyledir. İsa der ki: kendini reddet ve ardımdan gel. Burada kendi olan İnsanın tanrısal olduğu fikridir yani tanrıyı reddetmeyin kendinizi reddedin ve yeniden doğun der
Her seferinde yine aynı soru peki bunca açı kim doyuracak? Acınası insanoğluna bunca sefalete kim şefkat gösterecek? ve kendimize bir efendi icad ediyoruz tüm açları doyuruyor tüm iyilikleri o yapıyor sonsuz güçlü bir figür oluyor. Himmet bekliyoruz. 'hic bir şey senden daha değerli değil' denilerek dostoyevski'nin ütopik gelecek öngürüsü gerçek oldu onun şeytanı aramızda cirit atıyor. Oysa rabbin bize biçtiği değerden başka bir şey değiliz.