Yarım Kalmış Bir Aşkın Hikayesi: Kürk Mantolu Madonna
9/10
·160 syf.·
Beğendi
·
2025 2. kitabı
(Kitaptan Spoiler içerebilir!) Öncelikle Kürk Mantolu Madonna kitabının yazarı olan Sabahattin Ali'nin eserlerini zaten çok beğendiğimi söyleyebilirim bence kendisi edebiyat dünyasında derin izler bırakmış ve şuanki yazın dünyasında da tanınması gereken bir yazar olduğunu düşünüyorum. Özellikle bu zamanın gençlerinin onun eserlerini okuyarak onu tanıması, onun duygu ve düşüncelerini anlayarak değerlerini yaşatmaları, bu cevherlerin unutulmaması ve sonraki nesillere aktarılması açısından çok önemli bence. Kitabımıza gelecek olursak aslında nereden başlasam bilemiyorum, beni derinden etkileyen bir kitaptı ve sonu çok beklemediğim bir şekilde bittiği için bende bıraktığı izlenimi de korumaya devam edecek. Öncelikle anlatılmak istenen şeylerin çok iyi işlendiği bir kitap yani okuduğum zaman gerçekten bana o karakterleri yaşattı, anlattıklarını içime işledi. Bu kitap aslında hikayeden ziyade bir roman olarak da nitelendirilebilir. Yazarın kalemi çok güzel zaten yazdığı diğer kitapları da çok sevmiştim ben. Kürk Mantolu Madonna kitabı ise ilk başta başka bir karakterin ağzından anlatımı ile kitabın ana karakterlerinden biri olan Raif Efendi'yi başka bir dış perspektiften görebilmemizi sağlıyor. Bu karakterimiz başta sessiz ve sakin görünen Raif Efendi'nin aslında içinde fırtınalar koptuğunu zamanla anlıyor. Fakat hikaye ilerledikçe aslında bu anlatıcı karakterin de tıpkı Raif Efendi gibi birisi olduğunu anlıyoruz. Ama asıl hikaye burada başlamıyor çünkü ilk sayfalarda sade bir yaşamı olan anlatıcı karakterimizin ağzından dinliyoruz olayları. Kitap, anlatıcı karakterimizin Ankara'da bir bankadaki küçük memuriyetinden çıkarıldıktan sonra tesadüfen arkadaşının şirketinde memurluğa başlayarak Raif Efendi ile oda arkadaşı olmasıyla başlıyor. Bir müddet onun Raif Efendi ile olan ilişkisini okuyoruz, karakterimiz bir aralar Raif Efendi'nin evine gidip gelmeye başlıyor, zamanla ona olan merakı arttıkça daha sık onu ziyaret ediyor ve samimiyetleri zamanla artıyor. Bir gün karakterimizin Raif Efendi'nin ona verdiği kara kaplamalı defterini okumaya başlamasıyla Raif Efendi'nin iç dünyasını görebilme fırsatı buluyoruz. Ve aslında içimizden biri olabileceğini de anlıyoruz Raif Efendi'nin, her gün yanımızdan geçip giden ama hiç dikkat etmediğimiz yüzlerce insandan sadece bir tanesi. Asıl hikaye de burada başlıyor. Raif Efendi'nin kendi kalemi ile yazmış olduğu bu defter geçmişte bir noktada yaşadıklarını anlatıyor ve kitabın yarısından fazlası bu defteri okumamızla geçiyor. Kitabın sonlarına doğru defter bittiğindeyse karakterimizin üzerinde (ve aynı zamanda okurların üzerinde de) büyük bir etki bırakıyor. Raif Efendi'nin yıllardır sustuğu ve tutkularını, hüzünlerini, o herkesten sakladığı ama içinde yaşatmaya devam ettiği kişiliğini, kısacası hiç kimseye anlatamadığı şeyleri yazdığı, içini döktüğü bu defter ise onun Almanya'da bir resim müzesinde kürk mantolu bir kadın portresini görmesiyle başlıyor. Ve bütün bunları okurken en çok etkilendiğim konulardan birinin de Raif Efendi karakterinin nasıl tasavvur edildiği ve nasıl bir kişi olarak tasarlandığı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim çünkü bence toplumda nadir görülen ve aslında sıradan görülen bu tür kişilik tiplerini kitaplarda işlemek oldukça zor ama Sabahatttin Ali insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkarmak konusunda oldukça iyi bir iş çıkarmış. Anlatımı da oldukça akıcıydı sevdiğim şeylerden bir tanesi de kitaptaki o bilinmezlik unsuruydu, bir sonraki sayfada ne olacağını tahmin edememek kitaba olan merakımı daha da arttırdı doğrusu. Kitapta işlenen yalnızlık konusu da aslında her insanın yaşamının bir noktasında hissettiği bu duygunun gayet insancıl olduğunu ve bazı konularda sadece bizim bunları yaşamadığımızı anlamamızı sağlıyor. Sevmediğim şeylerden birisi kitapta çok fazla negatif şeylerin olması ve ağır bir hüzün basması belki de ben bu tür kitapları okumaya çok alışık olmadığım içindir bilmiyorum ama gerçekten kitapta bir anlık gelen mutluluktan sonraki o ağır acı ve hüzün çok iyi işlenmiş kitabın sonunu da hiç tahmin edemezdim gerçekten yazarımız bu konuda da oldukça iyi iş çıkarıyor. Sabahattin Ali'nin kitaplarının çoğu aslında benzer sonla bitiyor ve kitaplarda işlenen şeyler genellikle benzer oluyor bu yüzden çok şaşırmadım aslında üzerine düşününce. Ben kitabı çok beğendim gerek karakterleriyle gerek konusu ve kurgusuyla olsun çok güzel bir kitaptı bence, sizlere de tavsiye ediyorum. Raif Efendi'nin o herkesten gizlediği, içine attığı hislerine tanık olmalı, aslında pek gizemli olan kişiliğini tanımalı, yaşanmışlıklarını ve bunları nasıl ustaca kaleme aldığını okumalısınız. Sabahattin Ali'nin kesinlikle okunması gereken kitaplarından biri.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,4bin okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.