·192 syf.····Okunma: 13 Haziran 2025 16:09 Yazarın kalemiyle tanışıp da beğenmeyen yok denecek kadar azdır diyebiliriz. Yazar bu kitaptaki hikâyelerinin oluşumunda gündelik hayatımızda gözden kaçırdığımız olayların insan psikolojisi üzerine bıraktığı etkilere, toplumun aile yapısına değinen on altı öyküden oluşan, okuyucuyu sayfaların arasına çeken bir eser diyebiliriz. Okuduğunuz her hikâyede yaşanan olayların arka perdesinde bir dargınlığa ya bir kırgınlığa rastlayıp sizi derinden etkileyeceğine şahit olacaksınız.
Kitabı oluşturan ana temalar üzerinde duracak olursak çocukluk dönemi, yaşlılık, yalnızlık, terk edilişler, yaşanılan hayal kırıklıkları, ebeveyn ilişkileri temalarını işliyor diyebiliriz.
Yazarın dili oldukça sade ve duru bir akıcılığın yanı sıra kaleminin güçlü olması kitabı sıkılmadan bitirmenize vesile oluyor. Okuduğunuz her hikâyede gerçeklik duygusunun yoğun olduğunu, kitaptaki karakterlerin doğal olduğunu, yaşanılan sahnelerin gözünüzde canlandığını fark ederken hayatın acı yönlerini de hissetmiş olacaksınız.
Ayrıca kitaptaki hikâyelerde yaşanılan beklenmedik sonlar iç sesinizle yapmış olacağınız çözümleme sohbetlerinize değer katacaktır.
Kitabın en sevdiğim ilk üç hikâyesi hangisi diye soracak olursanız:
Adieu Hala isimli hikâyede aile içerisinde yaşanan çatlakların zamanla doldurulamadığını acı bir üslup kullanarak mizahi bir dille anlatmıştır.
Kitabın adı olan Deli Tarla isimli hikâyede bireyin toplum içinde dışlanışı, soyutlanışını ve yaşamış olduğu yalnızlığı işlenmiştir.
Yalancı Portakal isimli öyküde ise sizi bir çocuğun gözünden ebeveynlerin ilişkilerine dair sarsıcı bir bakış açısı sunar.
Keyifli okumalar dilerim…