Puan vermedi·300 syf.····Okunma: 18 Haziran 2025 11:50 Harry Potter'ı ilk kez 2002-2003 eğitim öğretim yılında, 5. sınıfta okuduğumu varsayarsak, 2025 yılı itibarıyla Harry Potter yaklaşık 23 yıldır hayatımda demektir. Hayatımdaki en doğru şeylerin, 'kendi seçtiklerim' arasında ikidir. İkincisi de İlahiyat okumak fikriydi, onu da anladım artık. Ben kitap okumayı hep sevdim ama tüm kitapları bunca yıldır hayatımla devam etttirmiyorum. Bir süür seri okudum şimdiye kadar, başkaları için 'hayatımın serisi' denilebilecek çok seri. Kimseye bir şey denemez bir bağ meselesi bu. Ama benim bağım ortada. Bu sene denedim, yani okumadan bir yıl geçirebilirsin seren dedim. Sonra da ne gerek var ki dedim. Derdim ne. En azından Felsefe Taşı'nı okuyarak biraz iyileşebilirim diye umdum. Evet kesinlikle on yaşıma dönüyorum. Ezbere bilmek hiçbir şey fark ettirmiyor. Ne güzeldi. Gerçekten. O zamanlara dönemeyeceğimi biliyorum ama öyle tasasız öyle mutlu günleri hatırlamanın bile bir terapi hali oluyor. Babam bana bakıp ne zaman bu sihir büyü kitaplarını bırakıp düzgün dini kitaplar okuyacaksın derdi. Fazlası yok yani öyle kırıldığımı hatırlamıyorum. İyi ki demiş belki o beni bilemiştir, bilemiyorum. Şimdi ortamlara çok hakim olmasam da çocukların çok farklı şeylere bağlandığını biliyorum. Deli deli şeylere. O yüzden her ne kadar başlangıçta millet bana kızsa da ben yeğenlerime Harry Potter okumayı aşıladım. Öyle düşünüyorum. Zaten bir şeye bağlanacaklardı, bunun en zararsız olanı olmasını istedim ki ben Harry Potter evreninden çok şey öğrendim, bazen iyi bazen kötü. Mesela dostluk kavramını burada öğrendim ve asla karşılığını bulamadım. Çok mu aradım, yok ama demek ki denk de gelmedi. Ben dostlarım için ölmeyi öğrendim burada ama insanlar bir şeye çok üzülünce sen de çok içselleştiriyorsun, yüksek yaşıyorsun diyorlar. ilginç. Sevgi kavramlarına hiç hiç girmeyeceğim zaten öyle bir mentalim de yok. Hayal kırıklığımın haddi hesabı yok o konuda, gerek yok. Sonuç itibariyle çocukların bu evrenden beslenebileceği çok büyük duygular olduğunu bu yaşımda da biliyorum ve öneriyorum her zaman. Çocukların pijamalarında abuk subuk kara kuru şekiller görmek mi Harry'nin yara izini görmek mi? Ya da Hogwarts amblemini. Peron 9¾ matematik şaheserini. Olur hepsi olur. Yeter ki tuhaf tuhaf şekil şukullar olmasın beyinlerinde. Ya. Harry tüm zamanların en kötü büyücüsüne bile Expelliarmus ile karşılık veren bir insan. BU şu değil; hep iyiler ya da kötüler kazanır. Değil. Kötüler daha gözü kara olduğu için kazanmaya daha yatkın fakat iyilerin kazanmak için kesinlikle hep bir şansı vardır. Avada Kedavra vs Expelliarmus bile olsa. Dumbledore hep derdi ki Harry'e, sende Voldemort'ta olmayan bir şey var: Sevgi. Tamam çok düz görünüyor ama asla öyle değil. Voldemort ve Harry berbat bir çocukluk geçirmiş iki çocuk. Ki ben o konuda da eşit olduklarını asla düşünmüyorum. Bence Harry daha fazla zorbalandı. Voldemort ise direkt zorbalamayı seçti kendini bilir bilmez. İkisi de kimsesiz sayılırdı. Ki Harry'nin bir teyzesi olmasına rağmen yalnızdı. Onunki daha zor. Voldemort kendi sülalesini yok etti, öz babasının kemiklerini kullandı bir bedene kavuşmak için vs vs, Harry ise her an tüm sevdikleri için kendini feda etmeye hazırdı, canı çok çok ucuzdu. Büyücü dünyasının en pahalı canı onunn gözünde çok ucuzdu. Bence bu çok kıymetli. Etrafındakileri ölmeye değer canlar olarak görüyordu. Harry Potter evreninde bir sürü Pedagojik kazanım var. Bu yaşımda yazılıma bakış açımı bile yönlendiriyor Hermione'nin yaptığı sihiler. Hepsi yeni bir programdı aslında diyorum. Konuşan patronus yapabilmesi yapay zekanın sihir büyü hali. Bence çok iyi. Bu kitabın konusu değil ama özellikle Dumbledore'un ordusu için büyülediği galleonlar çok çok iyiydi. Haberleşmenin en kolay yolu, cisimlenmekten sonra. Zaten o müthiş çanatsı filan. Sonuç itibariyle zekanın önemli olduğunu ama çabanın, çalışmanın daha kıymetli olduğunu anladım ben. Zeki çocuklar hep yarı yolda kalıyor, çok nadir sonuna kadar gidiyorlar. Çocuk bir şekilde emeğin daha değerli olduğunu da öğrenmeli. Bunu süper güçlerle dolu olan animelerle kavrayamaz. Bir yetişkin oturup bu evreni kavramadan zaten çocuğuna salık veremez. BEN BÖYLE BİLİYORUM. Denemediğim şeyi önermem. Bazen keşke meşhur Harry Potter'ı şimdi görseler cümlesini hayatımda hissederim. Keşke özendiğiniz sereni şimdi görseniz dediğim olur. Benim Harry Potter serisine, evrenine yazabileceğim şeylerin sınırı yok, her yere bağlayabilirim diyorum ya kendimi bildim bileli gibi bir şey. Neyse kısacası bu şartlarda gerçekten bir kitaptan alınabilecek maksimum nefesi aldım deyip kapatıyorum.