Gönderi

Bir alay aptal
5/10
·338 syf.··
2025 67. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2025 14:29
İlk defa Rina’nın kaleminden çıkan kitap beni içine almadı. Şaşkınım. O kadar sıkıcıydı ki, bir oturuşta bitirilecek kitap sakız gibi sürdü ve bitemedi. Olmamış. Bu kitapla ilgili tek bir beklentim varsa çöp oldu. O kadar saçma şeyler okudum ki anlatamam. O evli bende onu kıskandırayım diye kolunda Aspen’le dolaşan Sebastian, evliyim ama kocam eşcinsel belki bu tekrar Sebastian’la yatarak özel bir ilişkimiz olmasını sağlar diye düşünen Naomi, sürekli bir kıskançlık, öfke, boş yere fedakarlıklar, sidik yarışı… Rina abla kusura bakma ama OLMAMIŞ. Kitap baştan aşağı saçmalıklar daniskası. Neden mi? Çünkü, hikayenin işleyişinin saçmalığı bir yana karakterlerin yaptıkları şeyler saçma. İlk olarak Naomi, güyya Sebastian’ı kurtarmak için onu terk ediyor, Japonya’ya taşınıyor. Hadi orasını anladım. Hadi orasını bir şekilde saçmalık, 7 yıl sonra niye adamım peşinden ayrılmıyorsun? O zaman da baban mafyaydı, şimdi de mafya. Hatta şimdi evlisin bir kere. Yok evlerine gitmeler, yok iş yerine gitmeler. Niye gidiyor? Kocası Akira’nın mafyayla bağlantıları varmışta Sebastian’ı uyarmak istiyormuş, kocası Akira’da onunla iş yapmak istiyor. Lan, gitsene kocana ne diye eski sevgilini gidip uyarıyorsun, zaten Sebastian’ı tek derdi Naomi’yi becermek. Adam aradan 7 yıl geçmiş, kız gelmiş önüne ben evliyim diyor adam ‘bu umrumda değil’ cevabı veriyor. Ya böyle bir saçmalık olabilir mi? O kadar zaman geçmiş, kız seni boktan bir sebepten terk etmiş, Sebastian hâlâ benden kaçsın onu yakalayım, becereyim, sapkınlık oyunumuza devam edeyim derdinde. Rina abla sana saygı duyuyorum, şimdiye kadar 30 kitabını okudum bak, gerçekten kalemini seviyorum ama sıçmıssın. Mesela, Naomi yıllarca mektuplaştığı arkadaşını kocası Akira sanıyor ama aslında Sebastian. Sebastian’ın mektuplarında kendini Akira’yım diye tanıttı. Gerçi orası bile ayrı saçmalık, başka isim mi yoktu? Sebastian zaten Naomi’yi gördüğü zamanı anlattı, sizde 3 yıl önce mektuplaşmaya başlamışsanız hiç mi kafan basmıyor onun Sebastian olabileceğine? Neyse biraz daha anlatmaya devam edersem sinirlerim zıplayacak. Ayrıca bu kitapta Reina’ya aşırı uyuz oldum. Evli kıza gidiyor ‘O kıdemli ortak kızıl saçlı cadının Sebastian'ı çalmasına izin mi vereceksin’ diye soruyor. Reina bunu sormak yerine neden başka biriyle evlendiğini sorsana. Sürtük olmana gerek yok. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim tekrarlanmış Nicole ve Daniel hikayesi tek fark onlarınki 11 yılsa, Sebastian ve Naomi’ninki 7 yıl. Yani şimdi ben zaten bu tanışmışlıkların ardından ya da bir şeyler yaşanmışlıkların ardından zaman atlama durumunu sevmiyorum. O yüzden kitaba bir tık önyargılı ve ne gerek vardı durumuyla başladım. Sebastian ve Naomi kaçırılıyor (kaçırılmanın nedeni bile yok) Naomi kendini feda ederek babasına gidiyor gözüyle okuyoruz ama meğersem annesiyle Japonya’ya taşınmış Sebastian kurtuluyor ve hastanede Naomi’nin onu terk etmesi üzerine aradan 7 yıl geçiyor. Gerek var mıydı? Yoktu. Hikayenin işleyişine bir katkısı oldu mu? Hayır. Zaten kitapta geçen tek olay, kaç ve kovalama durumu. Sebastian desen ayrı bir salak. Kızı beceriyor beceriyor sonra beni neden terk ettin diye triplere giriyor. Naomi desen istemiyorum ama olsada hayır demem aşamasında. KİTAPTA NE BOK OLDUĞU BELLİ DEĞİL. Neyse, Akira ve Ren’i çok yakıştırdım ya, keşke okuyabilsem aynı şekilde Mio ve Damien. Hikayelerini çok istiyorum. Xoxo
Black ThornsRina Kent · Blackthorn Books, LLC · 202147 okunma
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.