Kinyas ve Kayra, Hakan Günday'ın ilk kitabı olmasına rağmen benim okuduğum ilk kitabı değildi. Hakan Günday yolculuğum, Az kitabı ile başlayıp Azil ve Daha ile devam etmişti.
Nedendir bilinmez, Kinyas ve Kayra'yı ise uzun zaman erteledim. Muhtemelen ilk kitap olmasından ötürü bir ön yargı vardı içimde. Hikayesini de okuyunca, iki ergenin maceraları temalı, bol aforizmalı bir kitap olduğunu düşündüğümden uzak durmuştum. Diğer kitapları kadar iyi olmayacağını düşünmüştüm.
Fakat bu hafta okuyunca ne kadar yanıldığımı gördüm ve Hakan Günday'a olan saygım bir kat daha arttı. İlk kitap olmasına rağmen gerçekten incelikli ve usta işi bir kurguya sahip.
Evet, bol aforizmalar var fakat bunlar çiğ durmuyor kitapta, okurken rahatsız etmeyen cinsten.
Kitap özellikle kurgusu ile beni okurken içine çekti. Hakan Günday'ın filme en çekilmeye müsait kitabı denebilir. Kitaba ara verdiğim zamanlarda , okuduğum sayfalar bir film sahnesi gibi aklıma geliyordu.
Belki son 40-50 sayfasında roman biraz heyecanını kaybedip, dinginleşmeye başlıyor, karakter gelişiminden ötürü. Bu biraz bende puanını düşürdü diyebilirim fakat onun dışında 'keske şurası şöyle olsaymış' dediğim bir yer olmadı.
Kitap bitince ise insan elbette düşünüyor. Yaptığımız seçimler, geçmişimiz, nasıl biri olmak istediğimiz. Kinyas mıyız yoksa Kayra mı?
Özellikle merak ettiğim bir şey var, Hakan Günday iki karakteri yazarken hangi duygularla yazdı acaba? Yani Kayra'nın seçimiyle bunun bir gençlik hevesi ve aldatmaca olduğunu ve Kinyas'ın seçiminin ise yanlış olan değil, olması gereken şey olduğunu mu okuyucuya aktarmak istedi?
Çünkü kitap öyle iki noktada seyrediyor ki, ilk yarısı ve kayra'nın dahil olduğu kısım, bir gaz sonucu yazılmış gibi dururken kinyas'ın hikayesinde dingin bir ruh haline bürünüyor. Sanki okuyucuyu burada seçim yapmaya, düşünmeye zorlamış gibi.
İşin özeti, üzerine düşünülesi, güzel bir kitapmış. Ön yargımda haksız çıkardığı için mutluyum. Genç yaşında böyle bir kitap yazıp yayınlamış olmak büyük bir başarı.